Geçmişte siyasette ve bürokraside çok gördük fişlenmeleri.

İktidarda kim varsa, o iktidarın tetikçisi gibi davranma özentisi içinde bazıları çıkar ve kendilerine görev biçerler.

Kafalarına göre, arzularına göre, kin ve nefret duygularına göre, namaz ve niyazlarına göre kurumlarda çalışanları sağa-sola rapor ederler.

Siyasetçiler de, bazen bu insanlara güvendikleri için hatalara düşerler.

Geçmişte ne canlar yandı.

Yine olacaktır.

Her zaman olacaktır.

Yakın geçmişte bunu gördük.

İnkar edildi, ancak yıllar gösterdi ki, o raporda ne yazıyorsa, pek çoğu gerçekleşti.

Zonguldak&[#]8217;ta bu günlerde yeni gelişmeler oluyor.

Bir kurum yöneticisi kafasını kim eserse, kimi kendine engel görürse, kimin yolunu kesmek isterse, kimi sendikaya engel görürse, sağa-sola rapor ediyor.

Önceden karşıt görüşlü bürokratı görevden aldırıp yerine geçme geleneği vardı.

Anlaşılan o ki, bu durum bir adım daha ileri götürülmüş.

Nasıl bir hırs ki, rapor ettikleri arasında kendi sendikasının kendi camiasının önemli isimleri de var.

Öyle ki, okları kendi arkadaşlarına da yöneltmiş.

Yüzlerine başka, Ankara&[#]8217;ya başka konuşuyor.

Kendi camiasının, kendi sendikasının, kendi iktidarının göreve getirdiklerini hedef seçmiş.

Müdür yardımcıları.

Daire müdürleri.

Ve diğerleri.

Şikayet metinleri elden ele dolaşıyor.

Önceki yıllarda fişlemenin, şikayetlerin bir adabı, bir usulü vardı.

Herkes kendi kurumundakiyle uğraşırdı.

Ama bu sefer öyle olmamış.

O bürokrat, her kuruma el atmış.

Belli ki, iktidar döneminde ısrarla yükselmek istiyor.

Birine olamıyorsa diğerine, ona da olamıyorsa bir diğerine müdür olma telaşında.

Belli ki, basamakları daha hızlı çıkmak istiyor.

Şikayetler çok ilginç.

Kimini el yazısıyla göndermiş, kimini bilgisayar çıktısıyla.

Kimini kendi adıyla göndermiş, kimini sahte isimlerle.

Hele hele Başbakanlık İletişim Merkezi&[#]8217;ne (BİMER) gönderilenler evlere şenlik.

Bakanlıklara gönderilenler evlere şenlik.

İçinde neler yok ki?

Nereye, hangi kimlikle, hangi unvanla şikayet edileceği konusunda pek bilgisi yok.

Zahmet edip yenisini yazmamış!

Eğer, BİMER, Bakanlıkların yetkilileri böylesi şikayetleri dikkate alıyor ve işlem yapıyorsa, vah bu memleketin haline.

Bizden uyarması;

Daire müdürleri, müdür yardımcıları koltuklarını sağlama alsa iyi olur!

Şikayetler, haklarındaki raporlar hiç beklemedikleri yerden geliyor!

Hep birlikte sahip çıkalım!

Tam da Filyos&[#]8217;taki kazı çalışmalarına bu sene neden ödenek ayrılmadığını sormaya hazırlanırken, sevindirici ve üzücü bir gelişmeyle karşılaştık.

Cumartesi günü internet sitesi üzerinden paylaştık bu haberimizi.

İşte o haber.

İşte o çağrımız:

&[#]8220;Filyos´taki antik kentte yapılan çalışmalara bu yıl ödenek ayrılmadı, ancak tarih bu ilgisizliğin ayıbını yüzümüze vurmaya devam ediyor.

Zonguldak, yıllardır çok önemli bir turizm değerine sahip olmasına karşın ilgisiz, yalnız kalmaya devam ediyor.

Fiyos´ta yeni termik santrallerin, tarih ve doğa üzerine sanayileşme hayallerinin kurulduğu bir dönemde tarihi miraslara gösterilen ilgisizlik hayal kırıklığı yaratıyor...

İşte son olay;

Antik liman içi ve dışındaki batık gemi sayısının 3 olduğu ortaya çıktı.

Yeni gemilerin de olabileceği belirtiliyor.

Son olarak Filyos´taki antik kentin yaklaşık 200 metre açığında denizin dibinde gemi batıklarını fark eden balıkçıların durumu kazı ekibine haber vermelerinin ardından Kazı Başkan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Şahin Yıldırım ve Bülent Ecevit Üniversitesi Sualtı Dalış Kulübü üyeleri bölgede dalış yaptı. Gemilerin taşıdığı yük dolayısıyla antik kente gelirken battığı tahmin ediliyor.

Dalış izni çıkması durumunda M.S. 2 ile 13&[#]8217;üncü yüzyıl arasındaki döneme ait gemilerle ilgili net bilgilere sahip olunacak.

Bunlar için ödenek çıkıp çıkmayacağı merak ediliyor.

Diğer yandan gemilerin yüklü olmasından ötürü neler taşıdığı merak ediliyor.

Yavuz Erkmen´in Valiliği döneminde 2-3 ay çalışma için bulunan 150- 200 bin liralık ödenekler ile kale içindeki tarihi kentte başlayan çalışmalar sonrası, ortaya çıkanlar büyük heyecan uyandırmış ve Filyos´un Karadeniz´in bilinen en eski yerleşim noktası olduğu dünyaya duyurulmuştu.

Zonguldak´taki yetkililerin ve siyasilerin böylesi büyük bir tarihi hazineye sahip çıkma konusunda ilgisizlikleri dikkat ekiyor...

Hep birlikte sahip çıkalım...

Onlar sahip çıkmıyor ise bizler sahip çıkalım...&[#]8221;

Ulupınar- Köktürk&[#]8230;

AK Parti Milletvekili Özcan Ulupınar&[#]8217;ın açıklamalarının ardından CHP Milletvekili Ali İhsan Köktürk konuştu.

Köktürk, hükümetin Zonguldak&[#]8217;tan aldıkları ile verdiklerini açıkladı.

Yatırımlar bazında Zonguldak&[#]8217;ın gerilediğini söyledi.

Köktürk&[#]8217;ün açıklamalarının ardından bu defa yeniden Ulupınar konuştu.

Geçmiş yıllara göre artış olabilir, ama Zonguldak sıralamada ısrarla gerilemeye devam eden bir kent.

Ancak söylemler sertleşince, konunun özünü tartışamaz duruma geliyoruz.

Gerek Köktürk, gerekse Ulupınar bu kent için çok önemli isimler.

Diğer siyasetçilerimiz için aynı şeyleri söylüyoruz.

Geçmiş yıllarda siyasetçiler konunun özünü tartışamadan polemiğe başladı.

Ve manzara ortada&[#]8230;

Hep Zonguldak kaybetti.

Hep Zonguldak geride kaldı.

Siyasetçilerin tabana oynama alışkanlığı her zaman vardır.

Ancak söz konusu hizmet ise, ucuz polemiklerin kimseye faydası olmadı, olmayacak.

Vatandaş ucuz polemik değil, hizmet için dayanışma, işbirliği ve hoşgörü bekliyor!