Cumhuriyet Halk Partisi,

31 Mart seçim stratejisine,

Kaldığı yerden devam ediyor.

Bu eleştirilecek bir şey değil.

Kanayan yarayı görüyorlar.

Emeklinin durumunun farkındalar.

Enflasyonun ne hale geldiği ortada.

Bankaya para koysanız,

Yüzde 50 faiz veriyorlar.

Para çalışıyor.

İnsan niye çalışsın?

İşte sonra,

Burası Müslüman ülke diyorlar.

Neyse fendim!

CHP yine fırsat bilip,

‘Geçinemiyoruz’ mitingi yaparak,

Emekliyi kaşımayı sürdürüyor.

Sokağı dinlerseniz,

Emeklinin kan ağladığını görürüsünüz.

CHP Zonguldak teşkilatları,

‘Geçinemiyoruz’ mitingine gittiler.

Ne güzel!

Türkiye’de tek bir zamcı yok ki!

Tahsin Erdem de zamcı!

Kapuz Plajına zam.

Otoparka zam.

Ona zam,

Buna zam.

Allah aşkına,

Bir emekli,

Kapuz Plajı’nda yemek yiyebilir mi?

Geçinemiyoruz diyeceklerine,

Yediremiyoruz deseler,

Nasıl yedireceklerini düşünürler.

Haliyle Kapuz Plajı’nda,

Bir emeklinin nasıl fiyattan yemek yiyeceğine çözüm bulmuş olurlar.

Öyle ya!

Ben, “Dünya kadar malın olacağına fındık kadar Citroen Ami’n olsun’ diye yazınca kızıyorlar.

Dünya kadar zamın olacağına fındık kadar zamcığın olsun.

Vatandaşın cebi yanmasın.

* * * * * * * *

Zonguldak’ta,

AK Parti İl Başkanı Mustafa Çağlayan’ın dediği gibi,

Tahsin Erdem’den başka,

Para diye ağlayan yok.

Yahu tek CHP’li belediye,

Zonguldak merkez mi?

Halil Posbıyık neden ağlamıyor?

Vedat Öztürk neden ağlamıyor?

Bülent Kantarcı neden ağlamıyor?

Nuri Tekin neden ağlamıyor?

Altuğ Dökmeci ağlıyor.

Fuar yapacağım diye uğraşıyor.

Yani

Tahsin Başkan makamı öyle bir ağlama duvarına çevirdi ki!

Yahudiler hacı olmaya,

Zonguldak’a gelecek.

O biçim hale getirdi.

Hatırlar mısınız?

Fırtına Zonguldak ve Ereğli sahilini yerle bir etmişti.

Afetin suçunu burada Ömer Selim Alan’a atmışlardı.

Ama Ereğlİ’de,

Halil Posbıyık’ın üstüne böyle bir suçlama atılmamıştı.

O dönem de ağlamadı Posbıyık.

Festival oldu yine ağlamadı.

Yaza merhaba konserleri düzenliyor.

Vedat Öztürk,

Irmak kenarına plaj yapacağım diye uğraşıyor.

Ağlamıyor.

Plaj diyorum plaj!

Gökçebey’e hem de!

İşte her şey iş bilmek ve vizyonla alakalı.

Bülent Kantarcı ile diyaloğum yok.

Ama bence,

Yağmur sularını depolayarak,

Türkiye’nin en güzel işine imza attı.

Çatı giderlerindeki suları depoluyorlar.

Daha ne anlatalım?

‘Eeee Posbıyık Erdemir ile yapıyor’.

Erdemir’in kafasına silah mı dayıyorlar!

Vardır bir yöntemi.

Zonguldak’ta,

TTK’yı ve Sendikayı bu kadar şımartmasaydık,

Benzer işler görebilirdik.

TTK ve özellikle sendika,

Dara düştüğünde basına yapışıp,

Edebiyat yapıyor.

Emek,

Alın teri,

Ekmek…

İyi de kardeşim,

Kentin neresinde varsınız?

Bu kente ne yapıyorsunuz?

Altınızdaki lüks araçlar değişiyor.

Takım elbiseler değişiyor.

Edebiyatınız değişmiyor.

Bu kente atılmış bir imza gösterin!

Yok.

Tahsin başkanım bu cümleleri,

Git Hakan Yeşil’e,

TTK yöneticilerine söyle.

Aldığın cevabı bizle paylaş.

Bakalım ne olacak?