Bu sene Bartın&[#]8217;a bağlı Amasra, İnkumu ve Çakraz bölgesine ilgi çok yoğun oldu.
Ağustos&[#]8217;un son haftasında Çakraz otellerinde yer yoktu.
Geçtiğimiz günlerde Amasra ve Çakraz&[#]8217;da pek çok Ankaralı ile sohbet ettik.
Neden bu bölgeye geldiklerini, beklentilerini, ilgilerini ve şikayetlerini dinledik.
Bunları dinlerken, yıllardır anlatmaya çalıştığımız ve paylaştığımız düşüncelerin ne kadar doğru olduğunu bir kez daha gördük.
İçimiz acıdı.
Belediyeler, durumun farkında değil.
İşletmeciler, sadece paraya bakıyor.
Özen, nizam pek yok.
İnsanlar akın akın geliyor.
Ankaralılar akın akın gelmek istiyor.
Ancak eksik olan şeyler var.
Amasra Belediyesi&[#]8217;nin, Bartın Belediyesi&[#]8217;nin ve Bartın İl Özel İdaresi&[#]8217;nin kafalarını biraz kaldırarak, müşterek bir çalışma yapması gerekiyor.
Bartın&[#]8217;daki meslektaşlarımız da bu konuda yönlendirici olmalı.
Gelelim bu tarafa&[#]8230;
Filyos&[#]8217;a&[#]8230;
Filyos Belediye Başkanı Ömer Ünal, bir şeyler yapmak istiyor.
Ama aslında turizm için neler yapılabileceğinden bihaber.
Filyos&[#]8217;ta Rifat Güpgüpoğlu&[#]8217;nun oteli henüz başlamadı.
İsmail Recai Şanlı ise, küçük, ama beş yıldız ayarında bir otel yaptı.
Aslında Filyos, öncelikle Amasra&[#]8217;ya gelen Ankaralıların kolaylıkla gelebileceği bir yer.
Yaz aylarında cıvıl cıvıl bir Filyos mümkün.
Bunun yöntemleri var.
Filyos Belediye Başkanı Ömer Ünal, önce buna inanacak.
Sonra Filyos&[#]8217;taki işletmeciler, esnaf temsilcileri, dernek ve kurumlarla masaya oturacaklar.
Önce hayal dünyalarını geniş tutacaklar.
Sonra hep birlikte neler yapabileceklerine bakacaklar.
2015&[#]8217;i &[#]8220;Ankara Yılı&[#]8221; ilan edecekler.
Sonra çalışmaya başlayacaklar.
Dört koldan&[#]8230;
Konaklama için bir harita çıkaracaklar.
Standart belirleyecekler.
Motel veya pansiyonculuk yapmak isteyenlere destek olacaklar.
Teşvik edecekler.
Ancak buraları sık sık denetleyerek, belirlenen standartlara uygun hizmet verip vermediğini denetleyecekler.
Balık lokantalarının sayısını arttıracaklar.
Buraların eksiksiz ve hijyenik şekilde işletilmesini sağlayacaklar.
Denize mendirekler çıkılacak.
Çadır turizmi için alan ve sosyal alan tahsis edilecek.
Görsel zenginlik için Filyos merkezinde seferberlik başlatacaklar.
Organik tarımı teşvik edecekler.
Organik ürünler ve yöresel el sanatları için basit ahşap mekanları ücretsiz tahsis edecekler.
Büyük çoğunluğun katılacağı bir kampanya başlatılacak.
Filyos Kalesi&[#]8217;ndeki kazı çalışmalarından Filyos Ateş Tuğla Fabrikası&[#]8217;na beldedeki her noktanın turizmin bir parçası haline gelmesi sağlanacak.
Sonra Bartın yolu üzerine, Filyos yol ayrımına görsel anlamda Filyos&[#]8217;u anlatan, abartısız billboardlar yerleştirilecek.
Güzergah daha güvenli hale getirilecek.
Bu yol ayrımına bir ofis kurularak, halkla ilişkilerde iyi, bir veya iki kişi görevlendirilecek.
Bunlar aslında çok basit işler.
Gönül isterdi ki, Zonguldak Belediyesi ve kıyı belediyeler bu konuda bir işbirliği yaparak, böylesine bir çaba ortaya koysun.
Ama olmuyor.
Bahaneler uyduruluyor.
Filyos, çok iyi pazarlanabilir.
Filyos-Muslu güzergahında böylesine bir çalışma yapılabilir.
Daha doğrusu yapılmalı.
Bilmeyenler, görmeyenler için bu bölge çok ilginç ve yaşanılabilir.
Unutmadan;
Son olarak Ankara&[#]8217;da bir medya çalışması harika olur.
Bunun pek çok yolu var.
Başkent TV, bu konuda zaten yardımcı olur.
Bizler yardımcı oluruz.
Ve slogan&[#]8230;
Bu sloganı 7 sene önce paylaşmıştık.
&[#]8220;Sabah Kahvaltıya, Akşam Balığa Bekliyoruz&[#]8221;
&[#]8220;Güneşi Filyos&[#]8217;ta Batıralım&[#]8221;
&[#]8220;Sevgili Ankaralılar, Sizi Filyos&[#]8217;a Bekliyoruz&[#]8221;
Ama Filyoslular, Ankara&[#]8217;dan insanların akın akın gelmesini istemiyorsa, küçük esnaf kendi yağında kavrulmak istiyorsa, bunları yapmaya gerek yok.
Bu çerçeveyi genişletmek çok mümkün&[#]8230;
Ankaralıları; hem memnun göndermek, hem şaşırtmak mümkün...
Filyos Belediye Başkanı Ömer Ünal ve Filyosluların vereceği tepkiyi merak ediyoruz&[#]8230;
İyi niyet üzerine&[#]8230;
Arjantinli ünlü golfçü Robert de Vincenzo, yine bir turnuvayı kazanmış, ödülünü alıp kameralara poz vermiş ve kulüp binasına gidip oradan ayrılmak üzere hazırlanmıştı. Bir süre sonra binadan çıkıp otoparktaki arabasına yürürken, yanına bir kadın yaklaştı. Kadın, başarısını kutladıktan sonra ona çocuğunun çok hasta ve ölmek üzere olduğunu anlattı. Zavallı kadının hastane masrafların ödemesi olanaksızdı.
Kadının anlattığı öykü, De Vincenzo´yu çok etkilemişti, hemen cebinden bir kalem çıkarttı ve turnuvadan kazandığı paranın bir miktarını yazdı çek defterine... Çeki kadının eline sıkıştırırken de ona, "Umarım bebeğinin iyi günleri için harcarsın" dedi.
Ertesi hafta kulüpte öğle yemeği yerken, Profesyonel Golf Derneği´nin bir görevlisi yanına geldi. "Otoparktaki görevli çocuklar, geçen hafta turnuvayı kazandıktan sonra yanına bir kadının geldiğini ve onunla konuştuğunu söylediler bana" dedi. De Vincenzo, &[#]8220;evet&[#]8221; anlamında başını sallayarak, "Evet" dedi.
Görevli, &[#]8220;Sana bir haberim var. O kadın bir sahtekardır. Üstelik hasta bir çocuğu da yok. Seni fena halde kandırmış arkadaşım&[#]8221; dedi.
De Vincenzo, "Yani ortada ölümü bekleyen bir bebek yok mu?" dedi. "Hayır, yok" dedi görevli.
"İşte bu, bu hafta duyduğum en iyi haber" dedi De Vincenzo&[#]8230;