Fener semti ben dahil bir çoğumuzun öğrenciliğinin geçtiği muhit.
Beş okul iç içe.
Çok sayıda öğrenci.
Sanırım 3 bin civarında.
Geçtiğimiz günlerde bir öğretmen dostumuzun anlatımına tanık olduk.
Okul çevresinde erkek öğrencilerin flört arayışlarının nasıl sapkın bir davranış şekline döndüğünü anlattı.
Büfelerden tek dal sigara otlanan pek çok erkek öğrencinin başka lisenin çevresine gidip gözüne kestirdiği kız öğrencilerden birini tavlamaya çalışırken yaşanan komik ve düşündürücü olayları anlatıyor.
Öğrencilik yıllarımızda da buna benzer şeyler olurdu.
Bizlerinde tanık olduğu benzer olaylar zaman zaman yaşandı.
Yazarımız Derya Aydan&[#]8217;ın Pusula&[#]8217;da yayınlanan bir yazısında benzer bir anlatım vardı.
O zaman bir iki okuldan sembolik tepkiler gelmişti.
Belli ki Aydan&[#]8217;ın nereye varmaya çalıştığını anlamamışlardı.
Eğitimci dostumuz kız erkek ilişkilerinde pek çok şeyin normal karşılanması gerektiğini düşünlerden.
Sosyalleşmenin ve duygusal yaşamın olmazsa olmazı aşkı keşfeden gençlerin hallerini normal karşılıyor.
&[#]8220;Bunlar olacak, olmalı&[#]8221; diyor.
Ancak güpegündüz sözle elle tacize varan durumların vahametini de ortaya koyuyor.
Okul idarelerinden polise yapılan şikayetler var ancak polis resmi bir şikayet olmadığından öğrencileri uzaklaştırmakla yetiniyor.
Eğitimci arkadaşımız 4-5 kişilik öğrenci gruplarının kız öğrencileri nasıl taciz ettiklerini anlatırken eğitimci kimliğini bir yana koyuyor;
&[#]8220;Bizim de kızımız&[#]8221; var diyerek hiddetleniyor.
Erkek öğrencilerden bazılarının arkadaşlık tekliflerine yanıt alamayınca nasıl elle sözle tacize yöneldiklerini anlatıyor.
Fener&[#]8217;de çok okul ve çok öğrenci olunca bu taciz sayıları da çok yüksek.
Söylediği başka bir detay ise erkek öğrencilerin genelde başka okulda bulunan kız öğrencileri rahatsız etmesi.
&[#]8220;Kendi okulunda kuzu kız öğrencilerle gayet iyi anlaşan diğer okulun önüne gidince aç kurt olabiliyor&[#]8221; diyor.
Başka bir hatırlatması ve endişesi daha var.
Kadına şiddet ve cinsel taciz olaylarının gündemde olduğu bir dönemde bu yaşananların ilerisi için bir belirleyici olabileceğini söylüyor.
&[#]8220;Bugün elle, sözle taciz yapan çocuk yarın tecavüzcü olmaya adaydır&[#]8221; sözleri dikkat çekici.
Öğretmenlerin uyarıları karşısında diğer okulların öğrencilerinin takındığı tavırlar da ilginç.
Fener okullar bölgesinde bir yandan eğitim devam ederken diğer yandan taciz olayları yaşanıyor.
Benzer olaylar başka okulların çevresinde de yaşanır ancak burada durum daha farklı.
Görünen o ki okul müdürlerinin uyarıları çokta etkili olmuyor.
Eskiden her okulda iyi döven bir öğretmen vardı!
Her ne kadar doğru olmasa da kullandıkları yöntemleri caydırıcılığı vardı.
Mesela Hacı&[#]8217;nın dayakları meşhurdu.
Eğitim bizde zaten başlı başına bir sorun.
Şimdi yapılacak bir şey varsa bağımsız bir komisyon kurulup bu konuda yapılabilecek olanları üzerine kafa yormak.
Çocukları korkutmadan, cezalandırmadan abartılı ve tacize varan davranışlarının yanlış olduğunu aynı şekilde yarın öbür gün kardeşlerine ve çocuklarına da yapılabileceğini anlatmak.
Milli Eğitim, Baro, Emniyet ekipleri psikolog eşliğinde böyle bir çalışma yaparsa çocuklara zorunlu dersler dışında önemli bir hayat dersi verilmiş olur.
Zihinler nasıl değişecek?
Eski Zonguldak Valisi Yavuz Erkmen&[#]8217;in üzerinde çok durduğu bir konu vardı.
&[#]8220;Zonguldak&[#]8217;ın en önemli ihtiyacı zihinsel değişim&[#]8221; derdi.
Zaman o kadar çabuk akıyor ki zihinsel değişim ne yazık ki yerinde sayıyor.
Aydın geçinip sonradan görmelerin prim yaptığı bir memlekette yaşıyor olmaktan gerçekten utanç duyanlardanım.
Zonguldak dışından gelenler o yüzden bu kenti garipsiyor.
Şaşırıyor.
Bu kot kafalığı anlamaya çalışıyor.
İşimiz gereği kimin ne dediğini, kimin ne demeye çalıştığını yakından izliyoruz.
Bunları çok yeterli olmasa da dillendirmeye çalışıyoruz.
Ancak Zonguldak&[#]8217;ta çok sayıda yerel gazete olmasına karşın etki alanları çok zayıf.
Bu yüzden aydınlanma, iletişim ve bilgilenme yolunda bazen boşa kürek sallıyoruz.
Kendi gerçeklerini sorgulamaktan aciz veya sadece kişisel çıkarlar olduğunda sorgulayabilen, samimiyetten uzak anlayış mide bulandırıcı.
Ne olacak şimdi herkes bir birini kandırınca başımız göğe mi erecek.
Mal, mülk, şan şöhret sahibi oldun diyelim adam olamadıktan sonra ne değişecek.
Bu kadar kot kafa bu kente çok fazla.
O yüzden ne bu kent değişebilir ne de zihinsel dönüşüm sağlanabilir.
Hani bu kadar umutsuz olmamak lazım belki ama bazen ne söyleseniz boş.
Sokak, onun bunun adamı olmadan ayağa kalkmadıktan sonra bu tablo değişmeyecek.
Vicdan hürriyetini çalıştıramayan bir toplumda zihinler nasıl değişecek?
Maden Mühendisleri Odası Başkanı Erdoğan Kaymakçı aradı dün.
Maden Mühendisleri Odası&[#]8217;nın TTK&[#]8217;nın geleceği için daha samimi ve daha fazla şeyler yapması gerektiği yönündeki görüşlerimi hatırlatarak iki şey söyledi.
Birincisi;
&[#]8220;Biz icracı değiliz. Biz, çok söylüyoruz ama dinleyen zaten yok.&[#]8221;
İkincisi
&[#]8220;Rakı Mühendisleri Odası yakıştırması ve ihanet suçlamasını kabul etmiyoruz.&[#]8221;
Ayrıntılı açıklamasını ayrıca kullanacağız.