Ak Parti Zonguldak Milletvekili Fazlı Erdoğan, "Zonguldak´taki duble yol, toplu konut, devlet yatırımı, hastane ve altyapıyı Tunceli ile kıyasladığım zaman kendimi yetersiz görüyorum. Demek ki Ak Parti Türki-ye´nin her yerine eşit hizmet götürüyor." demiş.
Milletvekilleri böyle işte.
Biz kendilerine "yetersiz" desek kıyameti koparırlar.
Fazlı Erdoğan´ı bu samimi açıklamalarından ötürü kutluyorum. Ve inşallah milletvekili adaylığı sürecinde Genel Başkan´a gidip "Ben yetersizim" deme cesaretini gösterebilir.
Yalnız o son cümleye takılıyorum.
"Demek ki Ak Parti Türkiye´nin her yerine eşit hizmet götürüyor."
Nasıl yani?
Ak Parti, Türkiye´nin her yerine eşit hizmet getirse Zonguldak bu kadar geri kalır mı?
Yoksa bu geri kalışın nedeni Fazlı Erdoğan gibi "yetersiz" milletvekillerinin çokluğundan mı kaynaklanıyor? Ne dersiniz?..
Milletvekilleri böyle işte.
Biz kendilerine "yetersiz" desek kıyameti koparırlar.
Fazlı Erdoğan´ı bu samimi açıklamalarından ötürü kutluyorum. Ve inşallah milletvekili adaylığı sürecinde Genel Başkan´a gidip "Ben yetersizim" deme cesaretini gösterebilir.
Yalnız o son cümleye takılıyorum.
"Demek ki Ak Parti Türkiye´nin her yerine eşit hizmet götürüyor."
Nasıl yani?
Ak Parti, Türkiye´nin her yerine eşit hizmet getirse Zonguldak bu kadar geri kalır mı?
Yoksa bu geri kalışın nedeni Fazlı Erdoğan gibi "yetersiz" milletvekillerinin çokluğundan mı kaynaklanıyor? Ne dersiniz?..
Aslında kızmamak lazım&[#]8230;
Bartın ve Karabük´ün de içinde olduğu büyük Zonguldak fotoğrafına bakın. Bölgemizin ne kadar geri kaldığını görürsünüz.
Fiziki ve ekonomik şartlar, yerel şartlarla bir araya gelmiş; bugünkü yoksul tablo çıkmış karşımıza.
Geçmişte anlı, şanlı politikacılarımız bile bu kenti ayağa kaldıramamışsa, bugün kerameti kendinden menkul milletvekilleri mi yöreyi ayağa kaldıracak? Biz de saf saf inanıyoruz yapılan açıklamalara!
Veysel Atasoy, Ömer Barutçu, Köksal Toptan, Zeki Çakan, Hasan Gemici´nin fırtına gibi estiği dönemlerde hayata geçmeyen Filyos Vadi Projesi şimdi mi hayata geçecek?
Devlet "Zamanı geldi" der yapar.
Yöre milletvekillerimizin böylesi önemli konularda etki ve katkılarının olacağına inanmıyorum. Çünkü Ankara´da kentin sorunlarıyla değil, kendi sorunlarıyla ilgileniyorlar. Yalan diyen beri gelsin&[#]8230;
Fiziki ve ekonomik şartlar, yerel şartlarla bir araya gelmiş; bugünkü yoksul tablo çıkmış karşımıza.
Geçmişte anlı, şanlı politikacılarımız bile bu kenti ayağa kaldıramamışsa, bugün kerameti kendinden menkul milletvekilleri mi yöreyi ayağa kaldıracak? Biz de saf saf inanıyoruz yapılan açıklamalara!
Veysel Atasoy, Ömer Barutçu, Köksal Toptan, Zeki Çakan, Hasan Gemici´nin fırtına gibi estiği dönemlerde hayata geçmeyen Filyos Vadi Projesi şimdi mi hayata geçecek?
Devlet "Zamanı geldi" der yapar.
Yöre milletvekillerimizin böylesi önemli konularda etki ve katkılarının olacağına inanmıyorum. Çünkü Ankara´da kentin sorunlarıyla değil, kendi sorunlarıyla ilgileniyorlar. Yalan diyen beri gelsin&[#]8230;
Bir horoz hikayesi...
Dün internette gezerken buldum bu hikayeyi. Bilenler bilir. Bilmeyenlerle paylaşmak istedim, kıssadaki hisseyi&[#]8230;
"Adamın on tavuğu varmış. Ama ne yumurta veriyorlar ne de civciv. Arkadaşları &[#]8216;Horozsuz olmaz&[#]8217; demişler. Hemen bir horoz almış. Horozda aman bir faaliyet bir faaliyet. Yumurta verimi artmış, civcivler çıkmaya başlamış. Fakat horoz tüyleri falan dökük cılız birşey. Adam ha öldü ha ölecek diye korkuyor. Horoza &[#]8216;Aman fazla çalışma&[#]8217; diyormuş. Birgün havada akbabalar dönmeye başlamış. Sahibi bir bakmış bizim horoz yerde yarı ölü yatıyor, akbabalar onun üstünde dolanıyor. Adam yanına gitmiş. Horoza &[#]8216;Ben sana demedim mi bu cılız halinle aman fazla çalışma diye. Bak ölüyorsun" diyecek olmuş. Horoz gözünü aralamış yukarıdaki akbabaları göstermiş &[#]8216;Şişt!&[#]8217; demiş. &[#]8216;Ürkütme, aşağıya insinler onları da öpeyim diye numara yapıyorum!"
Akbabalar artık bu hikâyeyi biliyor. Horozun ölü gibi yatmasına güvenmiyorlar. Horoz horozluktan "zamanında" çekilmezse maazallah daha canlıyken iniveriyorlar.
Herkes bu hikâyeden bir ders çıkartmalı.
"Adamın on tavuğu varmış. Ama ne yumurta veriyorlar ne de civciv. Arkadaşları &[#]8216;Horozsuz olmaz&[#]8217; demişler. Hemen bir horoz almış. Horozda aman bir faaliyet bir faaliyet. Yumurta verimi artmış, civcivler çıkmaya başlamış. Fakat horoz tüyleri falan dökük cılız birşey. Adam ha öldü ha ölecek diye korkuyor. Horoza &[#]8216;Aman fazla çalışma&[#]8217; diyormuş. Birgün havada akbabalar dönmeye başlamış. Sahibi bir bakmış bizim horoz yerde yarı ölü yatıyor, akbabalar onun üstünde dolanıyor. Adam yanına gitmiş. Horoza &[#]8216;Ben sana demedim mi bu cılız halinle aman fazla çalışma diye. Bak ölüyorsun" diyecek olmuş. Horoz gözünü aralamış yukarıdaki akbabaları göstermiş &[#]8216;Şişt!&[#]8217; demiş. &[#]8216;Ürkütme, aşağıya insinler onları da öpeyim diye numara yapıyorum!"
Akbabalar artık bu hikâyeyi biliyor. Horozun ölü gibi yatmasına güvenmiyorlar. Horoz horozluktan "zamanında" çekilmezse maazallah daha canlıyken iniveriyorlar.
Herkes bu hikâyeden bir ders çıkartmalı.