Son dönemde Zonguldak&[#]8217;ta daha önce görmediğimiz bir yönetim tarzı var.

&[#]8220;Sorunu nasıl çözeriz?&[#]8221; değil, &[#]8220;Sorunun üstünü nasıl örteriz?&[#]8221; mantığıyla hareket ediliyor.

Mesela, maden ocağında patlama olmuş. 8 maden işçisi hayatını kaybetmiş.

Konunun üzerini kapatalım. Acıları tazelemeyelim. Yani unutalım gitsin.

Öyle de oldu.

Aynı 15 vatandaşın hayatını kaybettiği Çaycuma&[#]8217;daki köprü faciasında olduğu gibi.

Siz de unuttunuz değil mi?

Karadon&[#]8217;daki faciada 30 maden işçisi grizu patlaması sonucu hayatını kaybetmişti.

Davadan davaya hatırlıyoruz.

Öyle değil mi?

Mesela, Milli Eğitim yemek ihalesi yaptı.

Aldı başını bir rezillik.

&[#]8220;Bu yemekten çocuklar zehirlenirse, ne olacak?&[#]8221; dedik.

Kimse bir şey söylemedi.

48 kişi zehirlendi.

Duydunuz mu devletin tepesinden tatmin edici bir açıklama?

Duyamazsınız.

12 bin 500 öğrenci yemek yiyor.

48 kişi zehirlenmiş.

Kader işte. Allah&[#]8217;ın takdiri yani&[#]8230;

Kaderinde varsa, o şirketin yemeğinden değil, evdeki yemekten de zehirlenebilirdi bu çocuklar.

Ölmediler ya. Ona da şükür.

Yalnız ben bu işin sonunu çok merak ediyorum.

Hani bu çocuklar zehirlendi ya.

Müfettişler de gitmişler, inceleme başlatmışlar.

Tarımcılar gitmiş, o yemeklerden numune almışlar.

İnşallah bu zehirlenme işini bizim yaptığımızı söylemezler.

Ondan korkuyoruz yani!!!

Kıssadan Hisse: Yolcu&[#]8230;

Hayatın anlamını kavramak için dünyayı dolaşmaya çıkan bir genç, gezdiği ülkelerden birinde ünlü bir bilgeyi ziyarete gitmişti. Gezgin genç, bilgenin yaşadığı evde, tüm duvarların kitaplarla kaplı olduğunu gördü... Fakat evi dikkatle gözden geçirdikten sonra, yerde bir kilim, duvar dibinde yatak olarak kullanılan bir sedir, ortada ise bir masa ve sandalyeden başka evde hiçbir eşyanın olmadığını gördü ve merakla sordu: "Neden hiç eşyanız yok? Koltuklarınız, kanepeleriniz, büfeleriniz... Onlar nerede?"

Bilge, bu soruya karşılık olarak kendi bir soru sordu gezgin gence: "Senin de yalnızca, sırtında taşıdığın küçük bir çantan var, yavrum. Peki, senin eşyaların nerede?"

Gezgin genç, kendini savunurcasına yanıtladı bu soruyu: "Ama görüyorsunuz... Ben yolcuyum.&[#]8221;

Ünlü bilge, hak verircesine güldü: "Ben de öyle.&[#]8221;

Hikâyeden çıkartılan dersler:

Yolcu olduğunu bilen her daim mütevazıdır.

Gurura, kibre kapılmaz.

Kendini diğer insanlardan üstün görmez.

Kalp kırmaz.

Çalıp çırpmaz.

Sahip olduklarına &[#]8220;bunlar benimdir&[#]8221; demez.

&[#]8220;Sadece belli bir süre için yanımdadır, emanettir&[#]8221; der.

Zamanı gelince emanetleri bırakır, kabir kapısına iki metre kefenle gider&[#]8230;

Günün Fıkrası: Pembe Panter

Temel, oyuncakçı dükkânına girmiş ve görevliye sormuş:

&[#]8220;Haçan pen pempe panter istiyrum...&[#]8221;

Oyuncakçı, &[#]8220;Tabii&[#]8221; demiş, alttaki raftan çıkarmış pembe panteri, Temel bir pembe pantere bir satıcıya bakmış:

&[#]8220;Ula punun paşka rengi yok mudur da?&[#]8221;

Günün Sözü:

Unutma, sana ışık tutanlara sırtını dönersen, göreceğin tek şey kendi karanlığındır.

Descartes