Sosyal konuları yazınca pek okuru olmuyor.
Dünkü yazı başlığım; &[#]8220;Bir tatlı söze kandırılan kadınlar&[#]8221;dı.
Ali Rıza Tığ&[#]8217;ın yazı başlığı ise; &[#]8220;CHP ve Ak Parti&[#]8217;de önemli gelişmeler olacak&[#]8221;
Okunma oranları zaman zaman değişse de dün epey bir fark yedim.
Buradan nasıl bir sonuç çıkarmak lazım.
Bir:
Bizim sitenin bayan okur sayımız az.
İki:
Nu tür yazılar bayan okurların da ilgisini çekmiyor. Bu yüzden kadınların hakları ve sosyal, siyasi statüleriyle ilgilenen pek yok. Bu tür yazılar gereksiz.
Üç:
Okur sayımda ciddi bir düşüş var. Bende güven ve okur kaybeden yazarlar arasına girdim.
Dört:
Erkekler kadınları anlatan yazıları sadece fotoğraflarına bakıp okuyorlar.
Beş:
Okur daha janjanlı şeyler okumak istiyor. Siyaset ve dedikodu yazılarının okuru daha fazla oluyor.
Neyse ki bir kadın okurumuzun yorumu ile günü kurtardık.
Ama bu durum ciddi anlamda can sıkıcı.
Sevgi Tekin düşüncelerini bizimle paylaşmış.
Bozulan moralimi biraz olsun giderdi.
İşte Sevgi Hanım&[#]8217;ın yorumu.
&[#]8220;Bence kadınlar sesiz kaldıkları ve ekonomik özgürlükleri olmadığı sürece daha çok şey yazılır. Aslında kadınlara belli kotalar ve avantajlar sağlanabilir. Örnek olarak ulusal ve yerel temsil kurumlarında yüzde 30-40 kadın temsilci bulunması zorunlu hale getirilebilir.Dünyanın hiçbir yerinde siyasette kadınlarla erkekler eşit oranda temsil edilmemektedirler. Bu sadece kültürel faktörlerle izah edilebilecek bir durum değil. Cevaplanması gereken ortada çok soru var: Siyasette kadınların etkinliklerini artırmaları, daha yüksek bir temsil elde etmeleri, karar mekanizmasında söz sahibi olmaları halinde siyaset nasıl bir yapı kazanacaktır?
Siyasetin daha insani, adil, barışçı ve ahlaki bir yapı kazanması söz konusu mu? Yoksa siyasetin rasyonel doğası kadınları dönüştürerek kadınlık hassasiyetini ortadan kaldırabilecek mi ? Kadına seçme ve seçilme hakkı tanıyan bir ülke olmamıza rağmen, kadınlara istedikleri gibi yaşama hakkını bile veremiyoruz. Kaldı ki seçmişiz seçilmişiz ne fark eder.
Kadınlarımızı bir tek partilerde seçim zamanlarında birer vitrin olarak kullanıyorlar.
Peki 8 Mart da kadınlarımız ne yaptı. Sizinde dediğiniz gibi açıklamalar, eğlenceler, börek çörek günleri, peki kadınlarımıza ne yapıldı. Aslında hepimiz biliyoruz, kadınların hayatın her alanında engellendiği gibi siyaset alanında da engellendiğini&[#]8221;.
Bu arada CHP&[#]8217;de İdris Şahin seçim kuruluna itirazda bulunup başkan seçilen Osman Yayla&[#]8217;nın sitesinde kadın kotasının eksik kaldığını belirtmiş.
Yayla&[#]8217;da; &[#]8220;Yüzde 25 kota şart değil. 2 kişi müracaat etti iki kişi yönetimde yer aldı. Dört kişi etse dört kişi yönetime alınıp yüzde 25 kota doldurulurdu diyor&[#]8221;
Trajikomik bir durumla karşı karşıyayız.


Murat Pulat ve İdris Şahin

CHP&[#]8217;de seçim bitti.
Tantanası devam ediyor.
Yarışı kaybeden İdris Şahin mahkemeye gitti.
Yeniden seçilen Osman Yayla rahat.
Kongre sonucunda görüldü ki İdris Şahin kanadı seçimi almaya çok yakındı.
İsmail Eşref ve Halil Posbıyık&[#]8217;ın bireysel çabası çok ön plandaydı.
Ama sonuç değişmedi.
Köktürk&[#]8217;ün tavrı da İdris Şahin kanadına yaradı.
Cevat İzmirlioğlu artık yok.
Partiye bundan sonra ne sıklıkta gelip gider bilemiyoruz.
Ali İhsan Köktürk&[#]8217;ün resti sonucu listede yer alamayan izmirlioğlu aslında tek başına bir vaka.
Sıkı bir CHP&[#]8217;li.
Tek eksiği parası yok.
Parası olsa bugün başkan İzmirlioğlu olurdu.
Kongre sonrası farklı değerlendirmelerin yapılması çok normal.
Osman Yayla&[#]8217;nın karşısına çıkan isim İdris Şahin değil de Cevat İzmirlioğlu olsaydı ne olurdu.
Bilemediniz başka bir isim.
Mevcut yönetim içinden bir isim bulunabilir miydi?
Bu konuda farklı düşünenler var.
hadi diyelim Eşref ve Posbıyık kanadı Cevat İzmirlioğlu ile yola çıkmaz başka isimler bulunabilir miydi.
İdris Şahin&[#]8217;in yerine örneğin Murat Pulat olsaydı durum nasıl olurdu?
Tahmin yürütmek kolay.
Ancak TDH&[#]8217;ya gitmeyerek CHP&[#]8217;de kalan Pulat ve Pulat gibilere bu partide fazlasıyla ihtiyaç var.