Uzun zaman oldu tam bir günü evde geçirmeyeli.
Ayaklarım adım atmak istese de gribal ağrılar adım atmama izin vermedi.
Doktor Abuzer Bey, Aşkın Ağabey ile çayımızı içmeye geldiğinde müdahale edebilseydi bugünü de evde geçirmek zorunda kalmayabilirdim.
Ancak sabahı bekleyemedim.
Sağlık konusundaki ihmalkârlıklarımın tüm baskısına rağmen, takım kaptanımız Ali Rıza´nın dilinden kurulabilmek uğruna Acil&[#]8217;e bir uğrayıp Doktor Necati Bey´in başını ağrıttım.
Az önce telefonla görüştüğüm Doktor Serdar da nöbetçi olmadığı halde oradaydı.
Acil ana baba günü.
Son gidişlerimde hep bu kalabalığın arttığını gözlemliyorum.
Doktorların, hemşirelerin o çırpınışlarını gözlemliyorum.
Hastana Başhekimi bu duruma bir el atsa hiç fena olmaz.
Birincisi daha geniş bir Acil Servis şart olmuş.
İkincisi personel takviyesi şart olmuş.
Bu izdihamda hangi doktor, kime yetişsin?
En azından gribal enfeksiyon salgınlarının olduğu bu günlerde takviye doktor ve hemşire olması şart.
Çevremizde kıvranan kıvranana.
Hastaların arasında en iyi durumda olan benim.
"Sen iyisin oğlum Atilla" diyerek kendime geliyorum.
Serum yediğim müşahede odasının kapısında meslektaşımız Bahaddin Arı ile sevgili eşi Sevim Abla beliriyor.
Gecenin ardından, gün boyu vakit geçirdiğim evde bol bol haber izliyorum.
Randevusuna sadık kalamadığım Hüsnü Bey; "Oğlum seni acil evlendirmemiz gerekir" diyor.
İyi de Hüsnü Ağabey, hala haber bekliyorum.
Gerçi gelse gelirdi bu zamana kadar.
Yedikıta adındaki derginin altıncı sayısını inceleme şansım oluyor bu günde.
Abdülhamit dönemiyle ilgili geniş bir analiz yapılmış. Sultan II. Abdülhamit´in talimatıyla hazırlanan petrol araştırmalarının geniş haritalarını inceliyorum.
Çaycuma´da Zeki Yurtbay, sokağa çıkmış.
Tümer Peker ve CHP için destek istemiş.
KGD´nin kınaması, belli ki Çaycuma Belediye Başkanı Mithat Gülşen´i çok sinirlendirmiş.
TBMM Başkanı Sayın Köksal Toptan, hafta sonunu Zonguldak´ta geçiriyor.
Eminim ki ajans muhabirleri yine isyanda.
Bir hafta sonları vardı o da gitti ellerinden.
Oysa daha önce tersini önermiştim!
Erdemir´in yerli kömüre dönüşüyle ilgili yazıma bir okur, fotoğrafla yanıt vermiş.
Kömür sevkiyatının tek yolunun demiryolu olduğunu belirterek, demiryolu hattının harap halinin fotoğraflarını göndermiş.
Şimdilik tren ferisi ile idare edebiliriz.
Yeter ki Erdemir çok kömür alsın, redevansçı çok üretsin.
Bir de Erdemir´in Armutçuk Kömür İşletmeleri&[#]8217;ni alabileceğini düşünüyorum.
Sanırım bu defa da karşı çıkanlar olacaktır.
Geceden en son hatırladığım; DSP Ereğli Belediye Başkan Adayı Boray Baycık´ın, 67 Kanal Z´de Erhan Çakmak´ın programında yaptığı şovlardı.
Baycık´ın Halil Posbıyık´dan daha iyi bir şovmen olabileceğine dün gece inandım.
Erhan Ağabey de baktı ki işin içinden çıkamayacak, programı istediği formata uyduramayacak; o da uydu Baycık´a.
Baycık hiç baymadı.
Hiç sıkılmadan, yeniden yeniden izleyebilirim.
Bir tam günü evde geçirmeyi özlemişim.
Bu kadar hasta olmasam bu da olmayacaktı.
Hangi haber kanalını açsam lotodan bahsediyor.
İbrahim bilgisayarımı ve gazeteleri getirirken loto kuponunu unutuyor.
Bir yandan ofisteki arkadaşlara evden destek vermeye çalışıyorum.
3-4 yıl olmuştu en son oynayalı.
Loto kuponu gelirse dolduracağım.
Çıkarsa ne yapacağım?
Yok öyle pek fazla hayalim.
Valla billa yok.
Para çok olursa ilk yapacağım şey Karaelmas Gazeteciler Derneği´ne bir bina almak olacak.
İçinde, Zonguldak´a gelen herkesin uğrayacağı bir basın müzemiz olacak.
Orada Zonguldak´ın basın tarihinden geçenler, yayınlar ve tarih olacak.
Pusula´yı daha da büyütecek, tesisleşme adımını atacak yeni bir plan yapacağız arkadaşlarla.
Yani süreç hızlanmış olacak.
Yeni tesislerimizde kendi televizyonumuzdan anlatacağız seçim analizlerini.
Daha neler neler.
Garibanları hiç saymıyorum.
Evde kalmak mı bana yaramadı, yoksa hala ateşim mi yüksek.
Bunları bilmiyorum ama, hala loto kuponu gelmedi.