Elektrik hayatımızın çok önemli bir parçası.
Olmadığı zamanlar elimiz kolumuz bağlanıyor.
Bilgisayarlar çalışmıyor, haber yazamıyoruz, gazeteyi yayına hazırlayamıyoruz.
Fabrikalar çalışmıyor, üretim yapılamıyor.
Buzdolapları çalışmıyor, gıda maddeleri bozuluyor.
Hastaneler karanlıkta kalıyor, elektronik cihazlar çalışmıyor, tetkikler, tedaviler, ameliyatlar yapılamıyor.
Bankalar çalışmıyor, işlemler yapılamıyor.
Spor müsabakaları gerçekleştirilemiyor, madencilik yapılamıyor.
Sulama sistemleri çalışmıyor, tarım ürünleri zarar yor.
Turistik tesisler çalışmıyor, turizm etkileniyor.
Listeyi uzatmak mümkün.
Kısacası hayat duruyor.
Sorunu jeneratörle çözmek mümkün ama herkesin bu cihazı alması mümkün değil.
Kaldı ki jeneratörü çalıştıran akaryakıtı yerin altından çıkaracak elektronik cihazlar da sonuçta elektrikle çalışıyor.
Dolayısıyla jeneratör de bir yere kadar.
Eskiden insanlar mum ışığı ve gaz lambası ile aydınlanırken bizim bir an bile karanlıkta kalmaya, elektriksiz olmaya tahammülümüz yok.
Yaz başındaki kesintileri hatırlayın.
Programlı programsız o kadar çok elektriksiz kalıyorduk ki adeta her gün isyanları oynuyorduk.
Sanayicisi, esnafı, toptancısı, tüccarı, çiftçisi, işçisi, memuru, sade vatandaşı herkes kesintilerden mağdur oluyor, büyük zarar görüyordu.
Tepkiler üzerine açıklama yapan elektrik şirketi, il genelinde kapsamlı bir bakım onarım, tesis yenileme ve arıza giderme çalışması başlattıklarını, bu çalışmaların sonucunda elektriğe daha sorunsuz, kesintisiz ve kaliteli bir şekilde ulaşılabileceğini söylüyordu.
Bu çalışmalar sözde eylül ayında tamamlanacaktı.
Eylül bitti, ekim geldi, kesintiler halen devam ediyor.
Geçen hafta çok sayıda duyuru yapıldı.
En son Cuma günü gelen duyuruda birçok yerde yine bakım ve onarım çalışmalarından dolayı saatlerce kesinti olacağı belirtiliyordu.
Bizim gibi birçok kişi bıkkınlık veren bu kesintilere sonunda rahat edeceğiz diye katlandı.
Programlı kesintiler ne zaman sona erecek?
Kesintiler daha önce açıklandığı gibi neden eylülde bitmedi?
Eskisi kadar olmasa da arızalardan kaynaklı ani kesintiler de henüz bitmiş değil.
Bartın bu duruma daha ne kadar katlanacak?
Büyük bir özlemle ve sabırla kesintisiz elektriğin, verimli ve kaliteli hizmetin yolunu gözlüyoruz.
Başkent Elektrik A.Ş.&[#]8217;den konuya açıklık getirmesini bekliyoruz?
Elektrik enerjisini nasıl temin edeceğiz
Madem söz elektrikten açıldı, elektrikten devam edelim.
Biliyorsunuz ülkemizin elektrik açığı var.
Hem bu açığı kapatmak hem de elektrik ihtiyacımızı karşılamak için enerji üretmek zorundayız.
Bu enerjiyi nasıl üreteceğiz?
Kimine göre kömür gibi katı yakıtlardan kimine göre rüzgar ve güneş gibi yenilebilir kaynaklardan.
Nükleer enerji de seçenekler arasında.
Bir de doğal gaz çevrim santrali, fuel-oille çalışan mobil santraller ve suyla çalışan hidroelektrik santraller var.
Kömürle çalışan termik santrallere, nükleer santrale, mobil santrale, doğal gaz çevrim santraline ve hatta hidroelektrik santrale bile çevreye yönelik kaygılardan dolayı şiddetle karşı çıkılıyor.
Bunlara karşı çıkanlar rüzgar ve güneş bize yeter, bir de hatlardaki kayıp kaçağı önleriz olur biter diyorlar.
Bu kadar basit yani.
Rüzgar ve güneşle işin içinden çıkmak mümkün değil, ihtiyacın yarısını bile karşılamadığı gibi rüzgar ve güneş olmadığı zaman elektrik de yok oluyor.
Bu olmayacak duaya amin demek gibi bir şey.
Haluk Direskeneli gibi uzmanların demesine göre en doğrusu uygun yerde olmak şartıyla yerli imkanlar değerlendirilerek ve gerekli her türlü önlemi alarak nükleer de dahil olmak üzere bütün santraller kurulabilir.
Avrupa ve Amerika dahil dünyanın birçok gelişmiş ülkesinde termik santral ve nükleer santral var.
Dolayısıyla dünyada bu görüşü doğrulayan çok örnek bulunuyor.
Türkiye&[#]8217;nin de işin içinden başka türlü çıkabilmesi mümkün görünmüyor.
Elektrikten başladık, elektrikten devam ediyoruz.
Biliyorsunuz Hattat Holding&[#]8217;e bağlı Hema Endüstri A.Ş. Amasra&[#]8217;da çıkaracağı kömürü kurmayı planladığı termik santralde elektrik enerjisine dönüştürmeyi hedefliyor.
Şirketin bu konuda 2005 yılında başlattığı çalışmalar sürüyor.
Bir gazetede geçen hafta bu çalışmalardan söz eden bir haber vardı.
&[#]8220;Her şey enerji için&[#]8221; başlıklı bu haber eski bilgilerin, önceden yapılmış bazı açıklamaların tekrarından oluşuyordu.
Başlığına bakarak yeni bir haber gibi duran haber derleme şeklinde yapılan eski bir haberdi.
Derleme yapılabilir ama yeni bir gelişmeyle birlikte.
Bu haberin hiçbir cümlesi yeni bir gelişmeden söz etmiyor.
Galeri sürme işlemi başladı diyor, galeriler sürülmeye başlanalı yıl oldu.
Kazpınarı&[#]8217;na havalandırma fanı yerleştirildi diyor, bunun haberi de bizde 13 Eylül&[#]8217;de çıktı.
Bakanlığın tahminlerinden, elektrik açığından ve yatırımlardan söz ediliyor, bu da yeni bir şey değil.
Dolayısıyla tamamen eski haberden yeni haber türetme olayı.
Bu konuda oldukça mahir olan malum gazetenin elemanları yine döktürmüşlerdi anlayacağınız.
Haber Hema&[#]8217;yı öven ve enerji açığını öne sürerek termik santrali dolaylı yoldan kabul ettirmeye çalışan bir haber.
Hema&[#]8217;nın açıklamalarına yer veriyoruz diye hakkımızda şirketin yandaşı diye dedikodu yapanlar, gazetemizin adını akçeli işlere karıştıranlar böyle haberleri görünce herhalde bize haksızlık yaptıklarını anlıyorlardır.
Şirketten açıklama yok bir şey yok.
Dediğim gibi biraz oradan biraz buradan alıp derleme yaparak eski haberden yeni haber türetme olayı.
Anlayacağınız durup dururken Hema haberi icat etmişler.
Böyle bir şeyi biz yapsak hakkımızda bir sürü akçeli dedikodu yapılır.
Günahımıza girenlerin kulakları çınlasın.
Sağlık Müdürlüğü&[#]8217;nün kuduz uyarısı
Başı boş köpek sorunu Bartın&[#]8217;ın çözüm bekleyen sorunları arasında yer almaya devam ediyor.
Sadece başı boşlar olsa iyi.
Bir de sahipli olup da başı boş dolaşan köpekler var.
Bunlar sahipli sahipsiz bir araya geliyor ve belli dönemlerde sokaklarda cirit atıyorlar.
Asıl tehlikeli oldukları zamanlar işte bu zamanlar.
Bu dönemleri senede 3 ya da 4 kez yaşıyoruz.
Yine böyle bir dönemin içindeyiz.
İl Sağlık Müdürümüz &[#]8220;kuduz uyarısını&[#]8221; boşuna yapmadı.
Çaresi olmayan ve insanı ölüme götüren kuduz hastalığı kedi, inek, eşek gibi başka hayvanlardan da bulaşıyor ama köpeklerden kaynaklanan çok vaka olduğu için bu hayvana karşı daha dikkatli olmak lazım.
Bartın&[#]8217;da çok başı boş köpek olması da mutlaka tedbirli olmayı gerektiriyor.
Sahipsizler ayrı, sahipliler ayrı bir dert.
Özellikle ağzından salya akan, dengesiz hareketleri ve davranış bozukluğu olan köpeklere dikkat.