CHP Zonguldak İl Başkanı Devrim Dural, Genel Merkez tarafından "CHP Zonguldak Belediye Başkan Aday Adayları" için yaptırılan anketin sonuçlarını yalanlayan bir açıklama yapmış!

Biz de kendisini yalanlayan bir yorum yapalım...

CHP Genel Merkezi, "CHP Zonguldak Belediye Başkan Aday Adayları" için anket yaptı!

Bu anketten; Harun Akın birinci, Tahsin Erdem ikinci, Fırat Birkan üçüncü, Atınç Kayınova dördüncü çıktı!

Genel Merkez’in "önseçim" açıklamasında da, aday adaylarının birbirine yakın oranda oy aldıkları vurgulandı.

Atınç Kayınova’nın elenmesinin nedeni, diğer adaylar arasındaki farktan fazla fark yemiş olması!

Bence bir değil, iki anket yapıldı! 

İlk ankette, 7 isim soruldu!

İkinci ankette, sayı 4’e indi!

Devrim Dural, anketten birinci çıkan ismi değil, ikinci çıkan Tahsin Erdem’i istiyor!

Fırat Birkan’ı bu fikre dahil etmek istiyor!

"Üç adaylı bir önseçim olur" diye, "ikiye bir" yapıp aklındaki senaryoyu uygulamak istiyor!

Evdeki hesap, çarşıya uyacak mı?

Bekleyip, göreceğiz!

Mali müşavir!

Zonguldak’ta "bağımsız-özgür" sloganlarıyla hareket eden bazı gazetecilerin, "siyaseti dizayn etme" çabalarını ibretle izliyoruz!

Bir aday adına hareket edip, süreci yönetmeye çalışmak, gazetecilik ilkeleriyle bağdaşmaz! 

Doğru ya da yanlış, oturur köşe yazarsın, yorum yaparsın!

Perde arkasından iş çevirmek, tuzak kurmak, gazetecilikle bağdaşmaz!

Bir siyasetçi gibi sosyal medyadan intikam çığlığı atmak hiç yakışmaz!

Ama burada asıl sorun, belediye başkan aday adayının nüfus kağıdını bir gazeteciye vermesi!

Biz, bu filmleri çok gördük!

Sonunda birbirlerine girerler!

O gazeteci, “Seni, buraya ben getirdim” der!

Diyetini ister!

Sen de çok dürüstsün, Tahsin Erdem!

Hem de çok tutumlusun! 

Bu talepleri karşılayamazsın!

Böyle devam edersen, Pusula dahil, tüm basını karşına alırsın!

Diğerlerine gerek var mı, bilmiyorum!

Ben, dostça uyarıyorum...

Bir mali müşavir, bu kadar kötü hesap yapmaz!

Kıssadan Hisse: Yüzde 30...

Öldüğümüzde paramız bankada kalır. Ama yaşarken harcayacak yeterli paramız yoktur. 

Çin’de zengin bir işadamı öldüğünde, bankadaki 1.9 milyar dolar eşine kaldı. Eşi de adamın şöförüyle evlendi.

Şöför şöyle söyledi:

"Ben, hep patronum için çalıştığımı sanırdım. Şimdi anlıyorum ki, meğer, o benim için çalışıyormuş!"

Acı gerçek şudur:

Daha çok yaşamak, daha zengin olmaktan önemlidir. O halde kimin, kim için çalıştığını sorun etmektense, güçlü ve sağlıklı bir bedene sahip olmaya çalışmalıyız...

Son model bir cep telefonunun fonksiyonlarının yüzde 70’i kullanılmaz!

Lüks bir arabanın aksesuarlarının yüzde 70’i gereksizdir...

Lüks bir villanız ya da malikaneniz olsa, alanın yüzde 70’ini kullanmazsınız...

Gardrobunuz için durum farklı mı? Giysilerinizin yüzde 70’i yepyeni durur...

Yaşam boyunca çabaların ve kazançların yüzde 70’i başkalarının harcaması içindir...

Demek ki...

Biz, kendimize ait yüzde 30’a sahip çıkmalı ve ondan tam yarar sağlamalıyız.

O halde...

Varlıklı olmasanız da mutlu olmaya çalışın.

Sevdiğiniz insanlar için zaman ayırın.

Hisse: Herkes kendine düşeni alsın!

                                                                     (Alıntı)