Zonguldak’ta herkes, “Eren Enerji ile ÇATES neden para vermiyor?” diyerek bu iki firmaya yükleniyor.
Gerçekten bu iki firma, Zonguldak için para harcıyor mu, harcamıyor mu?
Önce bu sorunun yanıtını almak gerekiyor.
Bence bu firmalar, Zonguldak’tan gelen taleplerin büyük bir bölümünü karşılıyor.
Peki, sorun nerede?
Hani biz, bu köşede, “Kendini değil, kentini düşünen siyasetçi” diyoruz ya...
Zurnanın "zırt" dediği yer işte burada!
Zonguldak’ta bazı siyasetçiler, Eren Enerji ve ÇATES gibi kurumlardan "kenti adına" değil, "kendileri adına" talepte bulunuyorlar!
Milletvekili adayı, seçimden önce gidiyor, parayı alıyor!
Belediye başkan adayı, seçimden önce gidiyor, parayı alıyor!
Milletvekili ve belediye başkan adaylarının parayı nasıl kullandıklarını bilen yok!
Onun için...
Zonguldak’taki bazı milletvekilleri ve belediye başkanları, ÇATES ve Eren’e karşı sessiz kalıyorlar!
Halk adına bir takım talepleri gündeme getiremiyorlar!
Eğer bu kentin politikacıları, bu şirketlerden "kendileri adına" para almamış olsalar, "halk adına" çok daha fazla para alacaklarını biliyorlar!
“Kentini değil, kendini düşünen siyasetçi” olunca, işler bu noktaya geliyor!
Politikacı, seçimde "kendi adına" para aldığı için "kenti adına" para isteyemiyor!
Mesele anlaşıldı mı?
Fotoğrafta kimi ararsan var!
Yine elimize sosyal medyada paylaşılmış bir fotoğraf düştü!
Fotoğrafta kimi ararsan var!
Belediye başkanı var!
Belediye başkanının kıskanç eşi var!
Başkanın gece kondurduğu var!
Gece kondurduğu kondunun bekçisi var!
1+1 organizatörü var!
Çok ilginç bir fotoğraf!
Fotoğrafın olgunlaşmasını bekliyoruz!
Olduğunda kendiliğinden düşecektir!
Bir kırılma olur
Ne birlikte sevinebiliyoruz...
Ne birlikte üzülebiliyoruz.
Ülkece ne hale geldik?
Toplum kesimleri arasındaki uçurum giderek derinleşiyor.
Bu durum, bir süre daha böyle devam eder.
Ama bir yerde çok ciddi bir kırılma olur.
Sonra herkes birlik olur.
İnşallah, o günleri kısa sürede atlatırız.
Yoksa birlikte yaşamanın tadına varamayız.
Belirsizlik...
İş dünyası, ülkede yaşanan ekonomik belirsizlikten rahatsız.
Kimse net bir şekilde önünü göremiyor.
Gelecek planlaması yapamıyor.
Vatandaşın alım gücünde daralma başladı.
Krediler yüksek.
Döviz sabit.
İhracat yapanlar dertli.
Üretim yapanlar, fiyat istikrarsızlığından şikayetçi.
Vergiler artıyor.
Emeklilerin alım gücü eksilerde.
EYT’liler cırlıyor.
Şu ekonomi bir an önce toparlansa, piyasaların dengesi otursa, alım gücü eski haline dönse...
Ve biz, hep birlikte huzur içinde yaşasak.
Bu güzel ülkede...
Hatalar yaptığın için kötü değilsin
Süt bozulursa yoğurt olur. Yoğurt, sütten daha değerlidir.
Daha da kötüleşirse peynir oluyor. Peynir, yoğurttan da sütten de değerlidir.
Ve üzüm suyu ekşiye dönüşürse, üzüm suyundan bile pahalı şaraba dönüşür.
Hatalar yaptığın için kötü değilsin. Hatalar, seni bir insan olarak daha değerli kılan deneyimlerdir.
Kristof Kolomb, Amerika'yı keşfetmesine neden olan bir navigasyon hatası yaptı.
Alexander Fleming'in hatası, onu Penisilin'i icat etmeye yönlendirdi.
Hatalarınızın sizi üzmesine izin vermeyin.
Mükemmel yapan pratik değildir.
Kusursuz yapan, ders aldığımız hatalardır. (Alıntı)
Kıssadan Hisse: Şeytan...
Şeytan giderken Derviş bağırdı...
- Sana son bir soru daha soracağım.
- Sor bakalım...
- Ormanda savaş naraları atanlar senin adamların mıydı?
- Elbette...
- İyi ama “Allah, Allah” diye bağırıyorlardı.
- Ne sandın ya... "Şeytan, Şeytan” diye mi bağıracaklardı? Bizim işimiz bu: Aldatmak...