Son on gün hep Zonguldak tartışıldı.
Grizu patlamasının sonrasında kısa bir tur yapalım.
Maden kazasının duyulmasıyla birlikte tüm medya gözünü Zonguldak´a çevirdi.
Demokrasi bekçisi olarak tanımlanan maden işçilerinin kentinde gururlu hüznün yansımalarını, hikayelerini okuduk günlerdir.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan emir verdi.İ ki - üç Bakan Zonguldak´a geldi.
Enerji Bakanı Taner Yıldız ile Çalışma Bakanı Ömer Dinçer olay sonuç buluncaya kadar Zonguldak´ta kaldı.
Taner Yıldız Zonguldak´tan ayrıldı.
Ömer Dinçer düne kadar Zonguldak´taydı.
Bu süreçte Başbakan geldi.
Gelik ve Karadon´un tarif edilemeyecek kadar kötü yolları birden bire yapılıvermeye başlandı.
Yolları yapılmadığı için Ak Parti´den istifa ettiğini açıklayan Hasan Fahri Yıldırım, Başbakan Erdoğan´a bu durumu anlattı ve söz aldı.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, curcuna olacağını düşünerek son anda vazgeçti.
İlerleyen günlerde gelecek.
Başbakan ölümlerin ve patlamaların bu mesleğin kaderinin bir parçası olduğunu söyledi.
Ancak bu söz faciayı hafife almak olarak yorumlandı ve politize edildi.
Ancak bir anlamda fena da olmadı.
Bu ´kader´ tartışması sayesinde Zonguldak gündemde daha fazla kaldı.
Arada pek çok siyasetçi geldi.
Sonuçta maden işçilerinin cesetlerine ulaşıldı.
Maden Mühendisleri Odası, Genel Maden İşçileri Sendikası açıklamalarda bulundular.
Şimdi teknik rapor bekleniyor.
Kim nasıl hazırlayacak orası da biraz muamma.
Bakanlar da dahil ihmal olmayan yerde böyle bir kazanın olmasının mümkün olmadığı görüşünde birleşirken bu ´kader´ tartışması iyice uzadı.
CHP Genel Başkanı seçilen Kemal Kılıçdaroğlu´nun taziye ziyareti bu bağlamda çok daha önem kazandı.
Medya ordusuyla geldi.
Taziye ziyareti siyasi bir şova dönüştü.
Bu durumu da ne kadar isteseniz engelleyemezsiniz ancak işi tamamen şova döken bazı partililer iyi bir şey yapmadılar.
Ve günlerdir televizyon programlarında ´kader´ üzerinden tırmanan bu siyasi polemik en çok Zonguldak´a yaradı!
Başbakan iyi ki bu faciayı anımsatırken; "Madenciliğin, Zonguldak´ın kaderinde var" dedi. Yoksa Zonguldak bu kadar gündemde olmayacak, bu kadar çok tartışılmayacak ve yazılmayacaktı.
Sonrasında yine ara vermedik.
Cenazelerin karıştığı kesinleşince acılar yeniden tazelendi.
Ve yaygın medyada Zonguldak tartışması devam ediyor.
Yaşanan bu facianın ardından Zonguldak´ın yerleşkesi üzerinde nasıl bir ekonomi yaratılabileceği de zaman zaman gündeme geldi.
Zonguldak için neler yapılabilir?
Bu süreçte Zonguldak´ın yeniden ´Emeğin başkenti´ olarak gündeme gelmesi, sosyal ve ekonomik yanlarının tartışılmaya başlanması Zonguldak için iyi bir başlangıç olabilir.
Hükümetin ve diğer siyasilerin Zonguldak´taki travmanın şiddetini daha iyi görmesi sağlanabilir.
Bırakalım Zonguldak üzerinden siyaset yapsınlar.
Belki böylece sıkıntıları ve sorunları daha iyi algılayıp görebilirler.
Buna son örnek Habertürk Televizyonu&[#]8217;nda Balçiçek Pamir programında Ak Partili Hüseyin Çelik ile CHP Hakkı Süha Okay´ın Zonguldak tartışmasıydı.
Hazır yaygın medya da gözünü Zonguldak´a çevirmişken tam zamanı.
Bu kavgadan kazanan taraf Zonguldak olmalı.

Pervane yanlış yerde!

Bizler 30 kişinin yaşamını yitirdiği kazanın perde arkasını sorguladık ve sorgulamaya devam ediyoruz.
Önemli birkaç ipucu ortaya çıktı.
Yüzde 4 metan tespit edilen yerde işçilerin tahliye edilmesi gerekiyordu.
Bu tahliye yapılmadı.
TTK´nın görevlisi özel sektörün mühendisini uyardı.
Ama; "Boşaltın" demedi.
Ama insiyatifi ona bırakmamalıydı.
Çünkü o arada taşeron firmanın mühendisinin uzak noktalardaki işçilere ulaşıp tahliye için bir çaba gösterip göstermediğini bilmiyoruz.
Tespit edilen gazın akış yönündeki pervanenin durumu sorgulanıyor.
Patlamanın yaşandığı yer anayol.
Gazın çıktığı yer Karadon yönündeki birinci hazırlık.
Hemen paralelinde ikinci hazırlık var.
Birinci hazırlıktan çıkan gaz ana yoldan çıkamadan patlamış.
Burada olan pervanenin yerinin yanlış olma ihtimali çok yüksek.
Yani gazı hızlı şekilde uzaklaştırması gerekirken tutmuş olabilir.
Veya pervanenin bir kıvılcım etkisi yaratma ihtimali yüksek.
Olasılıklar araştırılıyor.