CHP, İstanbul’da neyse Zonguldak’ta da o!
CHP, nasıl İstanbul’da belediye kaynaklarıyla kendisine yandaş basın oluşturmuş ve trollere maaş bağlamışsa, Zonguldak’ta da aynısını yapıyor!
Yolsuzluk ve hırsızlık operasyonunda nasıl ki CHP’liler birbirinin kuyusunu kazıyorsa, Zonguldak’ta da aynısı oluyor!
Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem'in, CHP Kurultayı'nı bahane ederek makam aracıyla gittiği Ankara’da eşi ve oğlu ile birlikte Jolly Joker adlı gece kulübünde Melek Mosso’nun şarkıları ile eğlendikleri dakikaların görüntülerinin Pusula’da yayınlanması büyük bir krize neden oldu!
Tahsin Erdem medyası, Pusula’ya görüntüleri ulaştıran kişinin 22. Dönem CHP Zonguldak Milletvekili Harun Akın olduğunu iddia etti!
Oysa Pusula’ya görüntüleri ulaştıran kişi 22. Dönem CHP Zonguldak Milletvekili Harun Akın değildi!
Harun Akın ile geçmişe dönük kişisel husumeti olan Özgür Halkın Sesi Gazetesi sahibi Mustafa Özdemir, iddiasında ısrar ediyor!
Görüntüyü bana atan kişi Harun Akın değil!
Hatta görüntüyü çeken, çektiren kişi de Harun Akın değil!
Görüntüyü biri çekmiş, Zonguldak’ta önemli bir isme iletti!
O kişi de bana iletti!
Ama bu bilgi, Tahsin Erdem ve ekürisi Mustafa Özdemir’i tatmin etmedi!
Gerisi ikisinin bileceği iş!
Keyif Kahvesi’nin keyfi kaçtı
Gazipaşa Caddesi’nde Keyif Kahvesi adlı bir işyeri var!
Cuma namazı öncesi Zabıta ekipleri denetim yapmış!
Zabıta ekipleri denetimler sonucunda 40 kilo süt ve kremayı imha ettiler.
İşletmeye 6 bin lira ceza yazmışlar!
Haber internet sitemizde yayınlanınca işletme sahibi aracılar vasıtasıyla ulaşmaya çalıştı!
Görüşemeyince bizi yalanlama yolunu seçti!
Keyif Kahvesi, “Söz konusu denetimde, iade edilmek üzere ayrılmış ve son tüketim tarihi geçmiş yalnızca 2 paket süt ve 1 adet krema tespit edilmiştir. Bu ürünler, tedarikçi firmaya iade sürecinde olup firmamızın bilgisi dahilindeydi. Bazı basın organlarında yer alan "40 litre süt" iddiası gerçeği yansıtmamakta olup, tamamen asılsız ve abartılı bir ifadedir. Denetim neticesinde işletmemize 450 TL tutarında uyarı cezası uygulanmıştır. Bazı medya kanallarında iddia edildiği gibi 6.000 TL idari para cezası söz konusu değildir” demiş!
Halep orada ise, arşın burada!
Haberin ardından bir telefon daha aldık!
Arayan Keyif Kahvesi adlı işletmenin sahibinin eşi idi!
Meğer Keyif Kahvesi’nin sahibi evli imiş!
Ama bekarmış gibi biriyle nişanlanmış!
Olay yargıya taşınmış!
Anlaşılan Keyif Kahvesi’ne sadece zabıta değil, eş de bir ceza kesecek!
Keyfiniz bol olsun!
31. sıradayız!
Eşinin yanında çalışan müflis esnaf Akın Kavi, çok malı/mülkü varmış gibi konuşuyor ya!
Kazandığımız tazminat davalarını tahsil edemiyoruz!
Avukatlarımızın verdiği bilgiye göre, nasıl olsa alamıyoruz diye bazı alacaklarımız için haciz işlemi bile yapmamışız. Üçüncü haciz işlemini de yaparsak!
Alacak sırasında 31. sıradayız!
Bize ne zaman sıra gelecek bilmiyoruz!
Bir esnaf düşünün!
Bir işini bir akrabasının üzerine yapmış!
Diğerini eşinin üzerine yapmış!
Hafriyatı annesinin üzerine yapmış!
Babasından intikal eden arsadan çocuklarına düşen payın üzerine bile şerh var!
Bir babanın çocuklarına bıraktığı mirasa bak!
Ama konuştuğunda mangalda kül bırakmıyor!
En çok da vergi dairelerinden!
Yani devlet alacağını alamıyor Akın Kavi’den!
Zonguldak Belediyesi alacağını alamıyor Akın Kavi’den!
Biz alacağımızı alamıyoruz Akın Kavi’den!
Trafik polisi alamıyor!
Akın Kavi’nin muhasebesini de yıllarca Tahsin Erdem tutuyordu!
Akın Kavi para yok diyor!
Tahsin Erdem de para yok diyor!
Biri kendini yönetemiyor, diğeri kentini yönetemiyor!
Ne yapacağız biz bu ikili ile?
İşin aslı!
İçinden çay geçen ilçede hafif meşrep kadınları yazıyor, büyük ilgi görüyorduk!
Bu sefer, hafif meşrep bir çocuğu yazacağız!
Bu çocuk, partinin Gençlik Kolları Başkanı iken, sekreter kıza kredi çektirip, o para ile meydandaki iddia bayisine borcunu ödemiş!
Ama o kadar çok borç yapmış ki, sekreter üzerinden çektiği kredi bile yetmemiş!
“Babam duyarsa beni keser” diyerek sekreterin üzerinden kredi çeken çocuğu bir de aday adayı yapmışlar!
“Bana bilezik takmadılar” diye adayı terk etmiş!
Buraya kadar magazin!
Ama bundan sonrası fena!
Bu çocuk elektronik sigara kullanıyor!
İçine likit koyuyormuş!
Ama bu likit uyuşturucu/uyarıcı bir özellik taşıyormuş!
Kan testinde çıkmaz diyorlar!
Ama bu iş için bir kıl yetermiş!
Çocuğun kendisi kıl, ama olsun!
O kadar kusur, kadı kızında da olur!
Babası bu çocukla ilgilensin!
Yoksa ağzına fırın küreği ile vuracaklar!
Sonra kırk fırın ekmek yiyecek, yine düzelmeyecek!
Kıssadan Hisse: Solucan ve böcek!
Solucan ve Böcek arkadaştı.
Gerçek arkadaşlar.
Farklı dünyalarda yaşamalarına rağmen saatlerce konuştular.
Böcek hızlı, gürültülü ve güçlüydü.
Solucan yavaş, sessiz ve kırılgandı.
Ama bu hiç sorun olmamıştı…
Ta ki biri onu sorun haline getirmeye karar verene kadar.
Bir gün böceğin arkadaşı ona sordu:
"Bu kadar aşağılık biriyle nasıl arkadaş olabilirsin?"
"Seni uzaktan bile selamlamıyor..."
Böcek, solucanın onu uzaktan göremeyeceğini biliyordu.
Hareket etmenin onun için zor olduğunu biliyordu.
Ama onu savunmak yerine sessiz kaldı.
İnatçı bir ısrarla böcek sonunda uzaklaştı.
"Eğer beni gerçekten önemsiyorsa, beni aramaya gelir..." diye düşündü.
Ve evet... Solucan geldi.
Her gün.
Yavaşça. Acı çekerek. Kendini tehlikeye atarak.
Kuş yuvalarının yanından geçerek.
Karınca saldırılarından kurtularak.
Ama onu asla bulamadı.
Ve her gece, güçsüz bir şekilde eve sürünerek gitti.
Ta ki o güne kadar, geri dönmeyene kadar.
Haber yayıldı: Solucan ölüyordu.
Vücudu artık dayanamıyordu.
Böcek bunu duyunca tek kelime etmeden koştu.
Ve vardığında, solucanı bir ağacın dibinde buldu...
Sonunu bekliyordu.
Bir yaşam yumağı gibi, solucan gülümsedi ve şöyle dedi:
"İyi olduğuna sevindim... Sana bir şey olmuş olabileceğinden endişelenmiştim."
Sonra gitti huzur içinde.
Arkadaşının güvende olduğunu bilerek.
Böcek sessiz kaldı.
Ağlayarak.
Şüphenin onu ele geçirmesine izin verdiği için pişmanlık duyarak.
O gün, asla unutmaması gereken bir şeyi öğrendi:
Gerçek dostluk ne şekle, ne hıza, ne de görünüşe bağlıdır.
Bir ilişkiyi yıkan şey mesafe değil, şüphedir.
Farklılıkları yargılayan kişi, eşsiz bir şeyi sevmekten mahrum kalır.
Böcek bir süre sonra öldü.
Kimseye kin beslemiyordu.
Çünkü uzaklaşmanın kendi kararı olduğunu anlamıştı.
Solucan mısın böcek misin bilmiyorum!
Ama bu hikaye seni etkilediyse...
Kimsenin seni sevenlerden ayırmasına izin verme.
Kimsenin sevgisi bundan daha büyük değildir: Dostları için canını vermek!
Dostunu her zaman sev; zor zamanlarda kardeş olur!