Devrek Belediyesi eski Başkanı Çetin Bozkurt ve ekibinin yolsuzluk iddianamesinde Cumhuriyet Savcısı Kaan Şıktaş’ın şu ifadeleri dikkat çekti:
“Belediye Başkanından kurum amirlerine, kurum amirlerinden müdür vekillerine, onlardan da memurlar ve en alt düzeyde işçilere kadar zehirli sarmaşık misali rüşvet, irtikap, zimmet ve kamu kaynaklarına karşı her türlü suçun ilgili tarihlerde Devrek Belediyesini adeta esir aldığı, belediyenin karar alma mekanizmalarının, rüşvet ve haksız menfaat elde etmeden çalışamaz duruma geldiği, en ufağından en büyüğüne kadar, belediyeyle hukuki ilişkiye giren vatandaşların haklı ve hukuklu şekilde hizmet alabilmeleri için ilgili memur ve amire menfaat sağlaması gerektiği, şüphelilerin, enflasyonun yıllar içindeki ilerleyişi göz önüne alındığında, milyonlarca TL parayı uhdelerine geçirdikleri, yukarıda eylemleri anlatılan şüphelilerin, yıllardır birlikte çalıştıkları, Devrek Belediyesinin Türkiye ortalamasına göre küçük bir ilçe belediyesi olduğu göz önüne alındığında, şüphelilerin birbirlerinin eylemlerini bilmedikleri şeklindeki beyanlarının hayatın olağan akışına tümden aykırı olduğu, yukarıda anlatılan tüm eylemlerde şüphelilerin eylemleri birbirlerinin üzerine attığı, ilgili tarihlerde belediyede kimlerin sorumlu olduğu ve hangi hukuki saiklerle iş yapıldığına dair inanılmaz bir belirsizlik durumunun hakim olduğu, söz konusu fiillerin, münferit ve istisnai nitelikte olmayıp sistematik ve süreklilik içeren bir yapı içerisinde gerçekleştirildiği, yıllar geçtikçe eylemlerin miktar ve dozunun arttığı, kamu hizmetlerinin ana ilke ve prensiplerinin yıllar boyu ihlal edildiği anlaşılmıştır.”
Çetin Bozkurt’un 5 yıllık Belediye Başkanlığı döneminde yaptığı yolsuzluk ve usulsüzler, rüşvetler, ihaleler Pusula’da çarşaf çarşaf yayınlandı!
Çetin Bozkurt, o dönem basın toplantıları düzenleyip Pusula’yı yalanladı!
Çetin Bozkurt’un Pusula’yı yalanlandığına ilişkin haberler karşı medyada çarşaf çarşaf yayınlandı!
Şu anda Devrek Belediyesi eski İnsan Kaynakları Müdürü Tuncay Ulupınar Beycuma Cezaevinde!
Devrek Belediyesi eski Başkanı Çetin Bozkurt ise elektronik kelepçe ile icbar suretiyle irtikap suçunu işleyerek annesinin üzerine aldığı villasında ev hapsinde!
Şimdi hep birlikte Zonguldak Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanacaklar!
Biz Yasin Hamzaçebi’yi de yıllarca yazdık!
Yasin’den para alıp bizi eleştiren haberler yapıldı!
Yasin Hamzeçebi, zimmetten 20, nitelikli dolandırıcılıktan 13.5 yıl hapis cezası aldı ve yurt dışına kaçtı!
Hakkında kırmızı bülten çıkartıldı!
Yani biz, doğru bildiğimiz yoldan ayrılmayız!
Eninde, sonunda kazanırız!

Kırk it havlamayınca kurt, Bozkurt sayılmaz

Hayatın cilvesine bakın ki, adamın değerini en iyi ölçen şey, peşinden kopan gürültüdür.
Sessiz sedasız geçen bir ömür, çoğu zaman “eh işte” diye geçiştirilir.
Ama bir adım atsın, bir laf söylesin, hele bir de doğru olanı söylesin; arkasından hemen kırk tane it havlamaya başlar.
İşte o an insan anlar: Taş doğru yere isabet etmiştir.
Bizim oralarda eskiler der ki: “Ardından kırk it havlamayan kurt, bozkurt değildir.”
Ne güzel söz, değil mi?
Bozkurt olmak için yalnız kurt olmak yetmez.
Bozkurt, sürüye kafa tutar, sürü de ona diş gösterir. Havlamalar çoğaldıkça, uluma netleşir.
Bakın etrafınıza. Kimin peşinden en çok havlama yükseliyorsa, o adamın attığı taş genellikle en hassas yere denk gelmiştir.
Siyasette mi?
Basında mı?
Mahallede mi?
İş dünyasında mı?
Fark etmez.
Doğru söyleyenin etrafı daima kalabalıklaşır; ama o kalabalık dostlardan çok, havlayanlardan oluşur. Havlayanlar azalınca insan şüpheye düşer: “Acaba yanlış mı yaptım?” diye.
Oysa tam tersi geçerlidir: Havlama kesilince asıl soru şudur: “Niye sustular, taş mı ıskaladım?”
Şu memlekette doğruyu söylemek bedava değildir. Bedeli vardır. O bedel bazen linçtir, bazen karalama, bazen de “sus artık” diye gelen binbir türlü baskıdır.
Ama susan kurt, kurt olmaz.
Havlayan itler çoğaldıkça bozkurt silueti belirginleşir.
Çünkü gerçek bozkurt, havlamalardan değil, havlamaların sebebinden anlaşılır.
O yüzden sevgili okur, bir daha birinin peşinden kırk it havladığını duyarsan sakın üzülme.
Üzülecek olan o itlerdir.
Çünkü anlamışlardır ki taş boşa gitmemiştir.
Doğru yere oturmuştur.
Ve o taş oturduğu yerden kalkmayacaktır.
Havlasınlar.
Havladıkça insan taşı doğru attığını anlar.
Kırk it yetmezse, yüz it olsun.
Yüz it yetmezse, bin olsun.
Bozkurt yoluna devam eder.
Çünkü bozkurt, havlamayan kurt değildir.

TTK jeneratörü!

Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK), maden ocaklarında üretimin kesintisiz devam edebilmesi ve enerji kaynaklı risklerin ortadan kaldırılması amacıyla önemli bir adım attı. Kurum yönetimi, yüksek kapasiteli bir jeneratör alımı için ihale sürecini başlattı. Sürecin aciliyeti nedeniyle ihale, mevzuatın izin verdiği pazarlık usulü ile gerçekleştirildi.
Planlanan jeneratör sıradan bir ekipman değil. 42.500 kVA gücünde devasa bir enerji kaynağından söz ediliyor. Bu nedenle ihale sürecinde Türkiye’de bu alanda faaliyet gösteren ve sektörde bilinen firmalara açık davet gönderildi. Davet üzerine üç firma teklif sundu.
Yapılan teknik ve mali değerlendirmelerin ardından, en ekonomik teklifi sunan firmayla 10 milyon dolar bedelle sözleşme imzalandı. Böylece TTK’nın enerji altyapısını güçlendirmeye yönelik önemli bir yatırım süreci resmen başlamış oldu.
Normal şartlarda bu büyüklükte bir jeneratörün üretim ve teslim süresi yaklaşık 8 ay olarak belirtiliyor. Ancak TTK yönetimi sürecin hızlandırılması için planlamasını yaptı. Hedef, jeneratörün en erken Haziran ayında teslim edilmesi ve kısa sürede devreye alınması.
Teslimatın ardından söz konusu jeneratörün Karadon ve Kozlu maden ocaklarına monte edilmesi planlanıyor. Bu sayede özellikle enerji kesintilerinin üretim üzerinde oluşturabileceği risklerin en aza indirilmesi ve ocaklarda üretimin güvenli şekilde sürdürülebilmesi amaçlanıyor.
İhale sürecinde mevzuat gereği gerekli mali yükümlülükler de yerine getirildi. Bu kapsamda yüzde 6 oranında teminat mektubu ödemesi gerçekleştirildi. Ayrıca jeneratörün teslim süresi tamamlanana kadar oluşabilecek ihtiyaçları karşılamak amacıyla kiralama yöntemiyle geçici çözüm sağlanması için de ayrı bir ihale süreci değerlendirmeye alındı.
Sonuç olarak TTK’nın attığı bu adım, yalnızca bir ekipman alımından ibaret değil. Aynı zamanda maden ocaklarında üretimin sürekliliğini sağlamak ve enerji kaynaklı olası aksaklıkların önüne geçmek için yapılan stratejik bir yatırım olarak görülüyor. Jeneratörün planlanan takvimde devreye girmesi halinde, Karadon ve Kozlu’daki üretim süreçlerinin enerji güvenliği açısından önemli ölçüde güçlenmesi bekleniyor.
TTK Genel Müdürü Muharrem Kiraz, kurum adına devlet adamı sorumluluğuyla gerekeni yapmış!
Bazıları neden bu konuyu yazmadığımıza vurgu yaparak, yalan yanlış rakamlarla kamuoyunda algı yaratmaya çalışıyorlar!
İşte gerçek bilgiler, işte gerçek rakamlar!

Zonguldak Tabip Odası seçimi!

Çağdaş Hekim Grubu Uzm. Dr. Kemal Yurtbay önderliğinde bir ekip Zonguldak Tabip Odası Başkanlığı için Zonguldak’ta dolaşıyor!
Bir liste açıkladılar!
Ancak listeden çekilenler oldu!
Bazı konulardan çekinenler oldu!
Zonguldak’ta ise herkesin bildiği sevdiği bir isim Nöroloji Uzmanı Dr. Şenol Yavuz, Nisan ayında gerçekleştirilecek Tabip Odası seçimleri öncesinde aday olduğunu açıkladı.
Dr. Şenol Yavuz’un başkan adaylığıyla birlikte oluşturduğu Zonguldak Doktorlar Grubu Yönetim Kurulu listesinde şu isimler yer aldı:
Dr. Zeynep Ekici – Atatürk Devlet Hastanesi Biyokimya Uzmanı
Dr. Şenol Yavuz – Level Hospital Nöroloji Uzmanı
Dr. Mertol Gökçe – Bülent Ecevit Üniversitesi Göğüs Cerrahisi Uzmanı
Dr. Nevzat Çimenoğlu – Ereğli Echomar Hastanesi Başhekimi
Dr. Muzaffer Parlak – İşyeri Hekimi
Dr. Şenol Yavuz, hekimler arasında ayrımcılık yapılmayacağını belirterek, “Hekimlerimizi ayrıştırmayacağız. Odada siyaset yapmayacağız. Gücümüzü Zonguldak hekimlerinden alacağız.” dedi.
“Gücümüzü Zonguldak hekimlerinden alacağız.” vurgusu çok önemli idi!
Tabip Odasını siyasi bir mevziiye çevirmek isteyenlere mesaj verildi.
Dr. Şenol Yavuz ve arkadaşlarının seçimi kazanması bekleniyor.

Yolsuzluk hukuku!

Zonguldak Merkez Terakki Mahallesi Gültekin Kızılışık Sokak’ta Münevver Kavi’ye ait arsa hafriyat döküm alanı olarak kullanılıyor.
Hemen bitişiğindeki hisseli arazi üzerine beton dökülmüş!
Bir konut yapmaya çalışılıyor!
Galiba prefabrik bir konut olacak!
Burada konut yapılamaz!
Prefabrik bile olsa!
Hissedarların rızası yok!
Belediyenin izni yok!
Arsanın imarı yok!
Ancak Münevver Kavi’nin oğlu Akın Kavi, Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem ile olan yakınlığını kullanıp buraya ev yapmak istiyor!
Bakın, yolsuzluk hukuku Bolu’dan sonra Devrek’e geldi!
Herkes hukuka uygun davransın!
Zaten, izinsiz hafriyat dökümü sürüyor!
Milli Emlak arazisi işgal edilmiş durumda!
Devlet arsasına sahip çıkmıyor!
Belediye imarına sahip çıkmıyor!
Olacak iş değil!