Sanırım,
Meslek hayatımın,
En verimli dönemlerini yaşıyorum.
Tespitler,
Haberler,
Özel haberler,
İstihbaratlar havada uçuşuyor.
Üstüne bir de,
Yanlış üstüne yanlış yaparak,
Hareket eden bir belediye başkanı olunca,
Tablo mükemmel oluyor.
Biliyorsunuz belediye başkanımız Tahsin Erdem,
Zonguldak’ta binlerce kişiyi,
Hacze vermişti.
E-Haciz!
Erdemli Haciz demek bu!
Zonguldak Belediyesi’ne borcu olanların hesaplarına,
Haciz koyulmuştu.
Ödeme yapanların hacizleri bile,
Hala kalkmadı.
Düne kadar öyleydi.
Neyse efendim!
Erdemli Haczi ile meşhur,
Erdemli Belediyemizin Başkanı Tahsin Erdem,
İkinci kez,
Vekaleten yerini meclis üyesine bıraktı.
İlk vekâlet Süleyman Özdoğan’daydı.
İkinci vekalet ise Ferhat Günaydın’da.
Özdoğan Trabzon Sürmenelili.
Ferhat Günaydın ise Trabzon Vakfıkebirli.
Anlaşılan başkan,
Trabzonluları başa yazmış.
Listeyi öyle hazırlamış.
Biz buna işte,
E-Şovenizm diyoruz.
Yani ‘Erdemli şovenizm’.
Yani Trabzon Milliyetçiliği.
Süleyman Ağabey vekaleti aldığında,
Yaş olarak en büyük odur belki diye düşündük.
Ondan bu şekilde olmuştur dedik ama öyle değilmiş.
İkinci vekaleti yerli bir isim olsun isterdik.
Hakkı Güney diyeceğim ama,
O da Japonyalı!
Trabzon da Kuzey Doğu’da ama,
Hakkı Güney Uzak Doğu’da.
Dün Tepebaşı’nda çöpler toplanmadı.
Belki de sırf Hakkı Güney yerli bir isim diye toplatılmadı.
Kendisinin seçim bölgesi Tepebaşı çünkü.
Aman Japon Hakkı!
Sen Kuzey yönünde dolaşmaları çok seviyorsun.
Ama bak!
Senin hakkını yine bir Beycumalı savunuyor.
Sen Trabzonluların peşine gidersin ama,
Cenazene Beycumalılar gelir.
Benden söylemesi.
* * * * * * * * *
Beycuma demişken devam edelim.
Zonguldak’ta,
Medya içinde,
Greeklerin oluşturduğu bir grup var.
Bir yere saldırmaya başladıklarında,
Hep bir ağızdan hareket geçiyorlar.
Kimi yazıyorlar?
Vergi rekortmeni olmuş İş Adamı Akın Tatoğlu’nu.
Neden?
Beycumalı diye.
Hamdi Uçar’ı yazıyorlar!
Neden?
Beycumalı diye.
Hakan Yüksel’i yazıyorlar!
Neden?
Beycumalı diye.
Veli Köktürk’ü yazıyorlar.
Neden?
Beycumalı diye.
Harun Akgül’ü yazıyorlar.
Neden?
Beycumalı diye.
Batuhan Karamalak’ı yazıyorlar.
Neden?
Beycumalı diye.
Ali Rıza Tığ’ı yazıyorlar!
Neden?
Devrekli diye, toprağın insanı diye.
Mustafa Çağlayan’ı yazıyorlar?
Neden?
Bu toprağın çocuklarına selam verdi diye.
Hele Ereğli’de,
Akın Tatoğlu’nun üzerine çok gelmeye çalışıyorlar.
Vergi rekortmeni Akın Tatoğlu’nun.
Kim üzerine gitmeye?
Kamu kurumlarına milyonlarca borç takmış adam ve avaneleri.
Ama,
Rafine Greeklerin ‘Şükran’ günü Hindisi pek tat vermiyor.
Ereğli’nin ‘Şükran’ Günü pek kutlu geçmiyor.
Çünkü,
‘Şükran,
Hem ordan,
Hem burdan!’
Her yerden çıkıyor.
Mesele TAT’lı hadiseler değil.
Şükran Günleri’nin ‘TAT’sız geçmesi.
Ne diyelim?
‘Herkese şapur şupur bize Yarabbi şükran!’