İki partili üç partili koalisyon dönemlerini iyi biliyoruz.


Diyelim ki hükümetin bir kanadı bir yatırım yapmak istiyor.


Bakanlık kendilerine mensup değilse çok zor.


Diğer ortağın buna rıza göstermesi gerekir ki bu da öyle ha deyince olacak bir iş değil.


O nedenle sorunlar tek başına iktidarlar döneminde daha çabuk çözülür, yatırımlar daha çabuk yapılır.


Bu dönemde de çok sayıda proje uygulandı ve birçok sorun çözüldü.


İnşaatı eski dönemlerden kalıp da bitirilmeyi bekleyen birkaç proje var.


Onlar da yola girdi.


Eski dönemlerden kalıp da inşaatına başlanamayan çok önemli bir işimiz var.


O da Adliye binası.


Adliye binası için uygun yer bulunup da bir türlü yapımına başlanamadı.


Bu sorun Bartın&[#]8217;ın çözüm bekleyen sorunları arasında ön sıralarda bulunuyor.


Bir il&[#]8217;e yakışmayan, ihtiyaca cevap vermeyen, eski, dar ve son derece yetersiz bir binada hizmet vermeye çalışan bir Adliye&[#]8217;miz var ve bu Adliye&[#]8217;de bu şartlarda yapılan çalışmalarla hak, hukuk dağıtılıyor.


Biliyorsunuz yeni adli yıl kısa bir süre önce başladı ve biz yeni bir adli yıla daha eski Adliye binası ile girdik.


İl olarak 20. yaşına giren Bartın&[#]8217;da resmi dairelerin çoğu ihtiyaçlarına cevap verecek binalarda hizmet veriyorlar.


Bizim gibi orasına burasına oda çıkılarak yeni çalışma yerleri açılan kaç tane Adliye vardır?


Bartın&[#]8217;ın bu sorununu birçok defa gündeme getirdik.


Hatırlarsanız, madem Adliye için hazineye ait uygun arazi bulunamıyor, hayırsever vatandaşlarımız ne güne duruyor demiş ve onları göreve davet etmiştik.


Yeni adli yılın açılışında yazdığımız yazıda hayırsever vatandaşlarımızın eğitim alanında güzel işler yaptığını, Adliye&[#]8217;nin de eğitim kadar önemli olduğunu, kendilerini bu alanda da görmek istediğimizi belirtmiştik.


Bu konuda biri geçen yıl diğeri bu yıl olmak üzere iki kere çağrı yaptım.


Makine Mühendisi Faruk Papila bu çağrılara kayıtsız kal(a)madı.


Ne de olsa duyarlı vatandaş.


Papila, Adliye binası yapımı için müsait olabilecek bir arazideki hissesini bağışlıyor.


Bize, &[#]8220;Eşinin de kendi payına düşen hisseyi bağışlayacağını, ailecek böyle bir karar aldıklarını&[#]8221; açıkladı.


Yer Orduyeri&[#]8217;nde, TOKİ ve Jandarmanın alt tarafında, Durnuk köyü sınırında.


Burada ilköğretim okul yeri olarak imar planına ayrılmış bir arazi var.


Papila &[#]8220;Taşımalı eğitimle birlikte bu mıntıkada başka okullar yapıldığından, bu alanda yeni bir okula ihtiyaç yok&[#]8221; diyor.


Papila&[#]8217;nın demesine göre arazi ırmaktan 15 metreden fazla yükseklikte.


Bu yeri adliye binası olarak öneren Papila 5389 metrekarelik arazide 2/8 pay sahibi.


Papila bu payı bağışlıyor.


Arazide eşi Zeliha Papila&[#]8217;nın da 1/8 payı bulunuyor ve o da yıllar önce Milli Eğitime bağış dilekçesi vermiş.


Faruk Papila, daha önce Gölbucağı İlköğretim Okulu için de hisse bağışı yapan eşinin dilekçesinin Adliye binasına kaydırılabileceğini söylüyor.


Papila ailesi 3/8 payını bağışlıyor, bundan sonrası 5/8 pay için diğer hissedarların ikna edilmesine kalıyor.


Faruk Papila&[#]8217;yı hayvan dışkısından enerji üreten, çevre, trafik ve sosyal sorunlara duyarlı olan, vatandaşlık görevini yapan, yaşadığı şehrin sakini değil sahibi olan, gelecek nesillere temiz bir çevre, su ve hayat bırakmaya çalışan bir kişi olarak tanıyoruz.


Bu özelliklere hayırseverliği de eklememiz gerekiyor.


Örnek vatandaş Papila&[#]8217;yı ve eşini duyarlı davranışlarından dolayı kutluyoruz.


Dileriz bu davranış Bartın&[#]8217;ın Adliye binası sorununun çözümüne katkıda bulunur.



Memleketimden gazetecilik manzaraları (XXIII)



Hatalarla dolu bir haftayı daha geride bıraktık.


En önemli hatalardan biri benzini biten aracını oğlu ve akrabası ile birlikte iterken arkadan gelen aracın çarpması sonucu hayatını kaybeden Halil Can&[#]8217;ın ölümüyle ilgili haberdi.


Üç gazete bunu İHA&[#]8217;nın haberi ile vererek Halil Can&[#]8217;ın hayatını kaybettiğini duyurdu.


İki gazete yaralılar arasında bulunan Tahir Şimşek isimli kişiyi öldürdü, Halil Can&[#]8217;ın yaralı olduğunu yazdı.


Hem İHA haberini kullanan hem de olayı diğer trafik kazaları ile birlikte derleme yaparak kendisi haberleştiren bir başka gazete ise 8. sayfasında Halil Can&[#]8217;ı, 7. sayfasında Tahir Şimşek&[#]8217;i öldürdü.


Olayla ilgili gelen bilgiler çelişkiliydi.


Biz İHA&[#]8217;nın haberini kullanmadan önce Halil Can&[#]8217;ın akrabasına sorduk, olayı doğrulattık, ayrıca yetkililerden de bilgi aldık, ondan sonra verdik.


Kazada yaşamını yitiren Halil Can liseden arkadaşımdı.


Kendisi ellerinden sakattı ve özürlü kontenjanından İl Sağlık Müdürlüğü personeliydi.


Halil, Devlet Hastanesi eski yerindeyken santralde görev yapıyordu.


Sonra memleketi Kumluca&[#]8217;ya tayin olmuş ve oradaki sağlık merkezinde çalışmaya başlamıştı.


Allah rahmet eylesin. Vefatına eski bir arkadaşı olarak üzüldüm.


Gazetelerin olayı verirken yaptıkları hatalar da üzücü.


Haberi düzenleyenlerin gelen bilgilerle İHA haberi arasında çelişki olduğunu anlayıp araştırma yapmaları gerekiyordu.


Bizim meslekte hataların telafisi vardır; düzeltme yapar, özür dilersiniz, olur biter.


İşin garip tarafı bazıları hata yapmasını biliyor ama düzeltme yapıp özür dilemesini bilmiyor.


Yanlış yapan kulağının üzerine yatıyor.


İnsan Hakları İl Kurulu haberinde Vali Yardımcılarını karıştıran bir gazete ise dostlar alışverişte görsün misali 50 yanlışta bir özür diliyor.


Bu sektörde çalışanların bunu öğrenmesi lazım.


Bir hatada Vali Bey&[#]8217;in Gaziler Günü mesajından kaynaklandı.


Biliyorsunuz Atatürk&[#]8217;e Gazi unvanının verilmesinin 89. yıldönümü ve Gazililer Günü&[#]8217;nü dün kutladık.


Valilikten gelen mesajda 88. yıldönümü diyordu.


Biz bunu 89 olarak düzelttik. Bizim gibi düzelten başka gazeteler de olmuş.


Sadece bir gazetede 88 diye çıktı. Demek ki gelen mesajı okumak zahmetinde bulunmamışlar.


Bir gazete matbaacısıyla ilgili bir haberi verirken meslektaşımız, personelimiz gibi ifadeler kullanmış.


Matbaacımız demeye utanmışlar herhalde.


Ya da matbaacıyı, yani beden işçisini fikir işçisi gösterdikleri için saklamışlar.


Valilik böyle şeyleri herhalde takip ediyordur.


Ederse ne ala etmezse yandı gülüm keten helva.


Bir de Hema&[#]8217;dan gelen bir haberle ilgili konu var.


Biliyorsunuz biz yerel gazeteyiz. Dolayısıyla daha çok yöremizi ve biraz da bölgemizi ilgilendiren haberleri vermekle mükellefiz.


Hema&[#]8217;dan gelen haber Bartın dışında gelişen genel bir haberdi ve yaygın basını ilgilendiriyordu.


Haber Hattat Holding&[#]8217;in İranlı bir otomobil firması ile ortak iş yapacağını duyuruyordu.


Yani konunun Bartın&[#]8217;la ve bölgeyle bir ilgisi yoktu.


Hattat Holdinge bağlı Hema Endüstri A.Ş.&[#]8217;nin Amasra&[#]8217;da kömür sahası kiralaması, metan gazı ve termik santral yatırımı planlaması, yani bu sektörlerde iş yapması, İran&[#]8217;la yapacağı otomobil işinin Bartın&[#]8217;la ve bölgeyle ilgisi olduğunu gösterir mi?


Olaya bu mantıkla bakacak olursak Hattat Holding&[#]8217;in bütün faaliyetlerini yayınlamak durumunda olmaz mıyız?


Bartın&[#]8217;da çimento fabrikası bulunan Sanko&[#]8217;nun da buna benzer birçok faaliyeti var.


O zaman onları da haber yapalım.


Hani gazetemiz için bazı kendini bilmezler Hema&[#]8217;dan para alıyor diyorlardı ya onlara Hattat&[#]8217;ın İran&[#]8217;la otomobil işini cumartesi günü Pusula ve Manşet&[#]8217;in dışındaki günlük gazetelerin yayınladığını hatırlatayım da belki bu Pusula için çıkarılan akçeli dedikodulara iyi bir cevap olur.


Tabi bu işler zihniyet meselesi.


İstediğiniz kadar Anayasa&[#]8217;da değişiklik yapın, istediğiniz kadar reform yapın, kanun yönetmelik çıkarın, zihniyet değişmedikten sonra neye yarar?!