Türkiye Cumhuriyeti ikinci yüzyılına giriyor.
Ulusal ölçekte görüyoruz ki,
Doğalgaz,
Petrol,
Ve TOGG gibi hamleler,
Ülkemizin kazanımları olarak dikkat çekiyor.
Eskiden,
Kayseri’de ürettiği uçakları toprağa gömülen,
Sınırının bir metre ötesinden petrol çıkan ama sınırında güya petrol olmayan,
Mavi vatanı olan ancak muktedir olamayan,
Bir Türkiye vardı.
Son dönemde yapılan atılımlar ile bunun önüne geçildi.
Ancak tabi emperyal güçlerin silahı biter mi?
Her dönem ülkemizin başına bela edilen,
‘Döviz kuru’ silahı tekrar ortaya çıkarıldı.
Bu ülke ne zaman atılım yapsa,
En son silah döviz kuru oluyor.
Neyse efendim!
Son dönemde,
Yerli ve milli otomobil çokça konuşuldu.
Önceki günlerde TOGG Zonguldak’a geldi.
Adeta Milli kahraman gibi karşılandı.
Vatandaşların heyecanla aracı görmeye gitmesine şahidim.
Ev kadınları bile,
Araç görmeye geldi.
Milli gurur meselesi.
Fakat üstten bakan zihniyet,
Yine geri durmadı.
Çaycuma Belediyesi,
Vatandaşı aşağılayan paylaşımlarda bulundu.
Ne dediler?
“Akıl tutulması, şuur yitimi böyle bir şey. Karabük'ten Bartın'a, Kilimli'den Kozlu'ya sirk maymunu gibi dolaştırılan bir araç ve etrafında adeta ona tapınan kalabalıklar. Bir secde edilmediği eksik. İçten içe büyüyen bir kompleksin, onulmaz bir eksiklik duygusunun, dünya insanlığı karşısında yaşadığımız geri kalmışlık korkusunun ürünü değilse, nedir bu görüntüler? Aziz Nesin'in 'Zübük' romanını bir kez daha okuma zamanı..."
Bu gayri milli cümleleri neden kurdular?
Türkiye Cumhuriyeti’ne bağlı bir belediye,
Türkiye Cumhuriyeti’nin bir kazanımından neden rahatsız olur?
Bir belediye,
Vatandaşları bu şekilde nasıl küçük görür?
Ayşe Teyzem,
Ahmet Amcam!
Monşerlerin seni küçük görmesine aldırma.
Zübük romanını okumasını tavsiye edenlere,
Sen de,
İstiklal Marşı’nın ilk kelimesini hatırlat.
Belki o zaman ‘Korkma’zlar.
* * * * * * * *
Seçimlere kaldı dört gün.
Herkes hazırlıklarını,
Saha çalışmalarını gerçekleştiriyor.
Tabi bu seçim çalışmalar,
İkiye ayrıldı.
Geleneksel saha ve Dijital saha.
Aday isimler,
Dijitale yöneldiler.
Organik etkileşim almaya çalıştılar.
Ama vatandaşlara pek geçmedi bu.
Bu yöntemi en çok kullanan isim CHP’nin 3. Sırası Doğa Şanlıoğlu.
Daha önce Zonguldak’ın sembol yerlerinden,
Şiir veya şarkı söyleyerek,
Kendilerine iletilmesini istemişti.
Şimdi yeni bir videosu düştü önüme.
Arkada deniz kıyısı olan bir yer var.
Zonguldak’ın neresi çözemedim.
Kuvvetle muhtemel Zonguldak değil.
Yalova’ya benzettim ben.
Neyse!
Şanlıoğlu videonun devamında,
Sırasıyla,
Deniz Yavuzyılmaz’a,
Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı’ya,
Ve Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık’a,
Neden millet ittifakına oy vereceklerini soruyor.
Cevap arıyor.
Neden sadece bu isimlere soruyor?
Şanlıoğlu Zonguldaklı’nın aklıyla alay ediyor.
Çektiği propaganda filmlerinde bile,
Arka planda Zonguldak ilk sırada yer almıyor.
Öte yandan,
Mesela,
Çetin Bozkurt’u CHP’li belediye başkanlarından saymamış.
Belki haberi bile yok CHP’li belediye olduğundan.
Demem o ki,
İş olsun diye,
İletişim biliminden uzak,
Propaganda ilminden uzak,
Videolar çekiyorsunuz.
Komik oluyorsunuz.
Şanlıoğlu özellikle gençlerle çalışmak istiyor.
Yakında videolarına, “40 yaş altı kardeşlerim” diye başlarsa,
Sakın şaşırmayın.
Emekli kentinde,
Hedef kitlesi bu Sayın Şanlıoğlu’nun.
* * * * * * * *
Zonguldak,
Yerli yabancı tartışmalarının en alevli olduğu şehirdir.
Ancak,
Son dönemde,
Bu biraz rafa kalktı.
Neden?
İthal adayların çoğunlukta olması,
Kent içindeki dinamikleri de bozdu.
Ben bunu biraz şuna benzetiyorum.
Eskiden Türkiye’de Kürt sorunu tartışılırdı.
Yıllardır tartışıldı.
Daha sonra ülkeye,
Suriyeliler dolduruldu.
Şak diye Kürt sorunu bitti.
Suriyelileri tartışmaya başladık.
Zonguldak’ta seçim atmosferinde böyle oldu.
Yerli-Doğu Karadenizli diye tartışırken,
Şak diye Artvinli, Kocaelili isimleri tartışmaya başladık.
Bizim Zonguldak’ta yaşadığımız,
Yerli-Yabancı tartışmalarının en güzel özeti,
Kahpe Bizans filminin müziğinde saklı.
Buyrun;
İki taraf halkı da
Aşkımızı onaylamaz
Farklı kültürden olmamız
Sevdamızı hiç bağlamaz
*
Söz dinlemez deli gönlüm
Aşktan yana çok asidir
Halklarımız kardeş ama
Problemler siyasidir
*
Doğu batı sentezinden
Kimseye zarar gelmez
Doğu batı sentezinden
Kimseye zarar gelmez
*
Duvak taksam gelin gelsem saraya
'Aristokrasi' hemen girer araya
Hakir görüp deler ki "Sen doğulusun"