“Çuvaldı, torbaydı, çantaydı” derken, bir baktık ki, kentin başına çorap örüldü.

“Çalışanlar adına sevinelim” derken, bir baktık ki, o çalışanların çalışamayacak duruma geldiğini gördük.

Torba Yasa ile maden işçilerine en az asgari ücretin iki katı ücret ödenmesi zorunluluğunun getirilmesi, yer altında haftalık çalışma süresinin 45 saatten 36 saate indirilmesi nedeniyle Zonguldak ekonomisinin omurgasında yer alan şirketler kara kara düşünüyor.

Kimisi, ocaklarını kapatma kararı aldı.

Kimisi, bir ara formül bulma derdinde.

Kimisi, sayıyı azaltarak da olsa devam etme derdinde.

Önceki gece itibariyle üretimi durdurup ocakları kilitlediğini belirten 22 özel maden şirketi sahibi dün toplantı yaptı.

[*] [*] [*]

Tonu 150 liraya satılan kömürün maliyetinin yeni yasayla 210 liraya çıkacağını savunan maden şirketi sahipleri, çözüm bulunmazsa 4 bin 200 işçinin işsiz kalacağını, “maden kenti” Zonguldak´ın da “balıkçı kasabası” olacağını söyledi.

[*] [*] [*]

Kendisi de maden şirketi sahibi olan Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Salih Demir, bin 74 lira olan bir işçinin maliyetinin yeni yasa ile 2 bin 214 liraya, usta işçi maliyetinin de 2 bin 200 liradan 3 bin 141 liraya çıktığını, işçilik maliyetlerinde yüzde 50´den fazla artış meydana geldiğini söyledi.

Demir, daha önce 140 lira olan bir ton kömürün üretim maliyetinin yeni yasa ile 210 liraya çıktığını da kaydetti.

Hiç bir maden sahibinin 150 liradan sattığı kömürü 210 liraya üretip, aradaki farkı cebinden ödeyemeyeceğini vurgulayan Demir, bugünkü kömür satış fiyatlarında üretimi sürdüremeyeceklerini söyledi.

[*] [*] [*]

Denildi ki açıklamada:

“Ancak bugünkü kömür satış fiyatlarında bunun mümkün olmadığı gerçek.

Yurt dışından gelen ithal kömürün ucuz olması, bizim kömürümüzün fiyatını da ucuzlatıyor.

Bugünkü kömür satış şartlarında ve yasanın getirdiği yeni maliyetlerle birlikte kömür üretmemiz mümkün değil.

Satamayacağımız kömürü üretip de stoklamanın anlamı yok.

Üretimi durdurduk.

Hukukçularımız çalışıyor.

İşçilerin çıkışını verme noktasına gelmek zorunda kalacağız.

4 bin 200´e yakın işçinin çıkışının verileceği gözüküyor.

Bu kesin değil, ama kesin olacak gibi de gözüküyor.

Haftaya Pazartesi gününe kadar ocaklarımızı ayakta tutmak için 3-5 kişi bekletiyoruz.

Pazartesi gününe kadar çözüm önerisi olursa, devam edeceğiz, olmazsa yine ocakları ayakta tutmak için 3-5 kişi çalıştıracağız, geri kalan işçileri işe çağırmayacağız."

[*] [*] [*]

Demir, devam ediyor:

"4 bin 200 civarında işçi Soma gibi yerlerde iş bulur.

Çünkü Soma´da formül başka...

Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ), kömürü ürettiriyor, parasını işçilik olarak ödüyor.

Oradaki firmaların kömür satma yetkisi yok.

Şimdi bu yasa ile gelen ek maliyetleri de TKİ bunlara ödemek zorunda.

İşçilerimiz oralarda çalışabilir.

Ama Zonguldak´tan 4 bin 500 işçi göç etmiş olur.

Başka şehirlerde Zonguldaklılar ilçeleri kurulur.

Zonguldak da balıkçı kasabasına döner."

Bu işçilerle birlikte gidecek olanları da hesaba katmak gerekir.

Çoluk-çocuk, topyekun göç yani…

[*] [*] [*]

Bir de önerisi var maden işletmecilerinin...

Asıl önemli olan da burası zaten.

Bu saatten sonra ne yapılabilirse artık…

Öneri şöyle:

“Özel sektör madenciliğinin, enerji üretiminin devam etmesi, rödevans ödemelerinin devam etmesi, devlete vergi ödemelerinin devam etmesi isteniyorsa, TKİ modeline göre devlet bizden kömürü satın alsın.

TTK, bir ton kömürü kaça mal ediyorsa, onun yarı fiyatına bizden alsın.

Biz de kömür üretimimizi 2 katına çıkaralım.

İşçi sayımızı 2 katına çıkaralım.

Vergiler, SGK primini iki katına çıkaralım.

Devlet, TTK´nın yer altındaki kömürü çıkarması için 640 milyon karma bütçeden veriyor.

Yeni yasa ve biz rödevans ödemediğimiz zaman TTK´nın zararı önümüzdeki yıl 750 milyona yaklaşacak.

Devlet, TTK´yı 750 milyon lira sübvanse ediyor.

Biz, ´bizi de sübvanse etsin´ demiyoruz.

Kömürü yarı fiyatına bizden alsın.

Saha sahipleri, işçiler rahat rahat çalışsın.

İşçimize asgari ücretin iki katını, hatta daha fazlasını veririz o zaman."

[*] [*] [*]

İşletmecilerin madenlere kilit vurma çıkışını blöf veya kar hırsı olarak değerlendirenler olacaktır.

Önemli olan siyasi iktidarın nasıl değerlendireceği…

Konuya ne kadar gerçekçi yaklaşacağız?

Görünen o ki, Zonguldak madenciliğinin bu yolla yeniden ele alınması gerekecek.

Çünkü ortada kabul etseniz de, etmeseniz de bir sorun var.

Zonguldak’ın son dönemde yaşadığı travmatik halini, alternatif imkanlarının olmayışını hesaba katarsak şehrin başına çuval geçirilmiş olacak.

[*] [*] [*]

Yaşanacak sıkıntıları milletvekillerine ve bakanlıklara raporlar halinde sunduklarını söyleyen Demir, şöyle devam etti:

“Sorunların hepsi, yöre milletvekillerine, bütün bakanlıklara raporlar halinde bildirildi.

Bizim Çatalağzı Termik Santrali’yle ilgili açıklamalarımız var.

Açıklamalarımız da hep ‘ÇATES, Zonguldak kömürü yakacaksa bu iş devam eder. Yakmayacak ise bu iş devam etmez’ dedik.

Şimdi Çatalağzı’nın karı da düşecek. Yine bir nebze sineye çekerdik.

Kömürü hem üreten, hem de yakan biz olsak, bu maliyetlerin bir kısmını yine sineye çekebilirdik.

Bugün gelinen noktada Çatalağzı Termik Santrali de yine bir başkasına geçecek ve o da “ne kadar ucuz kömür alabilirsem…’ derdine düşecek.”

[*] [*] [*]

Yasayla çalışana getirilen avantajların yanında işletmecilerin de korunması şart.

Yoksa o çalışanların ekmek kapıları tek tek gidecek.

İşte bu saatten sonra iş siyasette bitiyor.

İktidar partisi Milletvekilleri Köksal Toptan, Ercan Candan, Özcan Ulupınar ve muhalefet partili Milletvekilleri Mehmet Haberal ve Ali İhsan Köktürk’ün birlikte hareket ederek, partiler üstü çözüm arayışına girmeleri gerekiyor.

Hadi bıraktık muhalefet milletvekillerini…

İktidar milletvekillerinin bu çabayı göstermesi şart…

Diyeceksiniz ki:

“Allah aşkına Atilla, bu güne kadar neyi yaptılar ki, şimdi medet umuyorsun?”

Ne yapalım?

Başka kimsemiz yok!

Çıkmayan candan ümit kesilmez!

[*] [*] [*]

Talepler Ankara’ya doğru anlatılabilir mi?

Bunu zaman gösterecek.

Hadi, “anlatıldı” diyelim…

Kim dinleyecek?

Sayın Toptan, Sayın Candan, Sayın Ulupınar, düşün önümüze!

Elbet bu sorunun bir çözümü vardır!