5 Haziran Dünya Çevre Günüydü.


Her yıl olduğu gibi bu yılda bu özel günde yurt çapında birçok yerde çevrenin önemini anlatan nutuklar atıldı, duyarlılıktan ve korumacılıktan söz edildi, topluma çevre bilinci aşılamaya yönelik etkinlikler düzenlendi, mesajlar verildi.


Bir Çevre Günü&[#]8217;ne daha birçok çevre sorunuyla giren Bartın&[#]8217;da bu sene nutuk atılmadı çünkü kutlama programı hazırlanmadı.


Bartın&[#]8217;ın önünde çevre sorunu yaratma ihtimali yüksek olan bir termik santral meselesi bulunuyor.


Hema&[#]8217;nın Amasra B sahasının ihalesini aldığı 2005 yılından bu yana her 5 Haziran&[#]8217;a bu sorunla giren Bartın&[#]8217;da başka çevre sorunları da var.


Bunların başında Bartın ırmağı geliyor.


Özellikle yaz aylarında kirliliğin had safhaya çıktığı, kendini bilmez kişilerin çöplük olarak kullandığı, evsel atıklarla sanayi atıklarının da bırakıldığı yer olan ırmağımız biliyorsunuz her yıl geleneksel olarak meydana gelen balık ölümleriyle de ünlü.


Kentin içinden geçen burnumuzun dibindeki ırmağı gören yok.


Varsa bile yok denecek kadar az.


Çevreciler ve çevreci geçinenler için varsa da yoksa da termik santral.


Başka bir şey bildikleri yok.


Termik santral için bağırdıklarının onda birini ırmak için bağırsalardı belki de şimdiye kadar birçok proje uygulanırdı.


Irmak için de mücadele verilseydi belki bugün bu konuyu yoğunluklu bir şekilde konuşuyor olmazdık.


Dediğim gibi gözler santralden başka bir şey görmüyor.


Bakın bir süre önce bir gelişme oldu.


Türkiye Büyük Millet Meclisi Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu&[#]8217;nda, maden kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair bir kanun tasarısı kabul edildi.


Bizim çevrecilerin bu tasarıdan da haberleri yoktur.
Madencilik sektörü ile ilgili önemli düzenlemeleri içeren tasarıyla, Anayasa Mahkemesi&[#]8217;nce, Maden Kanunu´ndaki 7. maddenin iptal edilmesinin ardından ortaya çıkan yasal boşluğun giderilmesi amaçlanıyor.


Tasarıda, Anayasa Mahkemesi&[#]8217;nin iptal gerekçeleri göz önüne alınarak madencilik faaliyetleri ile ilgili alınması zorunlu izinler yeniden düzenleniyor.


Bu kapsamda, tesis, altyapı, geçici tesisler yeniden tanımlanıyor.
Düzenlemenin Bartın&[#]8217;ı ilgilendiren birçok bölümü var.


En önemli bölümü su ile ilgili.


Gelişmeyi Milliyet Yazarı Melih Aşık&[#]8217;tan dinleyelim:


&[#]8220;İçme ve kullanma suyu rezervuarının maksimum su seviyesinden itibaren 1000-2000 metre mesafe genişliğindeki şeritte maden arama ve işletme faaliyetine izin verilecek&[#]8221;


Bu, su havzaları kirlenecek anlamına geliyor.


Melih Aşık geçen hafta kaleme aldığı &[#]8220;Maden Vurgunu&[#]8221; başlıklı yazısında 5 maddeye dikkat çekmiş.


Sayın Aşık yazısının sonunda &[#]8220;tamamen yabancı tekellerin esenliği için hazırlanan bu tasarıya tüm siyasi kuruluşlar ve sivil toplum örgütlerinin dikkatini çekiyoruz&[#]8221; diyor


Bizimkilerin dikkatine.





Ticaret ve Sanayi Odası Yönetimi



2009 yılının Ocak ayında yapılan seçimlerde göreve gelen İsmail Toksöz başkanlığındaki Ticaret ve Sanayi Odası yönetimi 1,5 yılı geride bıraktı.


Çeşitli grupların bir araya gelmesi sonucu ortaya çıkan bugünkü yönetim bu süreye çok sayıda iş sığdırdı.


İlk zamanları ısınma devresi sayarsak durgun geçen oda özellikle son aylarda oldukça hareketli.


Bursa Ticaret ve Sanayi Odası ile imzalanan kardeş oda anlaşması yapılan önemli işlerden biri.


104 yıllık bir geçmişi bulunan odanın Bursa gibi büyük bir il ile yaptığı dışa açılım kayda değer bir gelişme.


Bursa&[#]8217;nın ticaret ve sanayideki konumunu göz önüne alırsak iki odanın işbirliğinden en çok ilimizin kârlı çıkacağını tahmin ediyorum.


Bursa ile Bartın&[#]8217;ın Ticaret ve Sanayi Odaları düzeyinde gelişen yakınlaşmasının sadece ticaret ve sanayiye değil sosyal hayat, kültür, siyaset, spor, üniversitelerarası işbirliği gibi alanlara da yansıyacağını ve buralarda da gelişmelere sebep olacağını düşünüyorum.


Bartın-Bursa yakınlaşması beraberinde küresel ilkeler sözleşmesini getirdi.


İki oda arasındaki bu sözleşme kısa bir süre önce Bursa&[#]8217;da yapılan 2. Uludağ Ekonomi Zirvesi&[#]8217;nde imzalandı.


4 başlık altında 10 temel evrensel ilkeden oluşan sözleşme iki oda arasında kardeşlik protokolü ile başlayan ilişkilere yeni bir halka ekledi.


Bankalarla yapılan kredi anlaşmaları, bakanlıklarda yapılan görüşmeler sonucu çözülen sorunlar, teşvik yasası, ithalat ve ihracat başta olmak üzere birçok konuda seminer, eğitim yardımları, Organize Sanayi Bölgesi&[#]8217;nde sanayicilerle düzenlenen toplantılar da bu sürede yapılan bazı işler arasında bulunuyor.


Meclis toplantılarının basına açık yapılması ve gazetecilere bunun için davetiye çıkarılması da Toksöz yönetimindeki TSO&[#]8217;nun artıları arasında yer alıyor.


Bazı kurum ve kuruluşların kapılarını basına kapattıkları bir ortamda bu şekilde şeffaflığın en güzel örneklerinden birini veriyorlar.


Bunun için kendilerini özellikle tebrik ediyoruz.


Milli Eğitim Müdürlüğü ile ortaklaşa yapılan organizasyonla düzenlenen Mesleki Teknik Eğitim Fuarı da TSO&[#]8217;nun önemli bir aktivitesi.


İş adamı Zeynel Özsoy&[#]8217;un ifadesiyle 104 yıllık odanın tarihinde ilk kez bir ilçede (Ulus ilçesinde) toplantı düzenlenmesi ve ilçe toplantılarının devam edecek olması da kayda değer bir çalışma olarak notlarımız arasında.


İş adamlarıyla fuar gezileri cabası.


TSO bu arada kalite denetiminden de başarıyla geçti.


Toksöz ve arkadaşları daha çok şey yapmışlardır.


Bizim tespit edebildiklerimiz ve basında yansıyan gelişmeler böyle.


Şahsen ben Sayın Toksöz&[#]8217;den bu kadar başarılı bir yönetim beklemiyordum.


TSO&[#]8217;nu yapısı malum.


Birleşmiş Milletler gibi.


Her düşünceden insan var.


Bu kadar karmaşık bir yapıda, farklı fikir ve dünya görüşlerine sahip birçok üyenin bulunduğu bir ortamda kendisine yapılan türlü ayak oyunlarına rağmen odayı çok güzel idare ediyor.


Ortaya çıkan görüntü; Yönetim Kurulu ve Meclis Üyelerinin (birkaçı hariç) kişisel görüşleri ve hesapları bir kenara bırakıp Bartın menfaatlerinde birleşebildiklerini gösteriyor.


Termik santral, kömür üretimi ve Hema konusunda aceleyle yaptığı değişik söylem ve çıkışları saymazsak Toksöz&[#]8217;ün performansı da oldukça iyi.


Maşallah her etkinliğe katılıyor, her faaliyetle görünüyor.


Önce Başkan Yardımcısı Hüseyin Akmaz&[#]8217;la beraber güzel bir ikili sonra yönetimdeki arkadaşları ile birlikte uyumlu bir ekip görüntüsü veriyorlar.


Gördüğümüz kadarıyla aynı uyum Meclis Başkanı Halil Çelen&[#]8217;le de yaşanıyor.


Toksöz yılların tüccarı. Akmaz ve Çelen de öyle.


Gençlerle takviyeli yönetim odayı giderek daha aktif ve etkili hale getiriyor.


Toksöz ve arkadaşları ticaretteki başarılarını Ticaret ve Sanayi Odası yönetiminde de gösteriyorlar.


TSO Bartın&[#]8217;ın en büyük sivil toplum kuruluşu.


Ne kadar aktif, güçlü, etkili olursa Bartın&[#]8217;ın o kadar çok sorunu çözülür.