Dr. Dilek Didem Ayyıldız, geçtiğimiz günlerde bir grup kadınla birlikte Kozlu’da 8 maden işçisinin yaşamını yitirdiği maden ocağına indi.


Orasını gördü.


Havasını soludu.


Yaşananları anlamaya çalıştı.


Dilek Hanım, son dönemde dikkat çeken bir isim.


Her şeyden önce anne…


Henüz 2 yaşında dünya güzeli ikizlere sahip bir anne.


Farklı bir Vali eşi…


Gönüllü bir bürokrat eşi…


Kentteki yönetici pozisyonundaki kadınlarla sık sık buluşuyor.


Ev kadınlarıyla konuşuyor.


Yardımlaşıyor.


Onları dinliyor.


Kenti görmeye çalışıyor.


Sorunlarını anlamaya çalışıyor.


İnsanlara yardımcı olmaya çalışıyor.


Özellikle sağlık ve sosyal yardımlaşma konularında çok duyarlı.


Mesela, Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi’nin (KETEM) çalışmaları ile “Gönül Elçileri Projesi”ne tam destek veriyor.


Toplantılarına katılıyor.


Çalışanlara moral veriyor.


Hastalara moral veriyor.


Onları yüreklendiriyor.


Dinliyor.


Anlamaya çalışıyor.


Toplumsal yararı olan bir çalışma varsa, destek vermekten geri kalmıyor.


Onlara katılıyor.


Gönüldaş oluyor.


Bürokratik süreçlerin yanında gönüllü hareketlerinin önemine sahip çıkıyor.


Bu yönde çaba göstermek isteyenlere örnek oluyor.


Yüzünü asmıyor.


Gülüyor.


Gönlünün kapılarını açıyor.


Güven veriyor.


Destek veriyor.


En önemlisi de, her kesimle görüşüyor.


İnsanları, “sucudur, bucudur” diye ayırmıyor.


Dernekleri, örgütleri, partileri inançlarına, yaşantılarına göre ayırmıyor.


İnsanları küçümsemiyor, hor görmüyor.


Küçücük vakitlerinde bile dedikodu yapmayı değil, topluma yararlı görüşmeler yapmayı tercih ediyor.


Sosyal sorumluluk duygusunun, projelerinin geliştirilmesi ve sahiplenilmesi adına ortaya koyduğu çabalara teşekkür ediyoruz.


Görüyoruz ki, iyi niyetli çabaları, uzlaşmacı, paylaşmacı ve mütevazı yönüyle herkese örnek oluyor.


Başta da paylaştığımız gibi.


Görevi dışında kalan zamanının tamamını minik kızlarına ayırabilirdi.


Ve hiç kimse bir şey diyemezdi.


Dilek Hanım, ikizlerine ayırması gereken zamandan çalıp, Zonguldak’ın, Zonguldak’taki kadınların, öksüz ve yetim çocukların sorunlarıyla uğraşıyor.


Bu kolay bir şey değil.


Herkese örnek oluyor.


Kendisini yürekten kutluyor ve çabaları için teşekkür ediyoruz.



Kıskandık!



Doğan Haber Ajansı’ndan (DHA) arkadaşlarımız Durmuş Sevindik ve Gürkay Gündoğan, dün önemli bir habere imza attılar.


Tam da kaçak ocakların, hukuki, sosyal ve ekonomik taraflarının gündemde olduğu, ancak sorunun çözümü yönünde bir adım atılamadığı dönemde, o kaçak ocaklarda olup bitenlere tanıklık ettiler.


Bin bir zahmetle, sürüne sürüne o kaçak ocaklardan birine girip 3 çocuk annesi P.D. ile orada konuştular.


Kaçak ocaklarda çalışmak zorunda olduklarını anlatan anne P.D., kendi dünyalarını anlattı.


Haber ve fotoğraflar, yaşanan trajediyi sergilemesi ve gerçeklerin görülmesi bakımından son derece önemliydi.


Doğrusunu söylemek gerekirse, o fotoğraflara bakıp arkadaşlarımızı kıskandık.


Hem de çok…


Durmuş Sevindik ve Gürkan Gündoğan’ı kutluyor, bu fotoğraf ve haberlerinin sorunun çözümünde katkı sağlamasını umuyoruz.



Küçükali’den Salih Demir’e teşekkür…



Zonguldak Bakkallar ve Tekel Bayileri Odası Başkanı Şükür Küçükali, Zonguldak Kömürspor Başkanı Salih Demir’e teşekkür etti.


Nedeni ise, geçtiğimiz Salı günü oynanan Zonguldak Kömürspor-Akyurt Belediyespor maçına katılım sayısının yüksek olması ve bu yolla küçük esnafa sağladığı katkı.


Diyor ki Küçükali:


“Salih Bey, takımı liderliğe taşıyınca, seyirci sayısı da arttı.


Maça 5 bin kişinin gelmesi; lokantacıya, köfteciye, otobüsçüye, dolayısıyla küçük esnafa katkı demek.


Takım iyi durumda olmasaydı, bu seyirci gelmezdi.


İnşallah bir üst lige çıkar ve bu seyirci sayısı 10 binlere çıkar.


Kendisine teşekkür ediyoruz.”


Küçükali’yi anlıyoruz, anlamasına da, esnaf bu kentin takımına ne zaman sahip çıkacak?



Siyasetçiler sınıfta kalıyor!



Hep söylüyoruz.


Yerelde siyaset güzeldir.


Ancak içini doldurmak gerekir.


Yerel siyasetçiler, Zonguldak’ın gerçek sorunlarından bihaber yaşıyor.


Ya korkuyorlar, ya da formalitelerle idare ediyorlar.


Esaslı konuları dile getirmekten acizler.


Eleştirilerin yanında çözüm önerisi sunmaktan acizler.


Bu yaptıklarını siyaset sanıyorlar.


Oysa, teneke ile siyasetçi arasında bir fark olmalı!