Benim gibi hareketli, tez canlı bir insanın sırt üstü yatakta yatarak, hiç kalkmadan bu vakti geçirirken sıkılmaması mümkün değil. İster istemez, oradaki 20 hastanın enteresan hareketlerine, konuşmalarına tanık oluyorum.
HEMŞİRELER ÇOK SABIRLI
Diyaliz servisinde geçen zamanlarımda hemşire hanımların hastaların kaprisleri karşısında bu kadar sabırlı olmalarına şaşırıyorum. Ben orada vaktimi gazete- kitap okuyarak geçirmeye çalışıyorum. O arada da, konuşmalara kulak misafiri oluyorum.
Bir kere, köylerden gelen hastaların konuştuklarını çok zor anlıyorum. Hemşire hanımlar alışmış, hepsini anlıyor. Hepsi yarım doktor olmuşlar. Hastaların dertlerine hemen çözüm buluyorlar.
Tabii ki, diyaliz servisinde her kesimden, çeşit çeşit insan var.
Bazen edep dışı bağıran hastalar da oluyor. Yaşlı bir Hacı kadın, uluorta ana- avrat küfür ediyor.
Yine erkek hastalardan biri de, utanmadan görevlilere küfrediyor.
Başka bir hasta, arada bir türkü söylüyor.
Koyu esmer olan, 150 kilo gelen bir hasta çok sık aralıklarla su istiyor. Ve hep şikâyet ediyor, yüksek sesle söyleniyor. Sigara tiryakisi olduğu için &[#]8220;Beni erken çıkarın&[#]8221; diye hep ısrar ediyor.
Küfreden yaşlı Hacı hanıma ziyaretçi olarak gelen kızı, küfür etmemesi için, bildiğimiz namaz surelerini annesine ezbere okutuyor ve küfürü unutturuyor.
TEMİZLİK ÇOK ÖNEMLİ
Ayrıca, hemşire olmayan, servisin temizlik gibi birçok hizmetini gören erkek ve kadın personel büyük bir titizlikle servisi temizliyor. Her hasta yatağını terk ettikten sonra, yeni girecek hasta için tüm takımları değiştirip, yatağı yeniden tertemiz hazırlıyor. Hastaları girip &[#]8211; çıkışlarına yardımcı oluyorlar. Bunlardan biri; Bilal isimli, fanatik cimbomlu. Fenerliler ona çok takılıyor. Gerek hemşireler, gerek bu personel arasında tam bir uyumlu ekip çalışması var.
NURİ DİYE BİRİ
Erkek görevliler içinde Nuri isminde 40 yaşlarında, neşeli, köylüce konuşmasıyla arkadaşlarının da konuşmalarını bozan biri var.
Örneğin: &[#]8220;Bubasına benziy- eccük gel, bi şey deycem- goccaman- nasüpsüz bi şey olmayaa- Ne deya? &[#]8211; çay içmeyoz mu? &[#]8211; Gonuşuya &[#]8211; görüşemeyok &[#]8211; Biliya &[#]8211; lay ba bak- hadi bakam gayri &[#]8211; saa da mı götürüverem? &[#]8211; Boyna daşıyom &[#]8211; yastuk goyam mı?&[#]8211; Eylenme - gıvrak götü &[#]8211;&[#]8221;
Aklımda kalanlar bunlar.
HASTALARA YAKIN İLGİ
Diyaliz ünitesinde görevli iki genç, güzel bayan doktor, her hasta ile tek tek ilgileniyorlar. Ender olsa da, doktoruna doktorluk öğreten hasta da oluyor. Ayrıca, uzman Doktor Gürsel Yıldız, iç hastalıkları ve nefroloji uzmanı olan, her şeye aklı eren, benim &[#]8220;Lokman hekim&[#]8221; veya &[#]8220;Profesör&[#]8221; dediğim, yakışıklı bir doktor bey var. Serviste vizite geldiğinde, her hastanın derdine bir ilaç ismi vererek, neler yapılması gerektiğini anlatarak, şıppadak bir çare buluyor.
Allah devlete zeval vermesin: Beycuma&[#]8217;dan, Işıkveren&[#]8217;e kadarki bölgeden, diyaliz hastalarını toplayıp hastaneye getiren, sonra tekrar evlerine bırakan çok güzel servis minibüsleri hizmette. Karda kışta hastaları taşıyorlar.
Sabah yatan hastalara kahvaltılık ve çay verilmekte. Öğlen gelenlere büyük bir köfteli veya tavuklu sandviç ya da iki adet büyük, peynirli poğaça, yanında da meyve ve ayran verilmekte.
Bir öğlen yemek dağıtılırken, hastanın biri görevliyi &[#]8220;Yetti gayri, hep aynı yemekler, hep aynı yemekler. Kim bunu hazırlıyorsa, bıktığımızı ona söyleyin&[#]8221; diye azarladı.
Benim tepem attı. &[#]8220;Arkadaş, devlet sana doyurasıya azık veriyor. Sen buna nankörlük yapıyorsun. Evinde her gün böyle değişik yemek yiyor musun? Sana pirzola- bonfile mi getirecekler? Günaha giriyorsun,&[#]8221; diye seslendim. Hiç cevap veremedi.
TV SEYRET, KİTAP OKU&[#]8230;
Her hastanın ayak ucunda televizyon da var, televizyonun kumandası ve kulaklıkları da var. İsteyen yanındakileri rahatsız etmeden seyredebiliyor. Ben televizyonu hiç açmıyorum.
Bereket ki, okumayı çok seviyorum. Gözlerim dayanabildiği kadar, sürekli okuyorum. Sık sık tansiyonumu ölçmeye gelen, birbirinden güzel hemşire hanımlara takılıyorum. Yaşlı bir dede olduğum için anlayışla karşılıyorlar ve tebessüm ediyorlar.
Diyaliz ünitesinde her gün iki dönem tedavi süresi var. Hastaların bir kısmı sabah sekizde gelip, makinelere bağlanıyor, tedavi süresi bitince, öğlen birde çıkıyor. Bir kısmı da öğlen gelip akşam beşte çıkıyor. Ben öğlenci gruptayım. Kim bilir benim olmadığım sabah grubunda neler oluyordur?
[*][*][*]
Yaşamımdan bir kesit sundum sizlere&[#]8230; Herkesin derdi kendine. Allah kimseye dert verip de derman aratmasın.
Kanuni Sultan Süleyman&[#]8217;ın söylediği gibi:
&[#]8220;Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi,
Olmaya devlet, cihanda bir nefes sıhhat gibi&[#]8230;&[#]8221;
Sabahları( seher vakti) kuşlar ötmeye başladı, duyuyor musunuz?
Hepinizin sağlıkta ve huzurda olmanızı dua ederim.
([*])Diyaliz: Böbrek yetmezliği olan kişilerde, vücutta biriken fazla sıvı veya atık maddelerin temizlenmesi işlemi.