Bir yıl yoğun tempolu geçti.
Bizim ailenin en çok koşturan ismi imtiyaz sahibi Ali Rıza Tığ oldu.
Patron olunca böyle oluyor.
Hem Zonguldak hem Bartın
En çok yorulan da o oldu.
Hepimiz görevlerimiz gereği gazeteye, hayatımıza ve işlerimize yön vermeye çalıştık.
Kimi zaman eksik, kimi zaman fazla.
Ama yaşadıklarımızdan olumlu sonuçlar çıkarma çabamız her zaman sürdü.
Olaylara tek taraflı bakma, tek taraflı yorumlama alışkanlıklarına inat daha geniş bir bakış açısıyla bakmaya çalıştık.
Daha sorumlu, daha akılcı davranma yolunda adımlar attığımız bir yılı geride bıraktık.
Deneyim kazandık.
Bu çabamızı da yayınlarımıza yansıtmaya çalıştık.
Karşılığını da gördük.
Bu süreçte emeği geçen tüm arkadaşlarımıza, okurlarımıza, dostlarımıza, meslektaşlarımıza teşekkür ediyor, yeni yıllarını kutluyoruz.
Yeni yıllarının daha güzel geçmesini diliyoruz.
Ama önce sağlık.
Bayramların ikinci gününde sıkılmaya başlayan biri olarak böyle dönüm günlerine pek alışamayanlardanım.
Kimi zaman usulden, kimi zaman mecburen katlananlardanım
Çoluk çocuk olmadığından mıdır nedir?
2010 yılına girerken en büyük dileklerimden biri bekarlığıma nokta koymaktı.
Ancak hem dostların, hem siyasilerin yıllardır süren yoğun baskısı sökmedi.
Daha düzenli bir hayat, daha disiplinli bir hayat hepimizin en büyük arzusu.
Ancak bazen nedenler gerekir.
Sorular, beklentiler, yanıtını bulduğunda bazı şeyler kendiliğinden yoluna girer.
Zamanı gelmeyince isteseniz de bazı şeyleri olduramazsınız.
Bu yüzden beklemek en doğrusuydu.
Doğrusu değdi.
Şans hiç beklenmedik bir zamanda yüzüme güldü.
Pekçok konuda ilkleri yaşadığım 2010 yılında gönlümün kadınını buldum.
Nasıl oldu, nasıl gelişti gün geldiğinde yazarım.
Şimdi 2011&[#]8217;e daha farklı bakıyorum.
Beklentilerim çok daha farklı.
Çok daha huzurlu, çok daha umutlu bir dönem benim için.
Yeni öğretilerin yoğunluğu içinde sorumluluklarımın daha fazla arttığı bir dönem.
Şimdi tüm büyüklerimizin ve dostlarımızın tanıklığında buluşmanın heyecanıyla düğün gününü bekliyoruz.
2011 yılında herkesin kendi mutluluğunu yakalama ve onu değerlendirme şansı bulması dileğiyle.
Herkesin kendisini daha fazla sorgulayabildiği bir yıl geçirmesi dileğiyle.
Dilemekle de her şey olmuyor.
Biraz çalışmak lazım!
2011&[#]8217;de ne değişecek?
Soru şu?
Zonguldak 2010 yılında neler bekliyordu?
Zonguldaklılar neler istiyordu?
Bir yıl geride kaldı.
Şimdi ne değişti?
Her zaman olduğu gibi beklediğini bulamadı.
Acıları oldu.
Sevinçleri oldu.
Halkın refahı, işsizlerin istihdamı ve hizmet alanında beklentilerin tatmin edici şekilde gerçekleşmediği bir yıl oldu.
2011&[#]8217;de ne olur, ne değişir?
Valla Zonguldak bu kafayla hareket ettiği sürece, özeleştiri yapmadığı sürece, gerçekçi bakmadığı sürece ve Zonguldak bürokrasisi bu kadar hantal olduğu sürece, herke işini daha iyi yapmak için çaba sarf etmediği sürece pek bir şey değişmez.
Genel seçimler olur, siyasiler değişir.
Mantık aynı mantıksa değişen bir şey olmaz.
Bu yüzden fazla bir beklentiniz olmasın.
Ülkede aç insanların sayısı artıyor.
Çadırda, barakalarda yaşayanların sayısı artıyor.
Çikolata,çerez bulamayan çocukların sayısı artıyor.
Büyük şehirler tam bir kangren durumunda.
Zonguldak ölçeğinde bakarsak bizde de durum pek farklı değil.
Ancak örnek sayısı daha az.
Bizdekiler kolay görülebilir ve kolay ulaşılabilir durumdalar.
Yani gözümüzün önünde.
Yılbaşı tantanasının tüm curcunayla devam ettiği dakikalarda bu insanların durumunu unutmamak gerekiyor.
Herkesin çevresinde mutlaka bu durumda olan pek çok kişi vardır.
Maden yeni yılı öyle yada böyle kutluyoruz.
Mazeret üretmeden biraz paylaşımcı olmaya ne dersiniz?
Yeni yıla paylaşmanın verdiği mutlulukla girebilenler daha şanslı olsun!