Geçtiğimiz günlerde,
Bir tespit dinledim.
Gerçekten,
Çok doğru bir tespit.
Kısaca özeti şöyle,
Türkiye’de devrimciler sağcıdır.
Bunu çok doğru buluyorum.
Sağ siyasetçiler,
Kapitalist sistemleri her zaman geliştirmiştir.
Yollar,
Barajlar,
Yeni binalar,
Köprüler…
Hepsini toplumsal hareketliliğin artması için yaptılar.
Yani bir eser siyaseti ve altındaki gerçek.
Solun ise böyle dertleri yok.
Sol,
Bir köylünün frak giymesiyle,
Daha çok ilgileniyor.
Entelektüel seviyesi düşük birinin,
Baleye gitmesi,
Sol cenahı,
Yol veya köprü yapılmasından daha çok memnun ediyor.
Haliyle,
Sol cenah toplumsal hareketliliği pek desteklemiyor.
Toplumsal hareketlilik ile,
Yeni figürlerin ortaya çıkmasından daha rahatsızlar.
Sağ cenahta eğitim seviyesi düşük veya ailesi elit olmayan biri,
Bir yerlere gelebiliyor.
Ama sol cenahta böyle değil.
En basitinden,
Zonguldak Belediyesi’ne alınan,
58 işçiyi göz önüne alalım.
Gerçekten kaç tane ihtiyaç sahibi var?
Gariban diyebileceğimiz kaç kişi işe alındı?
Belediyenin sağladığı ekonomik refah,
Solun kendi çevresinde kullanıldı.
Yani yeni figürler ortaya çıkmasın diye,
Seçkin ve var olan elit tabakaya yatırım yapıldı.
Halk çocukları ortaya çıkıp, ‘Ben buradayım’ diyemedi.
Ama,
İsminde ‘Halk’ geçen parti,
Elit ve seçkinleri kalkındırmayı sürdürdü.
Yollar,
Barajlar,
Köprüler demiştik ya!
Solun romantik fantezilerinden ziyade,
Sağda realist ve fiziki eylemler görüyoruz.
En basit örneği Ömer Selim Alan dönemi.
Yeni Sahil düzenlemesi,
Fevkani Köprüsünün yıkımı ve yol ağı,
Uzunmehmet Cami,
Elmas Park…
Fiziki değişimin en net olduğu dönem.
Tahsin Erdem dönemine bakalım.
Fiziki değişim ne var?
Her şey soyut söylemler üzerine.
Erdemli olacağız!
Tasarruf yapacağız!
Halkçıyız vesaire!
Hep soyut ve romantik söylemler üzerinden,
Zonguldaklının algısını,
Ameliyat masasına yatırıp,
Anestezi ile uyuşturuyorlar.
Ve söyledikleri bu romantik söylemlerin,
Tam tersini yapıyorlar.
Günün sonunda,
Zonguldak’ta,
Muhafazakar denen siyasetçiler,
Fiziki devrimin dik alasını yaparken,
Devrimci denen kişiler ise,
Taş yerinden oynamasın diyerek,
Değişimin önünü tıkayarak,
Muhafazakarlığın en net örneğini veriyorlar.
Devrimci Ömer’den,
Muhafazakar Tahsin’e!
*    *    *    *    *    *    *    *    *
Zonguldak’ta,
Halk ekmek açılışı,
Büyük coşkuyla yapıldı.
Somun ekmek Zonguldak’ta yeni icat oldu sanki.
Fotoğraflara,
Videolara göz attım.
Yahu CHP Kadın Kolları,
Üçer beşer ekmek alıyor.
CHP’lilerden,
Vatandaşa ekmek kalmayacak.
Halk Ekmek değil de,
Cumhuriyet Halk Partisi Ekmeği gibi bir konsept.
Tahsin Başkan beyaz önlüğü giymiş.
First Ladymiz de önlük giymiş.
Ekmek dağıttılar.
Kent Lokantası’nda da yemek dağıtmışlardı.
Başkanımız açılış yapıyor anladık.
Her açılışta eşi de yanında.
Ben daha önce benzer bir örnek görmemiştim.
Önceki başkanlarda.
Sağ olsun Başkan şimdi de kreş açacağım demiş!
Oranın açılışı,
Karı koca nasıl yapacaklar acaba?
Sanırım,
Önlüklerini giyerek,
Kreşteki iki  çocuğu,
Ayaklarında sallayarak,
Kreş açılışı şovunu sahneye koyacaklar.
Sahi başkanın bir de,
İstihdam ofisleri projesi vardı.
Onun açılışını nasıl yaparlar acaba?
Sadece CHP’lilerin çocuklarını işe alarak mı?