Bugün gazetemizde Aslı Yalcı arkadaşımızın Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine dayanarak hazırladığı haberi ilgiyle ve dikkatle okumanızı istiyorum.
Ve elbette düşünmenizi&[#]8230;
Sevgili politikacılarımızın Zonguldak&[#]8217;ı getirdiği durumu çok net biçimde göreceksiniz, bu rakamlardan.
Sadece &[#]8220;Bartın ve Karabük ayrıldı&[#]8221; diye küçülmedi Zonguldak.
Türkiye genelinde tam tamına 235 bin 25 Zonguldaklı daha yaşıyor.
Alın bu nüfusu, koyun Zonguldak nüfusunun üstüne&[#]8230;
Çok rahat bir şekilde büyükşehir belediyesi çıkıyor ortaya.
Çünkü 750 bin nüfus yetiyor bunun için.
Bizim fazlamız oluyor.
Hep düşünmüşümdür.
&[#]8220;Devlet neden küçültüyor Zonguldak&[#]8217;ı?&[#]8221; diye&[#]8230;
Sadece bizim politikacıların kabahati yok elbette.
&[#]8220;Turgut ocağa, Semra kucağa&[#]8221; sloganının bu küçülmede etkisi olabilir mi?
Hani Şemsi Denizer öncülüğünde sokaklara inen, Ankara yollarına düşen maden işçilerinin meşhur sloganı vardı ya.
Devletin hafızası acaba bu sloganı hala unutmadı mı?
Bu yüzden mi &[#]8220;kucağa&[#]8221; aldı Zonguldak&[#]8217;ı?
Madenlerin küçültülmesi, termik santrallerin çoğaltılması bizi yavaş yavaş öldürme planının bir parçası olabilir mi?
Zonguldak&[#]8217;ta görev yapan Vali İsmet Metin&[#]8217;le 4,5 yıl kavga etmiştim.
Gitmeden altı ay önce barışmıştım.
Konakta sohbet ediyorduk.
&[#]8220;Sen şimdi beni &[#]8216;gidiyor&[#]8217; diye seviniyor olabilirsin. Ama unutma devletin hafızası vardır. İsmet Metin gidince iş bitmez&[#]8221; demişti.
Bu devletin ne biçim bir hafızası var!
Ben şaşıyorum, o şaşmıyor!
Kıssadan Hisse: Uyaran rüya&[#]8230;
Garibanın biri, çevresinde cimriliği, eli sıkılığı ile tanınan birinden kalabalık bir yerde bir kase yoğurt parası istedi. "Çok canım istiyor" dedi. Bu garibana &[#]8220;yarı ermiş&[#]8221; biri diye bakılıyordu. Cimri adam, garibanı tersledi. Yine istedi. Cimri yine yanından uzaklaştırdı. Orada bulunanlardan birkaç kişi, bu yoksula para vermeye, yardım etmeye kalkıştı. Hiç birinden kabul etmedi. Eli sıkı adama gidip bir defa daha sırnaştı. Adam da, "Al şunu da defol!" der gibi, önüne birkaç lira atıverdi.
Bu olaydan kısa bir zaman sonra cimri adam, bir gece rüyasında kendisini cennette gördü. Her yanda, dünyada görmediği güzelliklerden oluşan bir manzara gözlerini kamaştırıyordu. Bu arada acıktığını hissetti. Kendisine hemen bir tabak yoğurt ikram edildi. Adam bir tabak yoğurtla doymadı, "Burada yoğurttan başka bir şey yok mu, bari bir-iki dilim de ekmek verseydiniz?" dedi. Kendisi ne şöyle söylendi:
"Sen birkaç gün önce buraya yalnızca yoğurt göndermiştin. O önüne çıktı. Eğer başka şeyler de gönderseydin, onlar da seni karşılar, sana ikram edilirdi."
Bu rüyadan sonra adam cimrilikten, pintilikten tümüyle sıyrıldı. Eli açık, yediren-içiren, gerektiği zaman kesenin ağzını kolayca açan biri oldu. (Alıntıdır)
Günün Fıkrası: Kadınlara karşı zafer!
Adam, kitapevinden içeri girdi, tezgâhta duran gence sordu:
&[#]8220;Sizde &[#]8216;Kadınlara Karşı Zafer Kazanan Erkek&[#]8217; romanı var mı?&[#]8221;
Tezgâhtar, eliyle az ötesini işaret etti:
&[#]8220;Var efendim, orada, masal kitapları bölümünde bulabilirsiniz.&[#]8221;
Günün Sözü:
Sanmasınlar yıkıldık. Sanmasınlar çöktük. Bir başka bahar için sadece yaprak döktük.
Hz. Mevlana