Şehrimizde Türkçe üzerine söz sahibi olan &[#]8220;Üstad&[#]8221; Namık Aşçı&[#]8217;nın eline su dökemem. Fakat, önceki yazılarımın beni sürüklediği Türkçe&[#]8217;nin esintilerini, hatıralarımı bugünkü yazımda sizlerle paylaşmak istedim:
Rahmetli babam, benim yaramazlığımdan yıldığı için, beni yatılı daimi talebe olarak Galatasaray Lisesinin Ortaköy&[#]8217;deki İlkokulu kısmına, binbir zorlukları aşarak kayıt ettirdi.
Ortaköydeki okulda, 4 ve 5. sınıfları (iki sene) okudum. Beyoğlu&[#]8217;ndaki lisede 3 sene okudum. Sonra babamın işleri ve sağlığı bozulunca, okuldan ayrıldım ve dükkanda çalışmaya başladım.
Bu beş senelik Mekteb-i Sultani&[#]8217;deki tahsilim, beni yaşıma göre çok olgunlaştırdı.
Okul yıllarımda, Türkçe derslerimize tanınmış eğitimciler geliyordu. Bazı hocalarımız şunlardı:
Ercüment Ekrem Talu, Esat Mahmut Karakurt, Nihat Sami Banarlı&[#]8230;
Ercüment Ekrem Talu, halkın düzeyine inerek, Meşhed-i Aslan Peşinde gibi, gır gır kitaplar yazardı. Ayrıca, liselerde okutulan ders kitapları da vardı. Orta boylu, babacan tavırlı, yaşlıca bir adamdı.
Esat Mahmut Karakurt, aşk romanları yazardı. İri yarı, esmer, kalın kaşlı, sert tabiatlı biriydi.
Nihat Sami Banarlı, Türk Dil ve Tarih Kurumu üyesi idi. Gramer kitapları da yazardı.
HOCALARIMIZI ÇOK KIZDIRIRDIK
Seçmece, cin çocukların oluşturduğu sınıflardaki öğrenciler, bu hocaları ti&[#]8217;ye alacak hatalarını bulurlardı.
Esat Mahmut Karakurt&[#]8217;un romanından; &[#]8220;Saat biri vurdu: dan dan dan&[#]8230; Betty, çam ağaçlarının geniş yaprakları altında kendinden geçmişti.&[#]8221; cümlelerini tahtaya yazar, onu kızdırırdık. O da cetvelle bir birine, bir diğerine, avuçlarımıza vururdu.
Ercüment Bey&[#]8217;in dersinden önce de, &[#]8220;Meşhed-i aslanın boynuzlarından tuttu, yere yıktı.&[#]8221; diye yazar, tahtaya boynuzlu aslan resmi yapardık..Çok kızar, bizi hemen yazılı yapardı.
Nihat Sami Banarlı hocamı da, bir dersinde çok kızdırdım.
Türkçenin en kolay konuşulan lehçesinin İstanbul lehçesi olduğunu söyledi. Türkçe dersinde vasat bir öğrenci olan ben, parmağımı kaldırdım: &[#]8220;Yanlışınız var hocam, bizim yöremizde kullandığımız lehçe hem kolay, hem de basittir,&[#]8221; dedim. Şaşırdı. &[#]8220;Tahtaya gel bakalım, ukala hazretleri&[#]8221; dedi. &[#]8220;İspat edemezsen, sıfırı basacağım.&[#]8221;
SİZ &[#]8220;İBRİK&[#]8221; DERSİNİZ, BİZ &[#]8220;İBRÜK&[#]8221;
Ben gitmek fiilinden başladım. &[#]8220;size göre, geliyorum, geliyorsun, geliyor. Bize göre, geliyom, geliyon, geliyo..
Siz ibrik dersiniz, biz ibrük..
Alıyorum, alıyorsun, alıyor..Bizde de alıyom, alyon, alyo..&[#]8221;
dememle birlikte, Nihat bey sinirden kıpkırmızı kesildi, &[#]8220;defol, otur yerine dedi&[#]8221;. Ama not atmadı.
İleri düzeyde eğitim gördüğümüze inandığımız sistemin , padişah dönemlerinin eğitim zenginliğinin yanında, çok fakir kaldığını sonradan anladım.
Allahınızı severseniz, Mustafa Kemal Paşa&[#]8217;nın, İsmet Paşanın ve arkadaşlarının hitabetlerine ve kullandıkları Türkçelerine bakınız.
Şimdiki generallerin konuşmaları onların yanında, basit kalır.
[*][*][*]
Hicri takvimle 1323( miladi 1905) yılının Mekteb- i Sultaniye ( Galatasaray Lisesi) nden mezun olan bir öğrencinin diploma örneğinden bir bölüm şöyle:
DEVLETİ ALİYYE-İ OSMANİYE
MEKTEB-İ SULTANİ
EDEBİYYAT VE ULVİYYE ŞAHADET- NAMESİ
Derslerin isimleri:
Edebiyat-ı Osmaniye ve Fransiye
Lisani Osmani ve Lisani Fransi
Fıkhı Şerif ve İlmi Hikmet Nazariye
Ilm-i İktisat ve Kavanini Mevzuat
Tarihi Umumi ve Tarihi Osmani
Coğrafya Umumi ve Coğrafya Osmani
Riyaziyat-ı Nazari ve Tatbikat ve Ameliye
Ulüm-ı Hikmet-i ve Maneviye ve Tabiye
Hıfz-üs &[#]8211; sıhha ve Usülü Defteri
Resmi Hatt ve Serbest Taklidi
[*][*][*]
Elektriği ve suyu bol olan havzamızın yağan karla her şeyimizin çürük çarık oluvermesi, çileye dönüştü. Halbuki sanayisi bu kadar eski olan bir şehrin böyle kar ve yağmurlara teslim olmaması, yağışların felakete dönüşmemesi lazımdı.
Ne yapalım, kaderimizde Zonguldaklı olmak varmış.
Bu soğuk günlerde Allah fakir fukaranın yardımcısı olsun. Bizlere düşen görev, hakiki ihtiyaç sahiplerine yardım etmektir.
[*][*][*]
Havalar düzelince tazesiyle balığı, kar yediği için lezzetlenen mancarı üşenmeden pişiriniz.
Sağlıkta ve huzurda olmanızı dua ederim.