Geçtiğimiz hafta başından itibaren gündeme damga vuran kar yerini daha güzel havalara bıraktı.

Ancak kentte enkaz devam ediyor.

&[#]8216;Kar&[#]8217; değil bahsettiğimiz.

Siyasi enkaz.

Bürokratik enkaz.

Yönetsel enkaz.

Şunu bir kez daha gördük ki ülke olarak ta kent olarak da dünyasının çok gerisindeyiz.

Sokakta caka atan, sırtını bir tarafa yaslayan, esip gürleyen her vatandaşın öncelikle bu gerçeği kabullenmesi gerekiyor.

Ne kadar geri ve ilkel şartlarda yaşadığımızı göremediğimiz sürece daha iyisini bulmak öyle kolay olmayacak.

&[#]8216;Kar&[#]8217; bu ilkel yaşamın mantığını ve şifrelerini bir kez daha ortaya koydu.

Hava şatlarına bağlı kaos bir yana.

Asıl kaosu yaşatanlar kim?

İnsanlar.

Halkı, kenti, kurumları, insanları, sistemi yönetmek için farklı yollarla gelmiş insanlar.

İçimizden birileri.

İçimiz nasılsa artık!

Nasıl çıkıyor içimizden bunlar?

Bizleri, seçmenini sahipsiz bırakan insanlar.

Bir kısmı hasbel kader oralara gelmiş insanlar.

Bir kısmı hak etmeden toplumu yönetmeye, hizmetleri adaletli olarak dağıtmaya gelmiş insanlar.

Bir kısmı sistemle çatışıp devre dışı kalmamak, görevinden olmamak için idare eden, işine bakan insanlar.

Bunların arasında gerçekten yüreğini ortaya koyarak çalışanlar da var elbet.

Ama onlarında bir kısmı yine o düzene ayak uydurmak zorunda bırakılmış durumdaç

Kandırılmış, kaderci, uysal insanlar olarak yönetenlerin tüm kabiliyetsizliklerini normal olarak değerlendiremeyiz.

Kent olarak yaşadıklarımız tüm ihanetleri normalleştirme sevdasında olmanın anlamı yok.

Ancak bizler tüm ihanetleri normalmiş gibi kabul edip geçiştiren bir milletiz.

Siyasetten, STK&[#]8217;lara, kurumlardan, medyaya her alanda işimiz sakat, iki yüzlü, samimiyetten uzak.

Gerçekçi ve samimi olarak hesap soramayan, hesap veremeyen bir toplum olma özentisi içinde olan Zonguldaklı neyin düzelmesini bekliyor?

Çünkü tablo Türkiye&[#]8217;de de aynı.

Biraz mal gibi yaşadığımızı ne zaman anlayacağız?

Sistemin, yönetenleri, insanları mallaştırdığı bir kentte, bir ülkede neyin değişmesini bekleyeceğiz?

İşte kentin fotoğrafı bu.

Her alanda daha fazla asalak bir yaşama doğru sürükleniyoruz.

Hal böyle olunca hesap vermesi gerekenler pişkin pişkin çıkıp bin bir mazeretle ortalarda dolaşıyor.

Hadi bürokrasi tembel.

Ya siyasetçiler nerede?

Ya yerel yönetimler nerede?

Ya STK&[#]8217;lar nerede.

Onlar ortalarda yoklar.

Yaptıkları en kolay iş medyanın arkasına saklanıp taş atmak.

Siyasiler, yerel politikacılar, belediye başkanları, bürokatlar konuştuklarında herkes işine gelen tarafından bakmaya alışmış.

Çünkü sistemin tüm virüsleri içimize sinmiş.

Birebirde samimiyet o biçim, halkın karşısına çıktıklarında yalan dolan.

İnandırıcılıkları kalmamış olanları bile nezaketen dinliyor bu toplum.

Ah ulan nezaket;

Sen değil misin başımıza bu işleri açan zaten?

Halk bunca kazığı nezaketen yiyor yıllardır!

Nezaketen susuyor, nezaketen yönetenlerin arkasından başka, yüzüne başka konuşuyor!

Ne olur sanki sırtını kimseye yaslamadan, politize olmadan hesap sormayı öğrense bu toplum.

Sadece insan olduğu için.

Nezaketen yani!

O nezakete o kadar çok ihtiyacı var ki bu kentin.

Terminaller!

Zonguldak Şehirlerarası Otobüs Terminali yapıldı.

4 milyon civarında bir para harcandı.

Çevre düzenlemesi ve karşısında bulunan alan berbat halde duruyor.

Zonguldak Belediyesi orası içinde sanırım 1-2 milyon harcar.

Etsin 5 milyon.

Eli oğlu 5 milyona yani 5 trilyona neler neler yapıyor.

Ortaya çıkan eser neye yarayacak?

Ne akacak ne kokacak.

Çücük düşüncenin bir sonucu daha.

Çok söyledik anlatamadık.

Kozlu&[#]8217;da bir terminal tantanası gidiyor.

Vatandaş perişan.

Terminal diye bir şey yapılıyor dere kenarına.

Cücük Osman&[#]8217;ın ciğercisini andırıyor.

Belediye Başkanı Ali Bektaş böyle bir hatayı nasıl yaptı anlamak mümkün değil.

Ereğli&[#]8217;yi yıllardır Avrupa Kenti diye pazarladık.

Avrupa kenti yıllar oldu bir terminal binası yapamadı.

Bugün yarın derken yıllar geçti.

Yazıktır günahtır.

Böyle rezil bir görüntüye nasıl katlanıyor Ereğli.

Belediye Başkanı Halil Posbıyık fıskıyeli havuzu yapıncaya kadar terminali neden yapamadı anlamak mümkün değil.

Bunlar nasıl bir meziyettir!

İnanın düşünürken bile yoruluyoruz.

Kime sordunuz?

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak, Zonguldak Karaelmas Üniversitesi´nin adının, ´Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi´ olarak değiştirilmesini istedi.

CHP Milletvekili Ali İhsan Köktürk&[#]8217;ü aradık.

Toprak&[#]8217;ın talebinden bilgisi olduğunu ancak kar ve Soğuksu Pazar yerinde meydana gelen çökme sonucu Zonguldak&[#]8217;a geldiği için imza atamadığını söyledi.

Bu konuda kendisinin görüşünün alındığını, kendisinin de bazı çevrelerle görüştükten sonra düşüncesini söylediğini söyledi.

Zonguldak, Zonguldaklının haberi olmadan Zonguldak adına karar veren siyasetçilerden çok çekti.

Öğrendik ki bu olaydan örgütün bile doğru dürüst haberi yok.

Bu nasıl iştir anlamak mümkün değil.

Zonguldak siyasette sınıfta kalınca üşüşen çok oluyor!

Bürokraside atamalar hail hemen hemen her konuda aynı tantana!