Gazetedeki arkadaşlarla iki gündür WhatsApp hattımıza düşen dekonta bakıyoruz.
Hani "Sevelim mi, sonraya mı bırakalım?” derler ya...
O psikolojideyiz!
"Bizimle uzaktan-yakından ilgisi olmayan bir dekontla algı oluşturuyor" suçlamalarına muhatap oluyoruz ya...
"Uzaktan ilgili" dekontu yayınladık!
Şimdi sıra "yakından ilgili" dekontta!
Sarımsaklasak da mı saklasak?
Sarımsaklamadan mı saklasak?
Bilemedik!
Eğlence başlıyor...
Hayatım boyunca hiç bir mücadeleden kaçmadım.
Kısa vadede bize üstünlük sağladığını sananların sonu hep hüsran oldu.
Yine öyle olacak.
Adım gibi eminim.
Bize iftira atanların hikayeleri hiç iyi bitmedi!
Yüce Mevlam; kiminin aklını, kiminin beynini, kiminin canını, kiminin malını, kiminin özgürlüğünü aldı!
Yine öyle olacak...
Yüce Mevlamın sıraya soktuğu kişileri görüyorum.
Bu kişilere, özellikle "musallat" edildiğime inanıyorum.
Korkusuzca yazıyor, korkusuzca yaşıyoruz.
Eğer bazılarının dediği gibi korksak, çıkardığı gazdan korkan adamlardan olsak, bir gece yarısı kaçar giderdik bu şehirden...
Ama biz kaldık, bizim korktuğumuzu söyleyenler kaçtı!
Ben; yaptığım işten, yaşadığım hayattan, aldığım her nefesten büyük keyif alıyorum.
Bizim bu rahatlığımız, birilerine "dert" oluyor.
Evet, zaman zaman can güvenliği sorunu yaşıyorum.
Ama bu şehirde erkeklerin cinsel zevklerine para karşılığı hizmet eden ve bu işi meslek edinen kadınların çocuklarıyla uğraşırsanız, bu tür sorunlara katlanmak zorunda kalırsınız.
Bu, bizim bilinçli bir tercihimiz...
Kentin yarısına vermiş, yarısına söz vermiş kadınlarla uğraşırsanız, elbette bazı sıkıntılara katlanmak zorundasınız.
Şimdi bir hamle bekliyoruz.
O hamle geldiğinde, elimizdeki belgeyi yayınlayacağız.
Ama "elimizde bir bahane olsun" istiyoruz!
"Daha çok rezil olsunlar" istiyoruz!
Çok renkli, çok hareketli bir haftaya hazır olun.
Bu teklif hoş olmadı!
Ofkar Madencilik’in Sahibi İsmail Ofluoğlu, "geçmişte yaşanan olumsuzlukları ortadan kaldırmak ve bundan sonraki süreci daha sağlıklı yürütebilmek adına, İl Özel İdaresi veya Zonguldak Belediyesi şirketleri üzerinden büyük şirketlere resmi yollarla kömür verilmesinin sağlanabileceğini” açıkladı.
Ofluoğlu, "böylelikle büyük şirketleri de birden fazla işletmeciyle diyalog içinde kalmak durumundan kurtarmak ve tüm rödevanslı sahalardaki işletmelerin pazar sorununu adil bir şekilde ortadan kaldırılabileceğinin" altını çizdi.
Rödevansçılar, kandıracak yeni kurum arıyorlar!
Hangi kurumla düzgün iş yapıldı da Zonguldak Belediyesi ve İl Özel İdaresi ile yapılacak?
Bir de kömürden ton başına para vereceklermiş!
Devlet, rödevansçıdan parayı zaten alır!
Bu teklif, hiç hoş olmadı!
Kabul görmedi!
Şey, şeyi kenefte bulur!
Sosyal medyada bir fotoğraf gördüm...
İlk aklıma gelen şey, “Şey, şeyi kenefte bulur” atasözü oldu!
Ama orada ikiden daha fazla şey vardı!
Siz, bu atasözünün aslını biliyorsunuz!
Ben, bu ara bildiklerimi unuttum!