Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) taban delege seçimleri tüm hızıyla devam ediyor.

Karadon’da Adnan Tıska, Üzülmez’de Ergin Cin, Armutçuk’ta İsa Mutlu, Amasra’da Hakkı Arslan’ın listeleri seçimleri kazandı.

Bu sonuçlar, Genel Başkanlığın yine her zaman olduğu gibi Karadon’da kalacağını gösteriyor. Karadon’dan Adnan Tıska, taban delege seçimlerinde büyük bir başarı gösterdi. Genel Merkez yöneticiliği ve hatta Genel Başkanlık için, “Bu yarışta ben de varım” dedi.

Sendika, siyasetin ve bölgesel dengelerin çok hassas olduğu bir sivil toplum örgütü olarak bilinir.

GMİS Genel Başkanı Eyüp Alabaş ile Adnan Tıska’nın taban delege seçimleri öncesinde birlikte hareket ettikleri biliniyordu.

Ve hatta Üzülmez’de Ergin Cin ve Tayfun Demir de Eyüp Alabaş’a yakındı.

Şimdi pazarlıklar yapılacak.

Bakalım kim Genel Başkan olacak?

Ramis Muslu neden kaybetti?

GMİS eski Genel Başkanı Ramis Muslu, beyefendi kişiliğiyle kamuoyunda sevilen bir isimdir. Biz de kendisini sever, sayarız. Ancak son iki seçimde yaşadığı kayıplardan umarız ders almıştır.

Çok vaat vererek seçim kazanılmayacağını görmüştür.

O neydi öyle? Bedava tatil köyü, bedava misafirhane…

Neredeyse gökteki yıldızları vadedecekti maden işçisine…

Ama olmadı… Olmazdı da…

Muslu, GMİS Genel Başkanı Eyüp Alabaş’ı maden işçisinin gözünde küçük düşürecek girişimlerde bulundu. Hatta basına yansıyan haberlerin sorumlusu olarak gösterildi.

Muslu, bu yanlış yollara sapacağına, genç arkadaşlarına ağabeylik yapsa, hem kendisi açısından iyi olurdu, hem de sendika açısından.

“Hayat, inişler ve çıkışlarla doludur, asansör görevlisi çocuğun dediği gibi” demiş düşünür Alphonse Allais…

Allah sağlık, sıhhat versin. Ramis Başkan, anasından sendikacı doğmadı ya…

Hayat devam ediyor…

Köktürk çıktı meydana…

CHP Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk, önceki gün Meclis kürsüsüne çıkmış.

Kürsüye madenci heykeli koyarak şov yapmış. Bugüne kadar o kürsüye neler neler çıktıydı. Köktürk, keşke bu şovları daha önce yapsaydı. Mesela, kürsüye taşkömürü getirseydi. Ve deseydi ki:

“Bu gördüğünüz siyah taşı siz kömür sanıyorsunuz. Bu taş, kömür değil, ömürdür. Bu kömürde kan vardır. ‘Siyah, soğuk’ dersiniz, kömür sıcaktır. Şair Sunay Akın’ın dediği gibi:

Yine bir kömür

kütürdedi sobada

kayıp bir madencinin

kalbi rastgeldi

atıverdi sıcak odada”

Ne güzel olurdu… Öyle değil mi?

Günün Fıkrası: Alt-üst…

Kadının biri, hayatını fahişelik yaparak kazanıyordu. Öldüğünde cenaze namazı için camiye getirilip musalla taşına konulur. İmam, kadının cenaze namazını kıldırmak istemez. Mesele büyür, Trabzon Müftülüğü’ne intikal eder. Müftü telaşlanır.

Cansız Hoca’ya haber verilir. Durum izah edilir. Olay mahalline geldiğinde cenaze namazını kıldırmayan hocayla aralarında şu diyalog geçer:

“Bu kadının cenaze namazını niçin kıldırmıyorsun?”

“Hocam, bu kadın hayatında hep fuhuş yapmış. Böyle birisinin cenaze namazı kılınmaz.”

“Ulan, üstte yatan pezevenklerin cenaze namazlarını kılıyorsunuz da, altta yatanlarınkini niçin kılmıyorsunuz?”

Günün Sözü:

Kötü insanlar yemek için yaşar, iyi insanlar yaşamak için yer.

Sokrates