Zonguldak olarak sürekli kendimizi aşağılar içimizdeki negatif yaklaşımı daha fazla tetikleriz.
Söyleyeceklerim elbette yeni değil.
Gazeteci büyüklerimin, arkadaşlarımın yıllardır bahsettiği şeyler.
Benimkisinin tek farkı yazının tazeliği olacak.
Ben kent yaşamının temelinde yaşananların, o kentte yaşayan insanların karakterini en iyi şekilde yansıttığı görüşündeyim.
Yani her şey insan odaklı.
Ektiğini biçenler misali.
Bireysel tepkiler toplumsal talebe dönüşmediği ve mantıklı bir dille anlatılamadığı sürece bir halt olmaz.
Son zamanların deyimiyle galiba bu işlerin temelinde farklı görüşte ki insanların diğerlerini ötekileştirme çabası yatıyor.
"Benim gibi olmayan benle olamaz"
Yani uzlaşı kültürsüzlüğü!
Bir nevi kompleks.
Buna benzer şeyleri daha önce ki yazılarımda da ifade etmiştim.
Bizimkiler bayılır dedikodu üretmeye.
Kiminin anasını, kiminin danasını bir birlerine anlatmaktan acayip mutlu olurlar.
Yani mahalle karıları terimi bazı erkekler için az bile kalır.
Bugün hangi kuruma giderseniz gidin.
Kamuoyunda haklı kabul görmenin tek yolu vardır.
Çalışmak.
Üretmek.
Çalışanı Allah´ta görür, kulları da.
Ama bizde, yani Zonguldak´ta çoğunluk her şeye atlar.
Sonra fikir değil dedikodu üretir.
Proje değil, komplo üretir.
Tevazu yerine şamarı gösterir.
Bakın çevrenize.
Kim ne üretiyor.
Zonguldak´ta bugünlerde peş peşe oda kongreleri var.
Adaylar bir birilerini ilginç konularla hedef alıyorlar.
Dedikodu, söylenti ve benzeri yöntemlerle bir birlerini alt etmeye çalışıyorlar.
Yerel yönetimler de benzer durumda.
Bir itiş kakış içinde geçiriyorlar beş seneyi.
Proje üreten yok.
Proje ile rekabet eden yok.
Gerçi projeye bakan kaç kişi var ki?
Yani işleri dedikodularla yürütmeye alışmışız bir kere.
Kemiklerimize işlemiş.
Hiç olmazsa aklı başında olanlar bunu yapmasın.
Halk artık uyanmalı.
Dedikodu üretene değil, proje üretene bakmalı.
Söyleyeceklerim elbette yeni değil.
Gazeteci büyüklerimin, arkadaşlarımın yıllardır bahsettiği şeyler.
Benimkisinin tek farkı yazının tazeliği olacak.
Ben kent yaşamının temelinde yaşananların, o kentte yaşayan insanların karakterini en iyi şekilde yansıttığı görüşündeyim.
Yani her şey insan odaklı.
Ektiğini biçenler misali.
Bireysel tepkiler toplumsal talebe dönüşmediği ve mantıklı bir dille anlatılamadığı sürece bir halt olmaz.
Son zamanların deyimiyle galiba bu işlerin temelinde farklı görüşte ki insanların diğerlerini ötekileştirme çabası yatıyor.
"Benim gibi olmayan benle olamaz"
Yani uzlaşı kültürsüzlüğü!
Bir nevi kompleks.
Buna benzer şeyleri daha önce ki yazılarımda da ifade etmiştim.
Bizimkiler bayılır dedikodu üretmeye.
Kiminin anasını, kiminin danasını bir birlerine anlatmaktan acayip mutlu olurlar.
Yani mahalle karıları terimi bazı erkekler için az bile kalır.
Bugün hangi kuruma giderseniz gidin.
Kamuoyunda haklı kabul görmenin tek yolu vardır.
Çalışmak.
Üretmek.
Çalışanı Allah´ta görür, kulları da.
Ama bizde, yani Zonguldak´ta çoğunluk her şeye atlar.
Sonra fikir değil dedikodu üretir.
Proje değil, komplo üretir.
Tevazu yerine şamarı gösterir.
Bakın çevrenize.
Kim ne üretiyor.
Zonguldak´ta bugünlerde peş peşe oda kongreleri var.
Adaylar bir birilerini ilginç konularla hedef alıyorlar.
Dedikodu, söylenti ve benzeri yöntemlerle bir birlerini alt etmeye çalışıyorlar.
Yerel yönetimler de benzer durumda.
Bir itiş kakış içinde geçiriyorlar beş seneyi.
Proje üreten yok.
Proje ile rekabet eden yok.
Gerçi projeye bakan kaç kişi var ki?
Yani işleri dedikodularla yürütmeye alışmışız bir kere.
Kemiklerimize işlemiş.
Hiç olmazsa aklı başında olanlar bunu yapmasın.
Halk artık uyanmalı.
Dedikodu üretene değil, proje üretene bakmalı.
Değişim´de izdiham vardı
Türkiye Değişim Hareketi´nin Kadın Kolları ve Gençlik Kolları´nın tanıtım törenine katıldım.
Partileşme yolunda ilerleyen yeni hizmete hazırlanan binasına giderken önce merdivenlerde sıkıştım.
Neyse ki tanıyanların da aracı olmasıyla itiş kakış toplantı salonuna yöneldim.
Haber Müdürümüz İlknur Çıtlık masanın bir ucunda not tutuyor, diğer meslektaşlarımız da bir hengame içinde işlerini yapmaya çalışıyorlardı.
Bir sürü tanıdık yüzle karşılaştım.
Bir süre sonra geri geri çıkıp diğer odalara yöneldim.
Hepsi doluydu.
Harun Akın´ı dinlemek için dış kapıdan içeri girmek yetiyordu.
Mükemmel bir ses düzeni ile her noktadan konuşmaları çok net duymak mümkün.
Diğer partilerde de kesinlikle olması gereken bir sitem.
Kalabalık içinde daha fazla kalamayıp oradan ayrıldım.
Türkiye Değişim Hareketi´nin Türkiye siyasetindeki çıtasının ne olacağı, genel siyasette ki rolünün ne olacağını en çok merak edenlerden biriyim.
Bunu zaman gösterecek.
Ancak Zonguldak´ta işlerin çok iyi gittiğini gözlemliyoruz.
Sol´a alternatif değil, merkeze alternatif bir partileşme süreci yaşayan Değişim´de dün her kanattan insanı görmek mümkündü.
Ak Parti, DSP, MHP, CHP, BP, SP gibi partilerde yakından tanıdığımız veya karşılaştığımız birçok isim dün oradaydı.
Partileşme henüz olmadı.
Parti kurulunca neler olacak onları da göreceğiz.
Ancak görünen iki şey var.
Birincisi Harun Akın´ın keyfi yerinde.
İkincisi partiler genel ve yerel anlamda zaman kaybetmeden önlem alsa iyi ederler.
Partileşme yolunda ilerleyen yeni hizmete hazırlanan binasına giderken önce merdivenlerde sıkıştım.
Neyse ki tanıyanların da aracı olmasıyla itiş kakış toplantı salonuna yöneldim.
Haber Müdürümüz İlknur Çıtlık masanın bir ucunda not tutuyor, diğer meslektaşlarımız da bir hengame içinde işlerini yapmaya çalışıyorlardı.
Bir sürü tanıdık yüzle karşılaştım.
Bir süre sonra geri geri çıkıp diğer odalara yöneldim.
Hepsi doluydu.
Harun Akın´ı dinlemek için dış kapıdan içeri girmek yetiyordu.
Mükemmel bir ses düzeni ile her noktadan konuşmaları çok net duymak mümkün.
Diğer partilerde de kesinlikle olması gereken bir sitem.
Kalabalık içinde daha fazla kalamayıp oradan ayrıldım.
Türkiye Değişim Hareketi´nin Türkiye siyasetindeki çıtasının ne olacağı, genel siyasette ki rolünün ne olacağını en çok merak edenlerden biriyim.
Bunu zaman gösterecek.
Ancak Zonguldak´ta işlerin çok iyi gittiğini gözlemliyoruz.
Sol´a alternatif değil, merkeze alternatif bir partileşme süreci yaşayan Değişim´de dün her kanattan insanı görmek mümkündü.
Ak Parti, DSP, MHP, CHP, BP, SP gibi partilerde yakından tanıdığımız veya karşılaştığımız birçok isim dün oradaydı.
Partileşme henüz olmadı.
Parti kurulunca neler olacak onları da göreceğiz.
Ancak görünen iki şey var.
Birincisi Harun Akın´ın keyfi yerinde.
İkincisi partiler genel ve yerel anlamda zaman kaybetmeden önlem alsa iyi ederler.
İrfan Gül ile sohbet
Zonguldak TSO Meclis Başkanı İrfan Gül geçtiğimiz günlerde ihalelerle ilgili yaptığı açıklamayla gündeme gelmişti.
Çatı Kafe´de gece karşılaştığımız İrfan Gül ile bu konuda sohbet ettik.
Kendisi hala Maden Müzesi ihalesinde arada 1.3 milyon lira fark olmasına karşın neden ihalenin yüksek veren firmada kaldığını soruyor.
Yerli firmaların yok sayıldığını vurgulayan İrfan Gül´ün yalnız kaldığını düşünüyorum.
Eğer Ankara´dan bu işlere psikolojik müdahale varsa milletvekillerimiz ne güne duruyor.
Çatı Kafe´de gece karşılaştığımız İrfan Gül ile bu konuda sohbet ettik.
Kendisi hala Maden Müzesi ihalesinde arada 1.3 milyon lira fark olmasına karşın neden ihalenin yüksek veren firmada kaldığını soruyor.
Yerli firmaların yok sayıldığını vurgulayan İrfan Gül´ün yalnız kaldığını düşünüyorum.
Eğer Ankara´dan bu işlere psikolojik müdahale varsa milletvekillerimiz ne güne duruyor.