Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem, AK Parti’ye karşı vites yükseltmeye başladı!
Tahsin Erdem, iki ay önce AK Parti Zonguldak İl Başkanı Mustafa Çağlayan’a hitaben, “31 Mart’ta Mustafa Çağlayan’ın rütbelerini söktük. Şu anda rütbesiz. 10 bin oy fark atarak rütbelerini söktük. Geri vites Mustafa. Başıma bir hal gelse diye bekliyorsunuz. Aklında Belediye Başkanlığı var, ‘Ben bundan burayı nasıl alacağım?’ diye düşünüyor. Gel bir dahaki seçimde çık karşıma, kazan, sen yap. Bundan sonra işim gücüm sensin Mustafa. Her gittiğim yerde seni halka şikâyet edeceğim.” diyerek meydan okumuştu!
Aradan geçen iki ay içinde buzlar çözülür diye beklerken Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem el yükseltti!
Bu kez, 1.5 yıldır oturduğu Zonguldak Belediye Başkanlığı makamından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın fotoğrafını indirdi!
Yerine Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün fotoğrafını astı!
Şimdi makamda iki Atatürk fotoğrafı oldu!
Böylece Tahsin Erdem, daha Atatürkçü oldu!
Tahsin Erdem, Atatürk’ten aldığı güçle daha çok hizmet edecek!
Bekliyoruz!

Kuzguna yavrusu şahin görünür

Zonguldak Belediyesi’nde şoför olarak çalışan bir personel alkollü araç kullanırken yakalanmış ve ehliyeti alınmış!
Bu personel ertesi gün hiçbir şey olmamış gibi işe gelmiş, belediye araçlarını kullanmaya devam etmiş!
Cenaze aracıyla şehir dışına çıkmış, yolluk almış, mesai almış!
Cenaze aracının şoförüne kimse ehliyet sormuyor nasıl olsa!
Çünkü personelin babası bilinen bir CHP’li!
Bilin bakalım bu personel kimin emrinde?
Tabii ki 50 santimetre yüksekliğinde kaldırım yapmayı başaran Fen İşleri Müdürü Hakan Farizoğlu’nun emrinde!
Bir de Fen İşleri’nde fazla mesai bombası var!
Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem’in bu konuya el atmasını bekliyoruz!
Bordür taşı üstüne bordür taşı döşeme başarısı gösteren Zonguldak Belediyesi Fen İşleri Müdürü Hakan Farizoğlu’na yakın birkaç isim, komisyon karşılığı fazla mesai yazıyor!
Kuzguna yavrusu şahin görünür!
Ama biz kuzguna kuzgun, şahine şahin demeye devam edeceğiz!

Şahin yavrusu kuzgun görünür mü?

“Kuzguna yavrusu şahin görünür” demişken!
Zonguldak Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü’nde şantiye şefi olarak çalışan İnşaat Mühendisi Sercan Şahin hakkında çok iddia geliyor!
Birincisi “Kendini belediye işine veremiyor” diyorlar!
“Neden?” diye soruyorum!
“Babası İdris Şahin’in işlerini takip ediyor” diyorlar!
“İdris Şahin nerede iş yapıyor?” diye soruyorum!
“Gazipaşa Caddesi’ndeki Ziraat Bankası’nı yapıyor” diyorlar!
“Biz de bu inşaat nasıl bu kadar rahat çalışıyor” diye merak ediyorduk!
Meğer, şahine yavrusu kuzgun görünmüş!
Zonguldak Belediyesi’nde işlerin neden sağlıklı yürümediği belli oldu!
Çevre mühendisi bir Fen İşleri Müdürü!
Babasının işlerini takip eden bir şantiye şefi!
İşten anlamayan, vizyonsuz, korkak bir belediye başkanı!
Allah Zonguldak halkına sabır versin!

Gönülsüz yapılan asfalt hiç oldu!

Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem Almanya’ya gittiğinde yerine Başkanvekili olarak Adil Bahadır’ı bıraktı!
Adil Bahadır, AK Parti Zonguldak İl Başkanı Mustafa Çağlayan’ı aradı!
Bazı mahallelerde ciddi sıkıntı olduğunu, yama yapmak için asfalta ihtiyaçları olduğunu söyledi!
Mustafa Çağlayan İl Özel İdaresi’nden asfalt ayarlayıp, Zonguldak Belediyesi’ne verdi!
Zonguldak Belediyesi, Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri, “Ayı yağı bol bulunca her yerine sürermiş” atasözünde olduğu gibi davrandı!
Gönülsüz yapılan asfalt hiç oldu.
Oysa asfalt yapmanın bir tekniği vardı!
Asfalt kesme makinesi ile bozuk yüzey düzgün sınırlarda kesilir. Kesilen alan içinde kalan kırık parçalar ve gevşek malzeme alınıp süpürülür.
Sıcak asfaltın zemine iyice yapışmasını sağlamak için emülsiyon (zift) uygulanır. Ardından sıcak asfalt malzemesi serilir. Küçük onarımlar veya çukurlar için hazır soğuk asfalt yama malzemesi kullanılabilir.
Asfalt malzemesi serildikten sonra silindir veya kompaktör ile yüzey sıkıştırılır. Alan güvenli şekilde kullanıma açılır.
Zonguldak Belediyesi, kamyonlarla asfaltı getirdi!
Kürekle attı!
Üzerinden geçen araçlar serdi!
Bu kadar kötü bir asfalt yaması Zonguldak tarihinde görülmedi!
Asfalta yazık oldu!
Zonguldak’a yazık oldu!

Dingo’nun Ahırı!

Bugün biri bir yere giren çıkan belli değilse, “Burası da Dingo’nun ahırı mı?” der.
Peki, bu deyim nereden çıkmış biliyor musunuz?
Zaman, İstanbul’da atlı tramvayların cadde boyunca takır takır ilerlediği yıllar...
Tramvaylar iki atla çekiliyor. Ama mesele Şişhane Yokuşu’na gelince iş değişiyor.
Malum, yokuş sert, yük ağır. O yüzden Azapkapı’dan yokuş yukarı çıkacak her tramvaya ekstra atlar ekleniyor. Bu “takviye atlar” yokuşu çıkıp tramvay görevini tamamladıktan sonra ne oluyor?
İşte devreye Dingo giriyor.
Dingo, Azapkapı-Taksim hattında, Pera civarında bir yerde bir ahır işletiyor. Aslen Rum olan Dingo’nun ahırı, görevini tamamlayan yorgun atların dinlendiği yer. Gün boyu, tramvaydan çıkan atlar geliyor, dinleniyor, sonra yenileri gidiyor. Bir gelen bir giden… Atlar, görevliler, meraklılar, tembeller, işçiler derken ahır, adeta küçük bir terminal gibi. Hatta öyle bir hal alıyor ki, kim giriyor, kim çıkıyor belli olmuyor.
İşte bu yüzden halk arasında bu ahıra bakıp şöyle denilmeye başlanıyor:
“Burası da Dingo’nun ahırı gibi olmuş!”
Zamanla bu söz, düzensizlik, keşmekeş ve kontrolsüz girip çıkmaların olduğu her yer için kullanılmaya başlanıyor.
Bugün bir odaya herkes kafasına göre girip, çıkıyorsa ya da bir yer tam bir curcunaysa...
Aklımıza hep o meşhur cümle geliyor:
“Burası da Dingo’nun ahırı mı?”
Peki, Zonguldak son dönemde Dingo’nun ahırına döndü mü?
Dönmedi mi?