Lafı evirip çevirmeye
gerek yok.
Görünen o ki, bu
kentteki kıskançlık hiç bitmeyecek.
Sivil toplum
örgütlerinde, siyasi partilerde, iş dünyasında, basın dünyasında
Kısacası hayatın her
alanında
Kim bir adım öne geçse,
diğerleri paçasından tutup kendi seviyesine çekmeye çalışıyor.
Bu çukurların yukarı çıkma gibi bir derdi de yok.
Tek dertleri, diğerleri
de kendileri gibi çukurda olsun.
Oysa biz, rakiplerimizin
hep daha iyi olmasını istiyoruz.
İyi olsunlar ki, biz
daha iyi olalım.
Çünkü kendimize
güveniyoruz.
Ve aşağıdakileri yukarıya çekmeye çalışıyoruz.
Ama çukura alıştıkları için yukarıya gelmek istemiyorlar.
Kendileri bilirler.
Bu kentte iş dünyası da
öyle değil mi?
Biri para kazansın, hemen
hırsız damgası yiyor.
Biri bir iş yapsın, arkasında kim var? diye merak
ediliyor.
Kendisi başarısız
olunca, karşısındakinin başarısını sorguluyor.
Arkasında bir güç
arıyor.
Öyle olmasa, aynı
partinin milletvekilleri birbirleriyle ters düşerler mi?
Allah kimseyi çukura düşürmesin.
Final haftası
Pusula TV için finale
geldik.
Logosundan mikrofon
süngerine kadar en ince ayrıntılar tamamlanıyor.
Şeffaf spiker
kulaklığından, haber iç ses okuma odasına kadar her şey tamam.
Bir televizyon için ne
gerekiyorsa, her şey alındı.
Yerel imkânlarla, yerel
televizyonun çok üstünde bir yatırım yaptık.
Her şey çok güzel
olacak.
Cumartesi günü çekirdek
kadro ilk toplantısını yaptı.
Müthiş bir aile tablosu,
müthiş bir heyecan
Elbette herkes yayın
saatini bekliyor.
Biz de bekliyoruz.
Pusula logosunu ekranda
görmenin bize verdiği huzur, kelimelerle anlatılacak gibi değil.
25 yıllık gazetecilik
hayatımın son 15 yılında hep Pusula ile var olduk.
Dergi, gazete, internet derken televizyon geldi.
Allah utandırmasın
Kıssadan Hisse: Hasta Geyik
Yaşlı bir geyik, hasta
düşer ve daha rahat otlayabilmek için güzel otlarla dolu bir çalılıkta yaşamaya
başlar. Her hayvanla iyi geçindiği için pek çok hayvan sık sık geyiğin
ziyaretine gelir.
Zamanla her gelen hayvan,
bu güzel otlardan tatmaya başlayınca, kısa süre sonra tüm otlar biter. Geyik,
hastalıktan kurtulur, ama yiyecek hiçbir şeyi kalmadığı için bir süre sonra
açlıktan ölür.
Dersimiz: Bazen iyi şeyler de paylaşıldıkça
bitebilir. Elimizdekinin değerini bilelim
Günün Fıkrası: Kriko, Mercedes
Temel, barda bir Almanla
tartışıyor ve sonunda, Çık dışarı!
diyor. Beş dakika geçmeden Alman, onu yaka paça, poposunu tekmeleyerek bara
sokuyor. Temel, kan-revan içinde, acıyla inliyor. Alman, kasılarak, Kung-fu, Kore... diyor. Ertesi gün
yine tartışma, dışarıya çıkma... Temelin bara sokuluşu... Hali önceki günden
farklı değil. Elbiseleri paramparça, burnu kırılmış
Alman, gururla, Tekvando, Japonya
diyor. Üçüncü gün
yine tartışma ve Temelin kavga isteği
Hayret, bu kez önde Alman, arkada onu
tekmeleyen Temel
Alman, Temelin ilk iki günkü durumuna benzer halde: Kanlı ve
paramparça. Temel, Kemal Sunalınkine benzer bir kasıntılı yürüyüşle barın
ortasına geliyor. Meraklı bakışları daha fazla bekletmiyor: Kriko, Mercedes