Şimdi,

Ergin Özkul ile Lokman Gül’ün konuşmaları,

Sosyal medyana önüme düştü.

Ergin son dönemde,

İnanılmaz sinirli.

Ergincim,

Peygamber temizliğinde olduğun için,

Sana zarar gelsin istemeyiz.

Bu sinir pek işine yaramaz.

Sana,

Papatya çayı içmeni öneriyorum.

Biraz yumuşa.

Biraz rahatla.

Tatil de pek yaramamış sana.

Öncelikle,

Böyle faydalı bir programı,

Zonguldak’a kazandırdığınız için teşekkür ederim.

Tam birbirini onaylama programı.

İkna etme derslerinde,

İletişim Fakültesinde,

Lokman Abiyle seni izletmeleri lazım.

Sen diyorsun,

Lokman abi dünden okey zaten.

İkna olmak için oturmuş.

Sonra gelelim asıl mevzuya.

Mustafa Çağlayan,

Ömer Selim Alan,

Akin Kavi,

Ve senin gerçekleştirdiğiniz toplantıya.

Barış çubuğu tüttürmeye kalkmıştınız.

Hatırlarsan,

Gizli kalacak sandığınız toplantıyı,

Yine ertesi gün ben yazmıştım.

Yalvar yakar yaptığınız toplantıdan,

Bazı yanlış bilgiler aktarıyorsun.

Ya o sıra sen evlilik hazırlıklarından yorgun düştün.

Ya da telefondan kafanı çok kaldırmadın.

Mesela o toplantıda,

Akın Kavi’nin Gümüşhane’de çorak arazilerinin,

İmar Revizyon Planı ile değerlendirilmesi konuşulmadı mı?

Barış toplantısında,

Bu konu konuşulduysa,

Demek ki karşılıklı bir şeyler öne sürüldü.

Yoksa o toplantıda bu konu neden gündeme gelsin?

Yine sen o sıra,

Düğün orkestrasını nasıl ayarlayacağını düşünürken,

Akın Kavi’nin,

Zonguldak Belediyesi’nde rehin olan otobüs mevzusu konuşulmadı mı?

Sana sorsak konuşulmadı.

Sen çünkü o sıra balayını düşünüyordun.

Senin yerine Akın Kavi her şeyi konuştu orada.

Sen telefonla oynuyordun.

Otobüs pazarlığı da yapıldı Ergin.

İmar pazarlığı da.

Ve görüşme talebi,

Sizden geldi.

Onda da yanlış konuşuyorsun.

Sen papatya falları açıp,

Millete gazetecilik taslıyorsun.

Papatya doğru.

Çayını yapacaksın ama.

Sinirden hızlı konuşuyorsun.

Dediklerin de anlaşılmıyor.

29 harflik alfabe,

Düşüyor 12’ye.

Yapma!

Bugüne bugün koskaca iki yıl fotoğrafçılık okumuş adamsın.

Üniversite mezunu bir fotoğrafçıya yakışmıyor bu sunum.

Eski mesleği şoförlük olan,

Akın Kavi bile daha akıcı konuşuyor.

Önerilerimi dikkate al.

Vatandaşı da yanlış bilgilendirme.

Fevkani’den sonra algılar da yıkılacak

Zonguldak’ın,

En sıcak gündemi,

Hala Fevkani Köprüsü.

Yıkım başladı.

Ancak,

Esnaf hala,

Ayak sürüyor.

Taşınmak için,

Jeneratör istediler.

Fakat,

Taşınmadılar.

Elmas Park’ta yer gösterildi.

Baha edip beğenmediler.

Sürekli bir bahane.

Sürekli pasif direniş.

Artık,

Nasıl bir kazanç varsa,

Bırakmak istemiyorlar.

Ama işte olacakla öleceğe çare yok.

Öte yandan,

Trafik sıkışıklığından doğan şikayetler dindi.

Değişim sancısına,

Vatandaş kanadından üstü kapalı destek var.

Önceleri,

‘Ömer Selim Alan acaba yıkabilecek mi?’ görüşü hakimdi.

Hatta yıkamaz diyen daha fazlaydı.

Şimdiler ise,

Alan’ın duruşunun farkına varıldı.

Fevkani yıkıldıktan sonra,

Algılar da yıkılacak.

Taze bir görünüş,

Herkese iyi gelecek.

Çok sular aktı Devrek Köprüsü’nün altından

Devrek’te,

Sel felaketinden sonra,

İki yakayı birbirine bağlayan köprü zarar gördü.

O gün bugün,

Köprünün tadilatı yapılamadı.

Bu çok mu zor?

Bir belediye,

Bunu da yapamayacaksa,

Neyi yapacak daha?

Çetin Bozkurt sanırım,

Seçim rehavetinde.

Ama öyle olsa daha çalışkan olmak zorunda değil mi?

YA da seçimi kaybedeceğini bildiği için böyle yapıyor.

Neyse!

Müfide Güzin Anadol’un Devrek Köprüsü Şiir ile seslenelim Bozkurt’a.

Çok sular aktı

Devrek Köprüsü’nün altından

Çok kuşlar uçtu

Kaç kez soyundu

Millet Bahçesi’nin koca çınarları

Ve gümüş yapraklı sögütler

Kaç kez soyundu Karşıyaka

Kaç kez sustu bülbüller

Kaç kez son uykusunda sevdiklerimiz

Kaç kez selâ verildi Çarşı Camiinde

Nerde

Hacı Kamçı, Yeşilbaş,

Aklar, Akınlar,

Sivişler, Dervişler ve diğerleri

Usul usul akmada zaman

Nerde Şekerci Süleyman

Bir kral görkeminde Berber Akif

Ocakçı’nın merceğinde günler

Gönlü bol Zölemenler

Nerde

Gide gide bitmeyen Mahya Yeri

Püren kokulu Tefen yolları

Ninelerimiz, dedelerimiz

Ve üç katı aşmayan ahşap evlerimiz

Çok sular aktı

Devrek Köprü’sünün altından

Çok kuşlar uçtu

Ana, baba oldu çocuklarımız

Umudumuz, güvencemiz: Gençlerimiz

Çatladı tohumlar

Filizlendi fidanlar

Yeni bahçelerde, yeni çiçekler açtı.