Çaycuma İlçe Jandarma Komutanlığı Trafik Şube Komutanlığı'nda görevli Başçavuş Mustafa Yılmaz, geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti.
Mustafa Yılmaz'ın cenazesinin memleketi Manisa'ya gönderilmesi için Çaycuma ve Saltukova Belediyeleri araç vermemiş! İlçe Jandarma Komutanlığı, Çaydeğirmeni Belediye Başkanı Satılmış Gebeş’ten destek istemiş!
Satılmış Gebeş, “Asker bizim askerimiz. Vatan bizim vatanımız. Olur mu öyle şey” diyerek Başçavuş Mustafa Yılmaz’ın cenazesini memleketi Manisa’ya götürmek için cenaze aracını tahsis etmiş!
Öğreniyoruz ki, Çaycuma Belediyesi, şehir dışına cenaze aracı tahsis etmiyormuş!
Gerekçesi bu imiş!
Haberlerden sonra kamuoyundan tepki gelince Saltukova Belediyesi, “Bizi arayan kimse olmadı. Aransaydık, cenaze aracı verirdik” diyor!
Kardeşim bu normal bir cenaze değil ki!
Bu asker ya!
Asıl sorulması gereken soru, Çaycuma Belediyesi bu sorumluluğu neden üstlenmemiştir?
Bu soruyu biz soruyoruz!
Ama asıl sorması gereken; Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu ve İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Barış Cücen olmalıdır!
Halk zehirleniyor, Harun Demir eğleniyor!
Zonguldak kent merkezinde bir gıda rezaleti yaşanıyor!
Tüm hijyen koşullarını, yasaları, yönetmelikleri alt üst eden bir gıda şenliği düzenleniyor!
Gaziantep Yöresel Ürünler ve Yemek Şenliği için Zonguldak’a gelen satıcılar, konakladıkları otelde kavga edip birbirlerini ısırmışlar!
Polis olaya müdahale etmiş!
Neredeyse polisi de ısıracaklarmış!
Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesi’ne getirilen saldırganlara kuduz aşısı yapılmış!
Yani birbirlerini öyle derin ısırmışlar!
Birbirini yiyen bu satıcılara ne Zonguldak Belediyesi, ne İl Tarım ve Orman Müdürlüğü müdahale ediyor!
‘Zonguldak sahipsiz’ deyince başta Vali Osman Hacıbektaşoğlu bozuluyor!
Gaziantep Yöresel Ürünler ve Yemek Şenliği etkinliğini yapanlar Zonguldakspor Futbol Kulübü’ne bağış yapmışlar!
İthal kömürcü Teoman Papila’nın damadı Harun Demir, başkan olmadığı halde Zonguldakspor Futbol Kulübü Başkanıymış gibi eğlensin, tribünlere şov yapsın diye koca şehir bu rezalete katlanıyoruz!
Koskoca şehir genç bir çocuğun heyecanına ortak edilmek isteniyor!
Zonguldak halkı zehirleniyor, Harun Demir eğleniyor!
Harun Demir’in, “Zonguldak halkının sağlığını tehlikeye atan bir şenlikten gelecek parayı kabul etmiyoruz” demesi gerekirdi!
Tıpkı, 1 milyon 300 bin lira istedikleri kişiden 250 bin lira yanıtı gelince, ‘250 bin liraya ihtiyacımız yok’ dediği gibi bu şenlikten gelen parayı da kabul etmemesi gerekirdi.
Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoglu ile Zonguldak Tarım ve Orman İl Müdürü Nihat Ağan seyrediyor!
Biz ise Zonguldak halkının sağlığını ve hakkını korumaya devam ediyoruz!
Her türlü zorluğa ve zorbalığa rağmen!
Avni Çelik vakası!
Bir dönem Devrek Devlet Hastanesi, Başhekim Avni Çelik ile anılıyordu!
Başhekim Avni Çelik, kendisi görevde olmayınca hastanenin çalışmayacağını filan sanıyordu!
Her konuşmasında, “Şunu yaptım, bunu yaptım” diye anlatıyordu!
Sanki Avni Çelik olmasa Devrek’te hastane olmayacak gibi davranıyordu!
Başhekim Avni Çelik, 14 Mart 2024 tarihinde Tıp Bayramı’nın kutlandığı önemli bir günde istifa etti!
İstifası gürültü çıkardı!
Çalışanlara basın toplantısı filan yaptırıldı!
Sonra başhekimsiz aylar başladı!
Sonra bir başhekim atandı!
Yeni başhekimi kimse tanımıyor!
Ama hastanede işler yürüyor!
Yeni hekimler atandı!
Görevinden istifa eden Avni Çelik, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları polikliniğinde çalışmaya devam ediyor!
Devrek’te özel bir polikliniğin ortağı olan Avni Çelik, başhekimlikten ayrılınca, hastanede pratisyen hekim olarak görev yapan oğlu ve kızı hastaneden ayrıldı!
Kimse, kendine çok fazla anlam yüklemesin!
Hele devletin imkânlarını halka sunarken, sanki kendisi veriyormuş gibi hiç yapmasın!
Bu işler har/hur, cart/curt ile olmuyor!
Öyle olsaydı, Avni Çelik, kendi polikliniğinde çalışmaya başlardı!
Yok saymaya hakkınız yok!
Zonguldak, bütün Türkiye’ye, herkese yetecek kadar büyük bir şehirdi!
Ancak bir o kadar da kibri, egoyu taşımayacak kadar küçük bir şehirdi!
Üstat Necip Fazıl Kısakürek, “İnsanın kazandığı paradan değil, paranın kazandığı insandan kork” demişti!
Bu söz günümüzde değişti!
Sisteme “Para kazananlar değil, paranın kazandığı adamlar” hakim oldu!
İşte bu noktada mertlik bozuldu!
Şair Ayla Aydemir, ne güzel anlatmış şiirinde:
“Burası dünya!
Ne çok kıymetlendirdik.
Oysa bir tarla idi;
ekip biçip gidecektik.
Sular hep aktı geçti
Kurudu vakti geçti
Nice han
Nice sultan tahtı bıraktı geçti
Dünya bir penceredir
Her gelen baktı geçti...”
Biz dünyaya Ayla Aydemir’in penceresinden baktık!
Ama bazıları farklı baktı!
Biz tarla sanıyorduk!
Bunlar kazıp altından kömürü çalıyordu!
Biz ekip biçiyorduk!
Bunlar kaçak bina dikiyordu!
Biz serin sulardan içiyorduk!
Bunlar o suları kirletiyordu!
Biz tahtı görünce, bakıp geçiyorduk!
Bunlar oturup kalkmıyordu!
Burası Zonguldak!
Kimsenin kimseyi yok saymaya, küçümsemeye hakkı yok!
Hele Zonguldak insanını küçümsemeye, hor görmeye hiç hakkı yok!
Zonguldak insanını küçümseyen, hor gören, devlet imkanlarından yararlandırmayan, adil davranmayan kim varsa eleştirdik!
Eleştirmeye devam edeceğiz!
Zonguldak’a gelen bürokrat, kimseye ayrıcalık tanımamalı!
Zengin diye, başkan diye, damat diye imtiyaz sağlamamalı!