“Barıştan anladığınız nedir ey ahali?” diye sormuştuk.

“Savaşa inat barışı savunacağız...” diyerek Madenci Anıtı’nda açıklama yapan gruba, o açıklamaya katılanlara seslenmiştik.

DİSK-KESK-TMMOB adına açıklamayı iki kişi yapmıştı.

Maden Mühendisleri Odası Zonguldak Şube Başkanı Erdoğan Kaymakçı ve Büro Emekçileri Sendikası Zonguldak Şube Başkanı Zuhal Özçep Engiz’di, o açıklamayı yapan iki kişi.

“Devlet katil”, “devlet katlediyor” diye devleti ve iktidarı eleştirme haklarını sonuna kadar kullanırken, iktidarın yanlışlarını, keyfiyetini, hukuksuzluğunu yerden yerer vururken, neden tek kelime PKK’dan ve PKK’dan beslenen HDP’ye tek çift laf edemediklerini sormuştuk.

CHP eski Milletvekili Adayı Erol Sarıal’ın da bu konudaki çok önemli paylaşımına yer vermiştik.

[*] [*] [*] [*]

Erol Sarıal da şöyle soruyordu:

“Demokrasi Platformu tarafından Zonguldak'ta eylemde okunan bildirinde;

1. HDP'li belediyelerle birlikte, hendek açarak yollara patlayıcı döşeyen PKK'ya tek söz söylenmemiştir.

2. Hasta ve yaralıya yetişmeye çalışan sağlık görevlilerini katleden PKK'ya tek söz edilmemiştir.

3. Öğretmenlere Güneydoğu’yu terk etme çağrısı yapan, eğitimi felce uğratan YPG ve PKK'ya tek söz söylenmemiştir. Ülke birliğinin korunması, Kürt’ün, Türk’ün bir arada yaşamasını sağlamaya yönelik görev başında katledilen şehitlerimize değinilmemiştir.

4. Bağımsız Kürt Devleti hedefini açıklayan, kazılan hendeklerle Kürt ve Türkleri ayrıştıran PKK politikalarını desteklediğini açıklayan HDP Eşbaşkanları Demirtaş ve Yüksekdağ kınanmamıştır.

5. Can güvenliği için Diyarbakır-Sur, Silopi, Varto ve Cizre'de evleri PKK tarafından işgal edilerek, hedef haline getirilen halk bölgeyi terk ederken halka ateş açan PKK eleştirilmemiştir.

Ne yapılmıştır?

Yalnızca, bizim AKP karşıtlığımız istismar edilmiştir.

Evet, AKP karşıtıyız; ancak biz ‘Çağdaş, Üniter Türkiye Cumhuriyeti’nin de savunucusuyuz.

Gericiliğe olduğu kadar bölücülüğe karşı da savaşım içindeyiz.”

[*] [*] [*] [*]

Bu açıklamaların ardından CHP Merkez İlçe Başkanı Ebru Uzun’dan son kongrede karşısına aday olan Erol Sarıal’a bir yanıt geldi.

Parti içi meseleler bir tarafa…

Eleştirilerimizden yola çıkarak bizim aradığımız yanıt, o açıklamanın içindeydi...

Diyor ki Ebru Uzun:

“Cumhuriyet Halk Partisi, her türlü ayrımcılığı reddeder. Yurttaşın devlet için değil, devletin yurttaş için var olduğuna inanır.”

[*] [*] [*] [*]

Diyor ki Ebru Uzun:

“Adına ‘çözüm süreci’ denen ‘ihanet süreci’nde CHP her zaman bu görüşmelerin gizli kapılar ardında değil, mecliste görüşülmesini çözüm yerinin meclis olduğunu ve şeffaf olunmasını söylemiştir. Bu süreçte AKP’nin bakanları, yöneticileri, yandaş yazarları defalarca Öcalan güzellemesi yaparken, PKK militanları şehirleri bomba ile doldurulurken, hendekler kazılırken bu kadar silahlanıp yeniden güçlenirken keşke sizlerde ses çıkarsaydınız.

PKK bir terör örgütüdür.

Ve terörle mücadele edilmelidir.

Ancak 7 Haziran’a kadar akmayan kan sonrasında tek başına iktidar için akmaya başladı.

1 Kasım’dan sonrada devam ediyor.

Cumhuriyet rejiminin tamamen tasfiyesi için sürdürülen bu savaşın başkanlık için olduğu açıktır.

Hakkımızda oluşturulan bu algının kendi ‘yol arkadaşımız’ dediğimiz kişi tarafından oluşturulması ayrıca üzüldüğümüz ve ayıpladığımız bir durumdur.”

[*] [*] [*] [*]

Ebru Uzun, bu açıklamasıyla o gün söylenmesi gerekeni söyledi aslında.

Bu sütunlardaki eleştirinin temelinde, o açıklamada neden bir tek PKK ve HDP olmaması vardı.

Zonguldak Demokrasi Platformu’nun o gün ki açıklamasında hiç yer vermeyerek masumlaştırılan, yokmuş gibi göstermeye çalışılan PKK’yı, Ebru Uzun buldu.

Demek ki, PKK varmış.

PKK da barışa dinamit koyuyormuş.

Bu yönüyle Ebru Uzun’a hatadan döndüğü için teşekkür etmek gerekir.

Gelelim Zonguldak Demokrasi Platformu’na...

İktidara vurun vurabildiğiniz kadar…

Ama PKK’yı ne zaman ağzınıza alabileceksiniz, merak ediyorum.

Demokrasi Platformu bileşenleri ve o günkü açıklamaya katılanlar, o günkü açıklama metnini önlerine alıp aslında ne yaptıklarını gözden geçirmeliler. İçlerinden bazıları, şimdi Ebru Uzun’a kızıyordur mutlaka…

“Neden PKK’nın adını veriyorsun?” diye…

CHP’li yöneticiler de, Demokrasi Platformu’yla olan ilişkisini gözden geçirmeli.

[*] [*] [*] [*]

İster iktidar olsun, ister muhalefet…

“Barış” derken bile barışa dinamitle gidenlerle bu ülkeye barış gelmedi bugüne kadar.

Bundan sonra da gelmeyecek.

Bu akşam Pusula TV’de…

Amelebirliği’nin Ankara’daki misafirhanesiyle ilgili tartışmalar var.

Amelebirliği yönetiminin yapmak istediği uygulamaya tepkiler de var.

Hesaba göre, misafirhane yap-işlet-devret modeliyle bir anlamdan özelleştirilecek.

Baştan beri diyoruz ki:

Yapılsın.

En iyisi yapılsın.

Ama Amelebirliği’nin parası var.

Veya istediği oranda kredi çekebilir.

Hem de düşük faizle çekebilir.

O kadar büyük paraya karşın bunu yapabilir.

Neden kendi paranla yaptırmak yerine başkasına verip yüzde 12 kontenjana teslim ediyorsun Zonguldaklıları?

Bu konuda işçiler ne diyor?

Madenciler ne diyor?

İşte bu akşam saat 20.10’dan itibaren “Artı-Eksi”de Amelebirliği’ndeki gelişmeleri konuşacağız.

İşçiler konuşacak.

Konunun muhatapları telefonla yayına katılabilecek.