Belediye seçimleri geldi, çattı.

CHP, Çaycuma’da uzun süre aday bulamadı.

Sonunda işadamı Bülent Kantarcı’ya gittiler.

“Kurtar bizi” dediler.

Kantarcı’nın haklı olarak kaygıları vardı.

Önce kabul etmedi.

Bunu da kamuoyuna deklare etti.

CHP, başka bir isim bulamadı.

Yeniden Kantarcı’ya gittiler.

Kantarcı bu sefer kabul etti.

Kaybedeceği önceden belli bir seçime girdi.

Kaybedilecek bir seçimde CHP’nin onurunu kurtarma görevi ona verildi.

CHP’nin buradan çıkarması gereken çok önemli dersler var.

CHP’lilerin çıkarması gereken çok acı gerçekler var.

Çaycuma neresi?

CHP için önemli bir üs.

CHP Milletvekili Ali İhsan Köktürk’ün evi…

Siyasetteki yatak odası…

Köktürk, uzun yıllar Çaycuma’da İlçe Başkanlığı yaptıktan sonra milletvekili seçildi.

Sonrasında örgütün dikiş tutmadığını gördük.

Bakmayın siz sembolik karşılamalara, konuşmalara, beyanatlara…

İçi bomboş, ruhu bomboş bir örgüt kaldı geriye.

Koskoca CHP, siyasette ileriye yatırım adına genç bir isim çıkarmak yerine, 60’lık delikanlı Kantarcı’ya sığındı.

Bu işin parası, pulu, seçim bütçesi değil mesele...

Bu işin mantığı yanlış…

Kantarcı’nın fikri, becerileri ve ufku elbette Çaycuma için gerekli.

Kazandığı takdirde başarılı da olur.

Ama Çaycuma’daki yapı malum…

Mithat Gülşen gerçeği varken, Kantarcı’nın kazanma ihtimalinin yok denecek kadar az olmasında…

Dedik ya, Kantarcı değil mesele…

Kantarcı’nın iyi niyeti, çabaları, becerileri, ufku değil.

CHP’nin ve Köktürk’ün kantarın topuzunu kaçırmış olmasında.

Genç bir ismi yüreklendirip;

“Yanındayız” diyerek aday çıkaramamış olmasında.

Kalenin kapıları açık, her taraf delik deşik…

Kantarcı olmasa, ne yapacaklardı acaba?

Kantarcı’ya hayırlı olsun.

Bir dostu, bir kardeşi olarak kendisine başarılar diliyorum.

Keşke, bu ısrarlı teklifi 15-20 sene önce alsaydı.

Keşke, yıllar öncesinde bu kadar kararlı ve istekli olsaydı.

Dostu, düşmanı şimdi daha iyi görecek.

CHP’yi şimdi daha iyi tanıyacak.

Kazanırsa; başkan olacak, bu saatten sonra dertsiz başına bir sürü dert alacak.

Kazanamazsa; yazacağı, yazmak isteyeceği çok şey olacak.

Kimin terazisi doğruyu gösteriyor, kimin terazisinde ne kalmış, onları da göreceğiz.

Kantarın topuzunun kaçtığı tek yer Çaycuma değil.

İşte Zonguldak…

Kilimli…

Devrek…

Kozlu…

__

Medya ve siyaset…

MHP’nin genç ve heyecanlı ismi Gürkan Gülay, yorumlarımızın ardından takılıyor.

Diyor ki:

“Siz bana inanmıyorsunuz, ama göreceksiniz, ben bu seçimi alacağım.”

Gülay’ın çabasını, azmini, inancını kutluyorum.

Gerçekten çok çalışıyor.

Bunun da karşılığını mutlaka alacaktır.

Gülay’ın sözleri, bize başka şeyler hatırlatıyor.

Gülay olsun, başka isimler olsun.

Bugüne kadar ne gördüysek, onları paylaşmaya çalıştık.

Samimi olduk.

Bunları söylerken de, bazı öngörülerimiz var.

Anketlerimiz bunlardan sadece biri…

Gördüklerimiz bunlardan sadece biri…

Kamuoyunun neden, ne kadar etkilendiğini doğru görmek gerekiyor.

Biz; gerek kişisel ilişkilerimizde, gerekse yayıncılık anlayışımızda görmek istediklerimizi değil, gördüklerimizi paylaşmaya özen gösteriyoruz.

AK Parti’nin aday adayı dostlarımıza da aynı şeyleri söyledik.

CHP’dekilere de…

Ama inanmak istemediler.

Böyle zamanlarda kırılan oluyor, dökülen oluyor.

Samimi olduğumuz için kırılmak isteyen varsa, buyursun kırılsın.

Biliyoruz ki, pek çok arkadaşımız adaylık şansı olmayan isimleri boş yere yüreklendiriyor.

“Şöyle kazanırsın, böyle kazanırsın” diyorlar.

“Bu iş bitti” diyorlar.

Bihaber oldukları anketlerden o isimlerin çıktığını söylüyorlar.

İnanmadıklarını yazıyorlar.

İnanmadıklarını yorumluyorlar.

Bunlar, aday adayları ve siyasetçilerin böyle zamanlarda içine düştükleri “siyasi körlük”ten nemalanma amacından başka bir şey taşımıyor.

Siyasetçinin de hoşuna bunlar gidiyor işte.

İnanıyorlar.

İnanmak istiyorlar.

Tüm bu yalanların, bu samimiyetsiz yorumların nedeni 3-5 kuruş nema.

Samimi olmakta fayda var.

Hiç olmazsa, kimseyi kandırmamış olursunuz.

_

Ertan Şahin meselesi…

AK Parti’nin Kozlu Belediye Başkan Aday Adayı Ertan Şahin, anketlerdeki gücüne güvenerek, Ali Bektaş’ın yerine gelmek istiyor.

Gelmek istemesi çok normal…

Yüzüne de söyledim.

Ancak izlediği yol doğru değil.

Daha önce hatalara düşen Şahin, bu hatalarında ısrar ediyor.

Şahin’in en büyük hatası, Zonguldak’tan aday gösterilen Ali Bektaş hakkında karalama kampanyası yapanlarla birlikte hareket etmesi.

En büyük hatası, AK Parti İl Başkanı Hamdi Uçar ve AK Parti Zonguldak Milletvekili Köksal Toptan’a saldıranlarla ittifak içinde olması.

Toptan ve Uçar da bunun farkında.

AK Parti Genel Merkezi bu durumu değerlendirecektir.

Anketlerde güçlü olmak başka şey, güven vermek başka şey.

AK Parti’den önce CHP ile görüşen, parti ile uyum ve güven sorunu yaşayan Şahin’in bu zikzakları siyasi kaderini belirleyecek.

100 bin “Ak akçe” kişileri satın alabilir, ama insanların güvenini satın alamaz!

Bizden dost tavsiyesi