CHP&[#]8217;de parti içi sorun var.
Yeni değil.
Seçim döneminde çok sırıtan durumlar ortaya çıktı.
Önceden beri gelen tıkanıklık, seçim döneminde tavan yaptı.
&[#]8220;Önce partim&[#]8221; diyemeyenler; &[#]8220;Önce ben ve ekibim &[#]8220;anlayışlarıyla buna zemin hazırladılar.
CHP&[#]8217;nin son iki yılı Zonguldak&[#]8217;ta kavgalarla geçti.
Hem de ne kavgalar.
Parti içi çatışmalar yetmedi.
Belediye Başkanları ile parti karşı karşıya geldi.
O haklıydı, bu haklıydı gibi tartışmalar bu saatten sonra önemli değil.
Ancak bilinmesi gereken ve gördüğümüz bir gerçek var ki ucuz ve rencide edici tartışmalar kimseye yaramadı.
Herkes her şekilde payını aldı.
Genel seçimler öncesi teşkilatlarda reform yapamayan CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu&[#]8217;nun başarılı görünsün-görünmesin her teşkilatı gözden geçirmesi gerekiyor.
Zonguldak&[#]8217;ta CHP&[#]8217;nin oylarının patlama yapması örgütlerin çok başarılı olduğu, sorunsuz çalıştığı anlamına gelmez.
Eğer Genel Merkez ve Kılıçdaroğlu olayı böyle yorumlarsa yerel seçimler öncesi yaşanacak kavgalara zemin hazırlar.
Şöyle bakmak lazım:
CHP&[#]8217;de son 2-3 yıldır bu kadar kavga yaşanmasaydı, CHP oylarını ne kadar daha patlatırdı?
Başka bir soru da şu:
Mehmet Haberal Zonguldak&[#]8217;tan aday gösterilmese ve Haberal Ailesi dört koldan çalışmasa bu patlamayı kim, hangi örgüt ve Belediye Başkanı yapacaktı?
CHP&[#]8217;de değişim şart.
MHP açısından da durum pek iç açıcı değil.
Seçim döneminde eskiler, yeniler, ülkücüler ve türkücüler kol kola görünseler de bu temsil anlayışı tabana yansımadı.
Yeni dönemde MHP İl Başkanı Mustafa Korkutan&[#]8217;a daha fazla görev düşüyor.
Korkutan&[#]8217;ın İl Başkanı olarak devam mı edeceği veya Genel Merkez&[#]8217;de görev mi alacağı belli değil.
Korkutan&[#]8217;ın en büyük kaybı; yıllar geçmesine karşın çekirdek ekip kuramaması.
Bu yüzden her dönem yanındaki isimler değişiyor.
Bunu sağlayabilseydi Korkutan&[#]8217;ın Zonguldak&[#]8217;ın siyasi vitrinindeki yeri çok daha iyi olacaktı.
Ancak MHP&[#]8217;de de yeni yapılanma kaçınılmaz.
Bunu yapamazlarsa dibe vurmaya devam ederler.
27 binden 24 bine düşen oy bir sonraki seçime daha fazla düşer.
Seçim döneminde kol kola olan Mustafa Korkutan ile Nihat Aygün&[#]8217;ün karşı karşıya gelmesi yakındır.
MHP&[#]8217;de bu ihtimal başka ihtimalleri doğuracak!
Her şartta ve zeminde yapılanma şart.
Hem CHP&[#]8217;de hem MHP&[#]8217;de oluşacak kadrolar diri, güvenilir ve üretken olursa kendileri için yatırım, taban için moral, Zonguldak için iyi olur.
Amaç kongre kazanmak değil; amaç kongre sonrası iz bırakan bir yönetim anlayışına sahip olabilmek.
Zonguldak, muhalefetsiz muhalefet istemiyor.
Zonguldak boş konuşan, canı istediğinde konuşan muhalefet istemiyor.
Zonguldak üretken, paylaşan, tabana ulaşan, taban yaratan ve hükümeti çözüme zorlayan, konulara ve kente hakim, sorunlara ve çözüme hakim bir muhalefet anlayışı istiyor.
Başbakan&[#]8217;ın affettikleri!
Başbakan Erdoğan balkon konuşmasında; &[#]8220;Hesaplaşma değil helalleşme&[#]8221; günüdür dedi.
Muhalefeti yine ters köşeye yatırdı.
Ancak Başbakan&[#]8217;ın 2007 seçimleri sonrası balkon konuşmasından yola çıkarak benzer bir şeyler demesini bekleyenlerdendim.
Başbakan istediğinde gerilim yaratır, istediğinde affeder.
Siyasilere ve basına açtığı 17 davayı geri çekti.
Başbakan Erdoğan, Kılıçdaroğlu hakkında 10, Bahçeli hakkında 3 ve DP Lideri Zeybek hakkında 1 tazminat davası açmıştı.
Taraf Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Altan ve Cumhuriyet Gazetesi´nden Meriç Velidedeoğlu hakkında da dava açılmıştı.
Erdoğan, ayrıca Altan´a ceza davası da açmıştı.
Zeybek´in ´angut´ sözü ve Altan´ın "Kof Kabadayı" benzetmesi Erdoğan´ı kızdırmıştı. Ancak hepsinden vazgeçti.
Seçim öncesi yaşanan yüksek tansiyonu düşünürsek olumlu bir adım.
Dün Ankara&[#]8217;dan arayan dostumuz geçtiğimiz günlerde kaleme aldığım; &[#]8220;Başbakan bir alem, gazeteciler başka bir alem&[#]8221; başlıklı yazımı hatırlatarak Başbakan&[#]8217;ın bu yaklaşımının da önemli olduğunun unutulmaması gerektiğini hatırlattı.
Haklı.
Türkiye&[#]8217;de basına ve siyasilere yönelik sistemli şekilde devam eden linç kampanyaları durmayacak ama belki basın özgürlüğü ve basın ceza kanunları konusunda son yıllardaki sabıkalarımız düzeltmeye yönelik bir adım olacaktır.
Acaba!
Kaldı ki Başbakan&[#]8217;ın affettiklerini tek kutuplu yayıncılıkla linç etmeye çalışan yandaş yayın organlarının ve gazetecilerin yaptıklarına ne diyeceğiz?
Yani Başbakan affetse bile onlar affeder mi?
Etmez!