CHP&[#]8217;de İl Başkanı Osman Yayla Milletvekili aday adaylığı için istifa etti.


Sonrasında kimin İl başkanı olacağı tartışılmaya başlandı.


Genel Merkez&[#]8217;den genelge geldi.


Milletvekilleri Ali İhsan Köktürk ve Ali Koçal yönetimle peş peşe toplantılar yaptılar.


Ayrılık duyguları kabardı.


Koçal ve Köktürk&[#]8217;a yakın olanlar karşı karşıya geldi.


Arada bir de acele edilmemesini isteyenler var.


Koçal&[#]8217;ın istediği isim Tümer Peker için imza toplandı.


8 isim imza attı.


Geriye altı isim kaldı.


Onların bir kısmı Halil Furat ismi üzerinde duruyor.


Çünkü Ali İhsan Köktürk öyle istiyor.


Sonuç olarak fotoğrafa baktığımız da şu an itibariyle Ali Koçal&[#]8217;ın istediği oluyor görünüyor.


Ali İhsan Köktürk&[#]8217;ün bugün ki haberimizde yer alan sözlerine bakalım.


Köktürk, yeni bir genelge gelmeden böyle bir isim tespitinin yanlış olduğunu ifade ediyor.


Köktürk ve Koçal çekişmesini açık şekilde görmek mümkün.


Yaklaşan seçimleri düşündüğümüzde bunlar normal.


Köktürk sözlerinin arasında Parti Meclisi&[#]8217;nin belirleyici özelliğini de hatırlatma ihtiyacı duyuyor.


Başka bir gerçek ise bu durumda en çok zorda kalan yöneticiler.


İl Başkanlığı Kongresi&[#]8217;nde yaşanan tabloyu inkar edenler şimdi kendirlini ele veriyor.


Yöneticiler bu durumdan memnun değil.


Öte yandan mevcut yönetimden başkan olmak isteyenlere bakıyoruz.


CHP&[#]8217;ye fazladan ne katabilirler diye soruyoruz?


Pek fazla bir şey göremiyoruz.


Hatta adaylık için ismi geçenlerden bazıları da aynı görüşte.


Ancak çekişme olunca bu sonuçlar da kaçınılmaz.


CHP Genel Merkezi bu durumda olayları elbette değerlendirecektir.


Sonuçta tüzüğe dayanarak farkı bir metot uygulanabilir.


O metot dışarıdan bir başkan atamak olur.


Çünkü hem Milletvekilleri hem de yönetim bu konuda genel merkezin eline çoktan koz verdi.


Dışarıdan birisi atandığında ve o isim sonuca gidebilecek etkili biri olduğunda sorun çözülür.




Dürüstlük yoksa gerisi boş!



Zonguldak&[#]8217;ta her alanda sorunlar var.


Yozlaştırılan toplum hızla uçuruma gidiyor.


Anladım ki bencil, kaprisli ve kompleksli bir toplum olma hevesinden kurtulamayacağız.


Dürüstlüğünü hızla yetiren ve dürüstlükten sürekli maraz doğuran bir milletiz.


İnsanoğlu her şeyi yapabilir.


Ama dürüstlük yoksa gerisi yalandır.


Bu alışkanlıklar sonradan pek kazanılmıyormuş meğer.


İnsanın biraz hamurunda olması gerekiyormuş.


Büyüklerimiz bir kez de haklı çıkmasalar olmaz mı yani!



Ucube tartışmasının ardından!



Sanatçı dostlarımız Başbakan&[#]8217;ın Kars&[#]8217;taki &[#]8216;İnsanlık anıtı&[#]8217; için Başbakan&[#]8217;ın &[#]8216;Ucube&[#]8217; yakıştırmasına tepki gösterdiler.


Hem de daha önce &[#]8216;Ucube&[#]8217; olarak nitelendirilen Lavuar alanında kalan son binanın önünde.


Bazen fotoğrafın ne tarafından bakmak gerektiğini uzun uzun düşünüyorum.


Herkesin kendince haklı olduğu bu süreçte çok tartışma yaşandı.


3-4 yıl önce de tam olarak anlatılamayan, tartışılamayan lavuar alanında kent ikiye bölündü.


Bugün hala o günleri izi var.


Ancak sanatçı dostlarımız haklı olarak bu konularda hassasiyet gösterirken yerel yönetimlerin uygulamaları karşısında kent adına, kültür sanat adına, tarih adına aynı hassasiyeti gösterememeleri düşündürücü.


Ne yazık ki iktidarların kendiden olmayanı başkalaştırma ve ötekileştirme hastalığı toplumun tüm kılcal damarlarına kadar nüfus etme sürecinde.


İşte o başkalaştırma ve ötekileştirme çabası her tarafta büyük bir özenle yapılmaya çalışılıyor.


O gün lavuar olayında nedenler ve gerekçeler tam olarak anlatılamadığı gibi bugün de Kars&[#]8217;taki anıtı aynı metotla tartışıyoruz.


Kültür sanat camiasının içinde olanlar bu ucube açıklamasının ardından şimdi yerel yönetimlere gidip talepleri için baskı kurmalılar.


Kentte bir sürü tarihi bina talan ediliyor.


Elde kalan birkaç bina.


Bu kentte 20 yıldır maden müzesi tartışması yapılıyor.


Bu süreçte kültür sanat camiasını organize bir şekilde işin merkezinde göremiyoruz


Bu kentte hala bir sanatçılar çarşısı yok.


Bu kentin kültür ve sanat emekçilerinin eserlerini görmezden gelenler kenti yönetmeye kalkıyor.


Yönetiyor da.


Ama ucube tartışmasıyla hükümete ve Başbakan&[#]8217;a tepki gösterme hakkını kullananlar neden kentteki bu aymazlığa sessiz kalıyorlar?


Edebiyat Günleri&[#]8217;nde de bunları hatırlattık ama bir renk yok.