17 Eylül 2014 tarihinde Pusula Gazetesi&[#]8217;nde yayımlanan, &[#]8220;TTK neden yaşatılmalı, yerli kömür neden üretilmeli?&[#]8221; başlıklı çalışmamı okuyan ve olumlu ya da olumsuz yorum yapan tüm okurlarıma teşekkürler&[#]8230;

Yazarın okurları ile polemiğe girmesi doğru değil.

Ama bazı yanlış algıların düzeltilmesi gerek.

Sırayla açıklayalım:

1- Bu dosyayı oluşturmaya yaklaşık sekiz ay önce başladım.

Neden mi?

Çünkü bu günleri önceden tahmin etmek zor değildi. Bu çalışmayı yayımlamaktaki amacım, çözüme katkı sağlamak içindi.

Yayımlamadan aylar önce birer örneğini bazı özel maden işletme sahiplerine, bir milletvekiline, bazı ulusal gazetelere de gönderdim. İlgilenen olmadı.

Öğretmenevi&[#]8217;nde karşılaştığım bir özel maden işletmesi sahibine bu çalışmayı iki bin kitapçık basarak, bedava dağıtmaktan bahsettim. &[#]8220;Dernek (Maden, Enerji ve Sanayici İşadamları Derneği) bunu nasıl karşılar?&[#]8221; dediğimde, &[#]8220;Derneği boş ver, masrafı ben karşılarım&[#]8221; dedi. Kabul ettim. İki hafta oyaladıktan sonra vazgeçtiğini söyledi.

Yani ben, bu kente duyduğum sorumluluğun gereğini yaptım. Huzurluyum.

2- Eleştirilerin daha fazla olmasını beklerdim. Ama bu eleştiriler de katkı sağlayıcı ve geliştirici olmalıydı. Ne yazık ki, gelen az sayıdaki eleştiri, teslimiyetçi-adam sendeci bir kafayla yapılmış.

Mesela;

A- &[#]8220;neil&[#]8221; diyor ki:

&[#]8220;&[#]8230;Global pazarda müşteri ve satıcı konumunda olan bir ülkede yaşıyoruz. Üretilen malın daha ucuz olduğu başka bir arz kaynağının varlığı, daha pahalı olan diğerini etkisiz hale getirir.&[#]8221;

&[#]8220;bir dost&[#]8221; diyor ki:

&[#]8220;&[#]8230;Sen de biliyorsun realite serbest piyasa ekonomisine geçtiğimiz günden beri sosyal devlet anlayışı terk edildiğinden kapitalist sistemde &[#]8216;zarar+ve&[#]8217;ye göre yapılır.&[#]8221;

Her iki arkadaş, Adam Smith&[#]8217;in, serbest piyasa ekonomisinin ana fikri olan, &[#]8220;Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler&[#]8221; düşüncesini savunuyor. Bu düşünceye göre, piyasaya müdahale yanlıştır. Çünkü: &[#]8220;Piyasanın sihirli eli, arz-talep makasıyla her şeyi düzenler.&[#]8221;

Kapitalizmin ideologları, bunu insanların beynine kazıdılar. Aynen &[#]8220;neil&[#]8221; ve &[#]8220;bir dost&[#]8221;a yaptıkları gibi&[#]8230;

Ama gerçek işleyiş bambaşka&[#]8230;

Kapitalizmin baba ülkeleri olan ABD, Almanya ve Fransa&[#]8217;nın her türlü uluslararası anlaşma ve gümrük birliğine rağmen çiftçilerini korumak uğruna ne engellemeler, ne sübvansiyon politikalarını uyguladığını bir araştırın.

Kapitalist sistemin lideri ABD&[#]8217;nin, yanılmıyorsam 10 yıl kadar önce, tamamen özel sektörün elinde olan elektrik dağıtım hattı Mississippi&[#]8217;den Kanada&[#]8217;ya kadar çöktüğünde, bu alanda devlet şirketleri, yani KİT&[#]8217;ler kurduğunu biliyor musunuz?

Bunlar eski mi diyorsunuz?

Öyleyse bugüne bakalım;

Bugün sosyalist sistem yok. Kapitalizm, koskoca dünya pazarında tek başına at koşturuyor.

Allah aşkına söyleyin, o sihirli eliniz neyi çözdü?

Bırakın azgelişmiş ülkelerindeki açlık, yoksulluk ve savaşları...

Sistemin kendisi, yani kapitalizm yeni bir sorunla boğuşuyor.

&[#]8220;Bu sorun, kapitalizmin günümüzdeki en büyük iktisatçısı Piketty&[#]8217;ye göre, bir ülkede sermayenin getiri oranı, ekonominin büyüme oranından daha fazla ise, bunun kaçınılmaz sonucu, servetin belli ellerde toplanması ve gelir eşitsizliğinin daha da artmasıdır.

Sonuçta, hastalıktan çıkamayan bir kapitalizm ortaya çıkıyor. Bu durum sürdürülemez.

Özellikle küreselleşmeyle birlikte, sendikaların gücünün zayıflaması; teknolojik yeniliklerin işgücünün niteliğini geliştirmede yetersiz kalması; doğrudan vergilerin azaltılması ve kurumsal piyasa denetimlerinin yetersizliği, gelir eşitsizliklerini büyütüyor. Ek olarak, serbest piyasanın yanlışlarını yine kendisinin düzelteceği beklentilerinin boşa çıkması; sermayenin sınır tanımaz, ahlak tanımaz bir anlayışla işleyen tekelci yapılarının güçlenmesi, rant avcılığının artması, dünyadaki gelir eşitsizliğini ve buna bağlı olarak aşırı yoksulluğu, yeniden kapitalizmin doğuş günlerindekine benzer bir duruma getirmiş bulunuyor.

Piketty&[#]8217;nin kapitalizmin kurtuluşu için önerdiği ilaç, köklü ve yüksek oranlı vergilendirmedir. Servetlere ve yüksek gelirlere, el koyma ya da müsadere biçiminde doğrudan vergiler salınmasını ve sonrasında da gelire göre artan oranlı vergileme yoluna gidilmesini öneriyor.&[#]8221; (Kaynak: Prof. Dr. Yakup Kepenek, ODTÜ)

Yani çözüm; serbest piyasaya müdahale!

Sistemin kendisi &[#]8220;serbest piyasa&[#]8221;nın palavra olduğunu kabullenmişken, Zonguldak&[#]8217;ın &[#]8220;ithal kömüre kısıtlama, yerli üretimi arttırma&[#]8221; talebi zorunuza gitmesin. Ve de emperyalist kültürün beyninize kazıdığı bu düşünceyi silin, atın.

B- Yine &[#]8220;bir dost&[#]8221; diyor ki:

&[#]8220;&[#]8230;Sayın Ali Kaya, bu konu sanırım sizin uzmanlık alanınıza girmiyor ki, bu şekilde yansıtarak bir görüş sunmuşsunuz.&[#]8221;

Evet, konuyu &[#]8220;kömür&[#]8221; olarak alırsanız, bir maden mühendisi değilim. Ama &[#]8220;iktisadi sektör&[#]8221; olarak alırsanız, uzman değilsem bile iyi bilirim. Neden mi?

Öğrencisi olmaktan onur duyduğum İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi mezunuyum. O günden bu yana da dünya, ülke ve Zonguldak ekonomisi ilgi alanım oldu. Tabii ki kömür de...

C- Yine &[#]8220;bir dost&[#]8221; diyor ki:

&[#]8220;&[#]8230;Bu sorun bu güne ait değil ki, ne zaman köşenize taşıdınız, ben hatırlamıyorum. Nabza göre şerbet&[#]8230; Geçti Bor&[#]8217;un pazarı&[#]8230; Daha çok şeyler yazardım, ama seni kırmak istemem&[#]8230;&[#]8221;

1992 yılında İstanbul Zonguldaklılar Derneği&[#]8217;nin Hilton Otel&[#]8217;deki panelinde İshak Alaton&[#]8217;a karşı Zonguldak&[#]8217;ı başarılı şekilde savunmuş,

Yine aynı yıllarda Genel Maden İşçileri Sendikası&[#]8217;nın (GMİS), &[#]8220;Zonguldak&[#]8217;ın Kurtuluşu&[#]8221; konulu panelde çözüm önerileri üretmiş,

Bu konuda &[#]8220;Karaelmas Karasevdam&[#]8221; isimli kitap yazmış,

1989 yılından bu yana bu konuda en az elli köşe yazısı yazmış olan birine haksızlık etmiyor musun?

5- &[#]8220;O madenci&[#]8221;nin bahsettiği yayını da okudum. Elbette, kapsamlı ve güzel bir çalışma... Ama benim düşüncelerim de bunlar&[#]8230;

6- Beğeni ve yüreklendirme niteliğindeki yorumlar için de ayrıca teşekkürler.

NETİCE:

Aslında ne söylesek boş&[#]8230;

Bu konuda söylenenler, yazılanlar birkaç kütüphane doldurur.

Yani, tam anlamıyla sözün bittiği yerdeyiz.

Eylem ya da teslimiyet!

Seçme hakkı Zonguldak&[#]8217;ta&[#]8230;

[*] [*] [*]

Bu tavanın tüm balıklarına esenlikler dilerim&[#]8230;