Önceki gün
MHP’ye yaptığım eleştiriden sonra,
Kozlu MHP’den,
Bir açıklama geldi.
Kozlu adına yapıcı bir öneri dile getirdi İlçe Başkanı Atakan Karali.
Peşine,
İl Başkanlığı grubundan,
Bir açıklama geldi.
Şaşırdım.
Heyecanlandım.
Ama baktım ki,
Ramazan’ın gelişini kutlamışlar.
Ana akım medyada,
Haber değeri görmedi.
Ama,
Eleştirilerimizin yersiz olmadığını gördük.
Kıymet verdiğimiz insanlar.
Ama bazen,
Her toprakta çiçek yetişmiyor sanırım.
Mesela,
16 Şubat’ta,
Bitlis’te 1994 yılında şehit düşen Ayhan Sütçü’nün annesi Emine Sütçü’nün,
Uzun Mehmet Camii’nde cenaze namazı vardı.
Cenazeye,
Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, İl Jandarma Komutanı  Albay Barış Cücen, İl Emniyet Müdür vekili yardımcısı Bülent Erdoğan , AK Parti İl Başkanı Mustafa Çağlayan AK Parti Merkez İlçe Başkanı Sezer Köroğlu,  CHP İl Başkanı Devrim Dural,Şehit Aileleri Derneği Başkanı Mustafa Yorulmaz, Kastamonu Pınarbaşı Belediye Başkanı Serkan Arı, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Mehmet Türkmen Köse katıldı.
Bilin bakalım,
Cenazede kim yoktu?
Milliyetçi Hareket Partisi İl ve İlçe Başkanları.
İşleri olsa,
Kendilerini temsilen de biri yoktu.
O da olmasa,
Basit bir çelenk bile yoktu.
Ama MHP’liler nereye koştura koştura gittiler?
Umreden dönen,
Mehmet Ali Güldaş’a gittiler.
Güldaş sanki,
Peygamber ilan oldu da,
İlk biata MHP’liler gitti.
Hz. Mehmet Ali ve sahabeleri!
Malatyalı iş adamı Mehmet Ali Güldaş,
Aslında koyu da bir Sinan Oğan’cıydı.
Cumhur İttifakı olunca,
MHP’de yer tuttu.
İlginç değil mi?
İktidarın nimetleri mi?
Yok canımmmmmm!
Olur mu öyle şey!
Lidere Sadakat nidaları atılan dönemde,
Devlet Bahçeli ile Sinan Oğan ters düşmüştü.
Ben değil!
Siz bakın bakalım,
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde,
Mehmet Ali Güldaş,
Oğan’a mı?
Erdoğan mı oy vermiş?
Kabe hurmasından,
Malatya kayısısına uzanan mübarek bir yolculuk!
MHP’lilerin değerleri değişti sanırım.
Hz. Mehmet Ali!
Sefa ve Merve değil.
Mehmet ve Ali!
Deveye binmek değil.
TOGG’a binmek!
İhrama girmek değil.
İhraca girmek!
Hurma değil!
Malatya kayısısı!
Zem zem değil
Gel gel!
Şehit annesi değil!
Mehmet Ali Güldaş!
*    *    *    *    *    *    *    *    *
Zonguldak Ankara karayolunun,
Ölüm kavşağı olarak biline,
Beycuma kavşağında,
Yeni gelişmeler yaşanıyor.
Karayolları,
Beycuma girişini,
Battı çıktı şeklinde düzenlemek istiyor.
Bu noktada,
Acil kamulaştırma kararı çıktı.
Acil kamulaştırma ile normal kamulaştırma arasındaki fark nedir?
 Acele kamulaştırma , normal kamulaştırmadan farklı olarak yurt savunması veya olağanüstü durumlarda uygulanır.
Buradaki olağanüstü durum,
Filyos Projesi…
Stratejik görülmesinden dolayı,
Acele kamulaştırma kararı var.
Bu şu demek;
Devlet burayı her şekilde kamulaştıracak.
Beycuma’daki kamulaştırmada,
Metrekare başına 600 lira verdiler.
Bilirkişiler,
Metrekare başına,
En az Bin 500 lira olması gerektiği iddiasında.
Günün sonunda,
Kamulaştırma yapılacak bölgelerde,
Zorunlu şekilde,
Devlet parasını vererek alacak.
Vatandaşın bir hakkı var!
Bu 600 lira rakamını mahkemeye götürerek,
Rakamı yükseltmeye çalışmak.
Öte yandan,
Bu toprakların mükellefiyeti de bitmiyor.
Devlet gelir.
Zorla madene sokar.
Devlet gelir.
Zorla toprağını satın alır.
Zonguldak insanı devletine hem canını hem malını veriyor.
İşin trajikomik tarafı ise,
Olan yine Beycumalı’ya oldu.
*    *    *    *    *    *    *    *    *    *
Sizlere bir bomba vereyim.
Kar yağdığında,
Herkes nefeslerini tuttu.
Tuzlama işlemlerini izledi.
Muharrem Akdemir’in,
Marka haline getirdiği slogan ‘Tuzlar Konya yolunda’ bu beklentiyi arttırdı.
Tuz işlerinde,
Bazı belediyeler,
Destek almış.
Kim sayesinde?
İYİ Parti İl Başkanı Yavuz Erkmen sayesinde.
Hangi belediyeler tuz aldı?
Zonguldak Belediyesi.
Kozlu Belediyesi.
Gökçebey Belediyesi.
Devrek Belediyesi tuz stoklarının var olduğunu söylemiş.
O yüzden almamışlar.
Bak sen şu işe!
Eski Vali Yavuz Erkmen,
Bizim belediye başkanlarını tuzlamış.
Umarım rafinedir!
*    *    *    *    *    *    *    *    *    *    *