Cumartesi günkü yazımda ´Ak Parti´de ortak aday arayışlarına dikkat çekmiştim.
Ak Parti´de ciddi bir sorun olduğu kesin.
Hal böyleyken sorun yokmuş gibi davranmak yanlış olur.
Yeni yapılanma arayışı devam ederken mevcut İl Başkanı Hamdi Uçar ve Eski İl Başkanı Celil Uzun´a karşı çıkanlar var.
Parti´nin sonunun ANAP´a benzememesi için atılacak adımların önemi üzerine kafa patlatanlar var.
Elbette bu süreci Zonguldak´tan tersine çevirmek mümkün değil.
Başbakan´ın izleyeceği yolu merek ediyoruz.
Bu nedenle karşılıklı atışmaların yerine samimi duygular sergilenebilir mi bilemiyorum.
Bunu da süreç gösterecek.
Celil Uzun Pusula´da yayınlanan röportajında ateş püskürüyordu.
Bugün Hamdi Uçar yanıt veriyor.
Cumartesi günü arayanlardan biri Yusuf Yılmaz´dı.
Konuştuk.
Sonrasında yeniden aradı.
Yusuf Yılmaz´ın ikinci arayışında telefonun ucundaki diğer isim Celil Uzun´du.
Yazım ve düşünceler üzerine görüştük.
Özetle;
´Uzlaşıdan yanayım. Siyaset uğruna partimi, örgütleri yıpratma gibi bir niyetim yok. Biz de uzlaşıdan bahsediyoruz. Gelin yeni yapılanma ile partinin daha fazla zarar görmesinin önüne geçelim diyoruz. Kamuoyunda bazı şeyler konuşulurken yeni yapılanma şart diyoruz. Bizim söylediklerimiz bunlar. Ancak bunları farklı değerlendirenler oluyor" dedi.
Uzlaşının değişik yöntemleri olduğunu belirten Uzun, yazıma atıfta bulunarak yine özetle şunları ifade ediyordu;
"Ben mutlaka İl Başkanı olayım demiyorum. Başka biri de olabilir. Bunun için yüz yüze gelip her şeyin açık dille yüz yüze konuşulmasından yanayım. Kurucular, eski ve mevcut yöneticiler bir araya gelip konuşuruz. Birliktelik, bütünlük böyle sağlanır".
Uzun´un konuşmasında beni en çok şaşırtan sözleri ´Hamdi Uçar&[#]8217;la uzlaşabiliriz´ oldu.
Celil Uzun´un ısrarla karşı çıktığı isimler, kendi döneminde birlikte yola çıktığı ve her şeyini paylaştığı eski kankileri.
Kendisi isim telaffuz etmedi ama ilk akla gelen isimler Abdülkerim Gün, Celal Bilici ve Salih Erbay ile birkaç kişi daha.
Celil Uzun "Ortak bir aday aramak yerine Hamdi Uçar, onlarsız yola devem etmek isterse bu da benim için bir uzlaşıdır. Ben buna karşı değilim. Ancak bunları bir araya gelip konuşamıyoruz" dedi.
Uzun´un bu söylemi sanırım rotanın belirlenmesinde etkili olur.
Uzun´un kendi döneminde yanından ayırmadığı çekirdek kadroyu, şimdi birliktelik için yeni yönetime alınmamalarını şart koşmasıyla ne demek istediğini daha iyi anlamaya çalışıyoruz.
Bunu bir geri adım gibi görenler de olacaktır.
Gerçekten iyi niyet olarak algılayanlarda.
Hedefi Milletvekillik olan Sayın Uzun´un yeni geliştirdiği bir formül olup olmadığını bilemiyoruz.
Bunu zaman gösterecek.
Ancak ister Hamdi Uçar olsun isterse yeni bir isim.
Yeni oluşturulacak yönetimde yer alanlara önemli sorumluluklar düşüyor.
Gerçi Ankara´dan esecek rüzgara bağlı her şey.
Rüzgar kesilince Zonguldak´ta bir birini kuyuya iten çok olacak.
Mithat Gülşen´e düşen görevler
Çaycuma ve Çaycumalılara yönelik yazılarıma olumlu veya olumsuz yanıtlar geliyor.
Bu yazılara şimdi girmiyorum.
Ancak Çaycuma&[#]8217;nın önemli bir gerçeği var.
O gerçek yıllardır taşıdığı Sol gömleğini çıkarıp muhafazakar Ak Parti gömleğini giyen Belediye Başkanı Mithat Gülşen´den başkası değil.
Mithat Bey´e çok önemli bir görev düşüyor. O da uzlaşmacı yolla Çaycuma´nın gelecek 50-100 yılını kentsel ve çevre anlamında planlamaktır.
Ama ne yazık ki o da diğerleri gibi hatalar yapıyor.
Manda yoğurduyla geçiştiriyor günleri.
Yapması gereken ilk şey kent meclisi oluşturup herkesin düşüncesini alarak modern bir kentleşmenin formülünü aramaktır. Eski yoldaşlarına bu kadar düşman olmasına gerek yok.
Talih kendisine bir defa güldü.
Eğer isterse Çaycuma kendisini beklemediği yerlere taşır.
Ancak kendisini eleştiren gazeteyi belediye binasına sokmayarak, kendi gibi düşünmeyenleri dışlayarak, yaptığı işleri milletin kafasına kakarak devam ederse kendini kısa sürede tüketir.