Çevre Etki Değerlendirme (ÇED) süreci kapsamında çarşamba günü santralin biri, dün de ikincisi için yapılması gereken halkın katılımı toplantıları, tepkiler nedeniyle gerçekleştirilemedi.
Gerçekleştirilseydi santrali planlayan şirketin yetkilileri, ÇED dosyasını hazırlayan firmanın görevlileri ve profesörler bilgilendirme yapacak ve toplantıda halkın sorularına cevaplar verilecekti.
Yani 15 Nisan&[#]8217;da Özel İdarede, daha önce yine 2001 Nisan&[#]8217;ın da aynı yerde yapılan toplantıların bir benzeri olacaktı.
Belki bu toplantı yeni bilgilerin konuşulacağı, farklı sonuçların oraya çıkacağı bir sınav olacaktı. Sınav yapılamadığı için bunu bilmiyoruz.
Bu sınavın yapılmasına santral karşıtları engel oldu.
Salonun önünde yaklaşık iki bin kişi toplandı.
Peki bu rakam bu kadar mı olmalıydı?
120 sivil toplum örgütü ve partiden oluşan Bartın Platformu, özellikle son bir aydır yoğun bir çalışma içindeydi.
Platform üyeleri çok sayıda köy gezdi, bu gezilerde ÇED toplantılarının önemi anlatıldı, vatandaşların mutlaka gelmesi gerektiği belirtildi, belediye hoparlöründen, basın yayın organlarından çağrılar yapıldı.
Buna rağmen topu topu iki bin kişi geldi.
Madem Bartın çok büyük bir tehdit ve tehlike altında, madem çevremiz kirlenecek, insanların sağlığı bozulacak, tarım, turizm bitecek, öyleyse bu günlerde orada 10 bin, 20 bin hatta 30 bin kişi olması gerekmez miydi?
Öyle anlaşılıyor ki santral halkın çoğunluğunun umurunda değil.
Bartın Platformu&[#]8217;nun şapkasını önüne koyup düşünmesi lazım.
Toplantının yapılmasını engellemek bana göre başarı değil başarısızlıktır.
Sonuçta yasal bir toplantı yasal olmayan bir şekilde engellenmiş oldu.
Toplantı yapılsaydı, itirazlar, tepkiler toplantının içinde olsaydı, en doğrusu bu olurdu.
Bu aklı platforma kim verdiyse yanlış vermiş. ÇED sürecinin bu şekilde sekteye uğratılarak santralin engellenebileceğini sanmıyorum.
Bence bu davranışla Hema&[#]8217;nın ekmeğine yağ sürüldü. Nitekim bunu önümüzdeki günlerde göreceğiz.
Bugünden görünen tehlikeli bir şey varsa o da son olayların daha çok bölünmeye ve cepheleşmeye neden olmasıdır.
Yapılamayan ÇED toplantılarında ortaya çıkan şu görüntüye bakın:
Toplanan kalabalığın önünde giden Bartın ve Amasra Belediye Başkanları ile CHP Milletvekili termik santral karşıtı, ortalıkta gözükmeyen AK Parti Milletvekili ile AK Partili 6 Belediye Başkanı termik santral yanlısı.
Bu görüntü Bartın&[#]8217;a yarar değil zarar verir.
Halkın katılımı toplantısına gelince o da bana göre hikaye.
Böyle bir toplantıyı Bartın şartlarında kaç kişilik salonda düzenleyebilirsiniz, kaç kişi toplayabilirsiniz?
Stadyumda yapsanız en fazla 5 bin kişiyle olur.
5 bin kişinin tek tek görüşünü alamadıktan sonra toplantı yapsanız ne yapmasanız ne.
Kaldı ki 5 veya 10 ya da 20 bin kişinin kararı da 186 bin nüfuslu Bartın&[#]8217;ı bağlamaz ki.
Bu toplantıların bir tek faydası, bilgilendirme yapılması ve sorulara cevap verilecek olmasıdır, o kadar.
Farkındaysanız Hema&[#]8217;nın 2005&[#]8217;de Amasra B sahasını kiralamasından bu yana termik santrali tartışıyoruz.
Bitmek bilmeyen bu tartışmalar 6 yıldır sürüyor ve daha ne kadar süreceği de belli değil.
Daha önce de dediğim gibi bu işin tek bir çözümü var, o da referandum.
Aynen 12 Eylül&[#]8217;de anayasa konusunda olduğu gibi bu konuda da seçmenlerle sandık başına gidilmeli.
Kararı ne hükümet, ne çevreciler, ne de sosyal tesislerin önünde toplanan iki bin kişi değil, Bartın genelinde 121 bin kişiden oluşan seçmenler vermeli, yani halkın çoğunluğu vermeli.
Ak Parti´ye bir teşekkür de benden
Çağımızın vebası, başta akciğer kanseri olmak üzere birçok kanser vakasının, kalp krizinin, damar tıkanıklıklarının, sakatlıkların ve ölümlerin en önemli sebebi olan sigarayı içenlere şaşıyorum.
Bu mereti ben de uzun süre içtim ve inanın hiçbir faydasını görmedim.
Bırakın bir faydayı çok zararını gördüm.
Göğsünüzü sıkıştırıp insanı nefessiz bırakmaktan, ciğerlerinizi yakmaktan, vücudun bağışıklık sistemini zayıflatmaktan, hastalıklara davetiye (hem de yaldızlı) çıkarmaktan, sizi küllük gibi kokutmaktan başka bir işe yaramıyor.
Bu illetten yakamı kurtaralı önümüzdeki şubat ayında 6 sene olacak.
İnanır mısınız vücudum kendisini daha yeni yeni toparlıyor.
6 senede bir şey mi? Daha yolun yarısında sayılırım.
Uzmanların demesine göre 10-15 sene geçmeden hiç sigara içmeyen biriyle aynı konuma gelemiyorsunuz.
Hesap ortada. Sigara bir zehir ve insanlar üste para verip bu zehri alıyorlar, kendi elleriyle kendilerini zehirliyorlar. Yani bile bile lades.
Şükürler olsun ki bu hastalıktan kendimi kurtardım.
İsterse herkes kurtarabilir. İrade meselesi. Benim gibi kestirip atacaksınız, olacak bitecek.
Sigarayı bıraktıktan sonra bu konuda çok yazı yazdım.
Milliyet Yazarı Mehmet Tezkan&[#]8217;ın geçenlerde kaleme aldığı bir yazı bugün bu konuya bir kez daha girmeme sebep oldu.
Tezkan, Lübnan&[#]8217;ın başkenti Beyrut&[#]8217;u ziyaretinde gittiği her yerde bol bol sigara dumanına maruz kaldığını anlatırken, oradaki sağlıksız ortamı gördükten sonra memleketindeki ortamın kıymetini daha iyi anladığını vurgulayarak, Ak Partiye sigarayı yasakladığı için dua edip teşekkür ettiğini belirtiyor.
Tezkan dua edip teşekkür etmekte çok haklı.
Kapalı mekanlarda sigara içme yasağı sayesinde sigara içmeyenler rahat nefes aldı, pasif içici olarak kansere yakalanmaktan kurtuldu.
Hani Milletvekilimiz Yılmaz Tunç, 8 yıllık iktidarları döneminde yapılanları her fırsatta bir bir sıralıyor, sık sık icraatın içinden yapıyor ya sigarayı nedense atlıyor.
Kapalı mekanlarda sigara içme yasağı, yasağa uymayanlara getirilen cezalar, sigara paketlerinin üzerine konulan uyarı resimleri ve yazılar bana göre bu iktidar döneminde yapılan en önemli işlerden biridir.
Sigara içmeyenleri sigara içenlerden korumayı amaçlayan bu uygulamanın çok büyük faydaları oldu.
Henüz tam olarak oturmasa bile bu yasanın yürürlüğe girmesiyle birlikte artık lokantalarda, kahvehanelerde, meyhanelerde, resmi dairelerde ve özel işyerlerinin birçoğunda sigara içilmiyor.
Özel işyerleri için birçoğunda diyorum çünkü halen daha sigara içilen işyerleri var.
Bunlar da zamanla ya ceza yiyerek ya da yasaları çiğnediklerini fark edip kötü bir şey yaptıklarını anlayarak uygulamaya katılacaklar.
İşte o zaman hayat daha güzel olacak.
Yasak herkes tarafından benimsendiğinde ve tam olarak uygulandığında gerçek anlamda amacına ulaşacak.
Sanıyorum bu yazımızla milletvekilimizin aklına bu konuda bir fikir sokmuş olduk.
Sayın Tunç, sağlıkla ilgili icraatları sıralarken mutlaka bu hizmetten de söz etmeli.
Ak Parti iktidarına kapalı mekanlarda sigarayı yasaklamasından dolayı gerçekten teşekkür borçluyuz.