ÇATES’e satılan kömürlerdeki hile ortaya çıktı. Hukuki olarak neler olacağını göreceğiz.

Madem ÇATES, böyle bir hileyi yakaladı…

Bunun bir de Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü boyutu olması lazım.

Kömüre lastik parçası ve kauçuk tozu karıştıran firmaların çevre tarafından da irdelenmesi lazım.

Bu arada, ÇATES’in aldığı ithal kömürle ilgili iddialar da var.

Bu konuyu daha önce dile getirmiştim. Ama sanırım yeteri kadar ciddiye alınmadı.

ÇATES’e yurt dışından gelen kömürün 6 bin 500 kalori olması lazım.

Kömür, gemiden limana boşaltılıyor.

Oradan numune alınıyor. Ve alınan numunenin 6 bin 600 kalori olduğu tespit ediliyor.

Kömür yurda giriş yapmış oluyor.

Bize gelen çok ciddi iddialar var. Bu iddialar araştırılmalı.

Konunun uzmanları, “Kömürden numune, limandaki sahadan alınmasın. Gidilsin açıkta demirli gemiden alınsın. Bakın o zaman kaç kalori çıkacak?” diyor.

Bir-iki kez bu uygulama yapılsın bakalım.

Yurda usulsüz kömür mü giriyor? Düşük kalorili kömür mü yakılıyor?

Bu kömürün uçucusu ne? “Birileri daha çok kazanacak” diye bizim zehirlenmemiz mi gerekiyor? Zonguldak Valiliği’nin, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nin, Gümrük Müdürlüğü’nün bu konuda hassas olacağını tahmin ediyor, tatmin edici bir açıklama bekliyoruz.

Haydi Özbakır…

Milletvekilleri içinde en şanslı olanı AK Parti Milletvekili Hüseyin Özbakır…

Hükümet kurulmuş, kurulmamış. Hiç önemi yok. Çünkü Hüseyin Özbakır, siyasete Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a olan yakınlığıyla girdi.

O halde sorunların çözümü için de ona gidecek.

Dün Pusula’da okudunuz. Özbakır, Et ve Süt Kurumu’nun Zonguldak’a şube açması için çaba gösteriyor.

Pusula, yıllar önce bu konuda çok ciddi yayınlar yapmış, siyaset-bürokrasi bu işten sonuç alamamıştı. Sayın Özbakır, Beştepe’ye gittiğinde laf arasında bu konuyu da çıtlatırsa, sorunun çözümü bir telefona bakar.

Butik stat işi de öyle. Altı otopark... Üstü AVM… Onun üstünde stat…

Olmayacak şey değil. Önümüzde seçim var.

Ama bunlar devlet bütçesi gerektirmeyen işler.

O yüzden Sayın Hüseyin Özbakır’ın girişimiyle bu işler çözülür. Haydi Özbakır…

Sen ne çocuğusun?

CHP’de yeniden önseçim iddiaları hız kazandı.

İl Başkanı Ertuğrul Koltuk, ısrarla kontenjana karşı olduğunu söylüyor.

Yani, “Öyle Ünal Demirtaş filan kontenjan adayı olamaz. Gelecek, önseçime girecek. Sandıktan çıkarsa, aday olacak” demeye getiriyor.

Ve bu ısrarını da her gün tekrarlıyor.

CHP, Ereğli’den kontenjan koydu da ne oldu?

Ereğli ve Alaplı’da rezil oldu.

İki ilçede de AK Parti’nin gerisinde kaldı.

O halde ne gerek var kontenjana? Kim aday olmak istiyorsa, girsin sandığa…

Ne çıkarsa bahtına…

Yazık değil mi Deniz Yavuzyılmaz’a?

Yazık değil mi Harun Akın’a?

Neymiş efendim, Ünal Demirtaş, köy çocuğuymuş, madenci çocuğuymuş…

Deniz Yavuzyılmaz ile Harun Akın ne çocuğu?

Eskiden “yerli-yabancı” çekişmesi vardı.

Şimdi bir de bu çıktı…

- Sen ne çocuğusun?

- Madenci çocuğu…

- Sen ne çocuğusun?

- Öğretmen çocuğu…

- Sen ne çocuğusun?

- Esnaf çocuğu…

Bu ne ya