Kendi değerlerini kendi değirmenlerinde öğüten bir ülkedir Türkiye.
Ve bu toplum, kendi değerlerini öğüten değirmene su taşımaktadır yine.
Üç yılı aşkın süredir Silivri&[#]8217;de tutuklu bulunan CHP Zonguldak Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Haberal, annesi Medine Haberal&[#]8217;ın cenazesi için özel izinle geldiği kentimizde iki gece kaldı.
Üç kişilik hücreden, kendisine yüreğini açan Zonguldak&[#]8217;a geldi Mehmet Hoca.
Sadece adını bildiğim, ününü duyduğum bir isimdi Mehmet Haberal.
Elini ilk kez annesinin cenazesi için geldiği Zonguldak&[#]8217;ta sıktım.
Önceki akşam Pembe Köşk&[#]8217;e gittik Genel Yayın Yönetmenimiz Atilla Öksüz&[#]8217;le.
Oğlu Erkan Haberal tanıştırdı bizi babasıyla.
&[#]8220;Baba, bunlar Pusula.&[#]8221;
Haberal Hoca durdu, durdu, durdu.
Gözlerimize baktı sırayla.
Sonra, &[#]8220;Pusula, Pusula, Pusula.&[#]8221;
&[#]8220;Çok güzel bir isim, çok güzel bir marka&[#]8221; dedi.
Erkan Haberal, &[#]8220;Atilla Öksüz, Pusula Gazetesi&[#]8217;nin Genel Yayın Yönetmeni. Ali Rıza Tığ&[#]8217;da bu markanın sahibi&[#]8221; dedi.
Haberal Hoca bizi kucakladı, &[#]8220;Bir yere ayrılmayın, beraber olacağız&[#]8221; dedi.
Sonra alt kata davet edildik.
Hoca &[#]8220;Buyurun&[#]8221; dedi.
Dünya çapında bir profesör.
Müthiş bir dağarcık.
Korkunç bir matematiksel zeka.
Kur&[#]8217;an&[#]8217;dan ayetler.
Okuduğu kitaptan sayfa sayısı ve satırlar.
Etkileyici hitabet.
Kendimizi yoğunlaştırılmış bir hayat dersinin içinde bulduk Atilla ile.
Fırtına Deresi&[#]8217;nden gelen ´fırtına gibi´ bir adam.
&[#]8220;Vefa bilmezsen, sefa süremezsin&[#]8221; diyor.
Birbirimize bakıyoruz Atilla ile.
&[#]8220;İnanıyorum ki benim bu durumum ülkemizin geleceğine katkıda bulunacaktır&[#]8221; diyor o müthiş ses tonuyla.
Bir isyan yok.
Bir sitem yok.
Ve ekliyor: &[#]8220;Hürriyetin olmadığı yerde mutluluk yoktur. Bu iş ülkemizin sırtına kambur olmasın.&[#]8221;
Uyarıyor bilim adayı duyarlılığıyla.
Otopsinin yapılamadığı bir ülkede yaptığı ilk yaptığı böbrek naklini anlatırken duyduğu heyecanı herkesin görmesini isterdim.
&[#]8220;Odun ateşinden lazere geldik&[#]8221; diyor Türkiye&[#]8217;nin gelişimini anlatırken.
Umudunu hiç yitirmemiş.
Bir dakika durmuyor.
Yemeğini yesin diye bir gazetecilik duayeni ustamız, büyüğümüz Mete Akyol giriyor söze.
Biraz soluklanıp yeniden başlıyor Haberal Hoca söze: &[#]8220;İnşallah en kısa zamanda ülkeme hizmet edecek durumda olurum. Hizmet dışında hiçbir şeye talip olmadım. Rahmetli Sayın Bülent Ecevit Cumhurbaşkanlığı teklif etti, kabul etmedim. Annemi yolcu ederken gösterdikleri yakınlık nedeniyle Zonguldak halkına teşekkür ederim.&[#]8221;
Tek bir sözle, &[#]8220;Evet&[#]8221;le Çankaya Köşkü&[#]8217;ne çıkıp Cumhurbaşkanı olacak Prof. Dr. Mehmet Haberal ile Zonguldak&[#]8217;ta, Pembe Köşk&[#]8217;te konuşuyoruz.
Ben bu satırları yazarken Haberal Hoca Silivri Cezaevi´ne gidiyor yeniden.
Ve siz bu satırları okurken, Hoca üç kişilik hücresinde okumaya devam ediyor.
Milletvekili Adayı olurken &[#]8220;Tutuklu adamdan milletvekili olur mu?&[#]8221; demiştik.
Dışarıda özgürken, imkânları varken kentimize hizmet etmeyenleri görünce fikrimiz değişiyor.
Haberal Hoca&[#]8217;nın ülkesine, sırtında ekmek küfesi taşıyarak okuduğu bu kente daha fazla hizmet etme imkanına kavuşması için özgür kalacağı günleri sabırla bekliyoruz.