TTK Genel Müdürü Burhan İnan, iktidar temsilcilerinin görevden alınmasına yönelik eleştirilerine yanıt verdi: İnan, &[#]8220;Bizden öncekilerde olduğu gibi bugün biz değil başkası olsa bu eleştiriler yine olacaktı. Sorun bizde değil. Üretim ve istihdam sistemini değiştirmek zorundayız&[#]8221; diyor.


Burhan Bey, Burhan Bey&[#]8230;


Göreve gelmek için uğraşırken böyle demiyordunuz ama.


Sizden önce de kurumda görev yapanlar vardı.


Siz daha iyisini yapacağım diye göreve geldiniz.


Yapabildiniz mi?


Yapamadınız.


Bunu siz de söylüyorsunuz.


&[#]8220;Sorun sistem&[#]8221; diyorsunuz.


Gelir gelmez sistemi değiştireceğinize, siz de sisteme uydunuz.


Öyle değil mi?



Doktorun görevi nedir?


Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi Acil Servisi&[#]8217;ndeyiz.

Acilin muayene odası kafeterya gibi. Beş altı kişi sohbet ediyorlar.


Arada sesimizi duyurduk.


Şikâyetimizi ilettik.


Doktor hanım lütfetti, oturduğu yerden dijital cihazla çocuğun ateşine baktı.


&[#]8220;Ateşi yok&[#]8221; dedi.


Ateşi düşürdüğümüzü ancak, nedenini bilmemiz gerektiğini, çocuğun boğazlarının acıdığını söyledik.


Baktı, &[#]8220;Boğazlarında bir şey yok. Ilık su içirin&[#]8221; dedi.


Reçete yok, ilaç sorgusu yok. Eve gittik, ateş bacayı sardı. Acildeki doktoru aradık.


&[#]8220;Geldiğinde ateşi yoktu. Bizim görevimiz ateşi düşürüp göndermek. Reçete yazmak zorunda bile değilim. Şikâyetiniz varsa idareye bildirin. Ateşiniz varsa hastaneye gelin. Yada polikliniğe gelin&[#]8221; dedi.


Günlerden Pazar. Gece saat 01.00.


Ertesi gün durumu Başhekime anlattık.


&[#]8220;Doktorumuz yeni, konuşurum&[#]8221; dedi.


Ülkenin Başbakanı Somali&[#]8217;deki aç çocuklar için seferber oluyor.


Bizim Doktor lütfedip hastasıyla ilgilenmiyor.


Oturduğu yerden bakıyor.


Doktorla ne konuşuldu, ne yapıldı merak ediyoruz.



Günün Fıkrası: İkisi de öldü!


Adamın biri işten eve gelmiş bir bakmış, karısı başka bir adamla yatakta. Hemen tabancasını almış ve öteki adama:


- ´Madem karımı istiyorsun onu benden erkek gibi al. Seni düelloya davet ediyorum.´


Öteki adam bunu kabul etmiş, ikisi birlikte yandaki odaya girmişler kapıyı kapatmışlar, sonra kadının kocası öteki adama fısıldamış:


- ´Aslında kimsenin canının yanmasına gerek yok, ikimizde havaya ateş edelim sonra ölmüş gibi yere yatalım, karım ilk önce hangimizin yanına koşarsa en çok sevdiği odur´...


Böylece ikisi havaya bir el ateş edip hemen kendilerini yere atmışlar... Kadın silah sesini duyar duymaz koşarak içeri girmiş... Yere yatan iki adama bakmış ve bağırmış:


- ´Hayatım çıkabilirsin, ikisi de öldü!´



Günün Sözü:



Aslan ya da ceylan olmanızın bir önemi yoktur. Yeter ki güneş doğduğunda koşmak zorunda olduğunuzu bilin.


Afrika Atasözü