Su meselesi…

MHP Zonguldak Belediye Başkan Adayı Gürkan Gülay, “Biz seçilirsek, su fiyatını yüzde 50 ucuzlatacağız” demişti.

İlk başta bu söylem çok uçuk geldi.

Alışmış, kudurmuştan beter misali!

Zonguldak, kazıklanmaya o kadar alışmış ki, vermeye hazır.

Kazıklanmaya hazır.

İtelenmeye, horlanmaya hazır.

Çok affedersiniz, ama salak yerine konulmaya hazır.

Bugün bakkal hesabıyla bile suyun nasıl ucuzlatabileceğini hesaplayabilirsiniz.

Sorun, öz kaynakların değerlendirilememesinde…

Öz kaynaklar yaratılamamasında…

Sorun, ekonomi yönetiminde…

Sorun, kurumsal disiplinsizlikte…

Sorun, önlenemeyen kayıp-kaçaklarda…

Sorun, yüzsüzlerde…

Sorun, su yüzsüzlerine kol kanat gerenlerde…

Zonguldak Belediyesi’nin bugün en büyük öz kaynağı kim?

Sen, ben…

Vatandaş…

Suyun tonu evlerde 4, işyerlerinde 8 lira.

Üstelik içmeniz de pek mümkün değil.

Buna karşın sorun kimde?

Bunun hesabını sormayan vatandaşta…

İtiraz etmeyen, koyun misali kabul edende…

Su konusunda gelir-gider dengesi ve kayıp-kaçaklarla ilgili detayları açıklayan Gürkan Gülay ne demişti?

“Diğer siyasi partiler yıllarca Zonguldak´ta görev almalarına rağmen ne suda indirime gidebildiler, ne de suyun kalitesini artırabildiler.

Bu yapılabilir bir projedir.

Zonguldak´ta yaklaşık yüzde 70´e dayanan kaçak ve kaybı engellediğimiz anda suya yüzde 50 indirimi muhakkak yapacağımızı söylüyorum.”

Su meselesi Gürkan Gülay’ın sayesinde seçim döneminin en önemli tartışma konuları arasında olacak.

Ve bunun en sıcak örneği Ali Bektaş’tan geldi.

Zonguldak’ta ilk mahalle gezisinde Bektaş’a su meselesi soruldu, vatandaşlar tarafından.

Bektaş’ın cevabı kısa ve politik oldu:

“Vereceksin Ali’ye oyu, içeceksin ucuz suyu…”

Bu mesele, tüm adayların önüne gelecek.

Çünkü vatandaşın kulağına su kaçtı bir defa.

Gülay, tartışılır, tartışılabilir ve tartışılması gereken bir taşı attı kuyuya.

Tüm adaylar, o taşı çıkarmak için konuşacak.

Kimi gerçekten çıkarmaya çalışacak, kimi çıkarmak istiyormuş gibi yapacak.

Esasında hiçbir belediye başkanı bunca kerizi bir arada bulmuşken, onların uyanmasını istemez!

Ama mecbur kalacaklar.

Gülay, bu işin nasıl olacağını matematiksel olarak ortaya koymalı ki, diğerlerinden de o hesabı alalım.

Yüzeysel kalmasın hiçbir şey.

Tüm adaylar suyu; kısa, orta ve uzun vadede ne kadar ucuzlatacak?

İlerleyen günlerde bu hesabı göreceğiz.

Topluma su fiyatları konusunda bir senet verecekler.

Sözden de öte senet verecekler…

Bundan kaçış yok.

__


Karlı günler zehir olmasın…


Her şeyin tazesi makbul…

Bu nedenle yılın ilk karına rağbet yüksek oldu…

İmkanı olan doya doya tadını çıkarsın.

Keyifle başlayan beyaz örtü, umarız yetkililerin marifetleriyle işkenceye dönmez.

İlk akşamdan yollarda yaşanan aksamalar dikkat çekti.

Kar yağışının bugünden itibaren etkili olması bekleniyor.

Bu işler çarşı merkezinde poz vermekle olmuyor.

Mahallelere çıkmak gerekiyor.

Sokaklara…

Elbet kolay değil, ancak belediyelerin hazırlıklı olması gerekiyor, böyle durumlara.

Karayolları ekiplerini, belediye ekiplerini, 112 ekiplerini ve UMKE’cileri zor bir dönem bekliyor…

Özellikle de 112’cilerin işi çok zor.

Hepsine kolaylıklar diliyoruz.

_


Fark nerede?..


Belediye seçimleri yaklaşırken, belediye başkanlarına bakıyoruz.

Atıyorlar, tutuyorlar.

Adamlar neler neler yapmış da, meğer bizim haberimiz yokmuş.

Hep makyaj, hep makyaj...

Süslü sözler.

Hangi belediye başkanı yönettiği kentin kaderini gerçek anlamda değiştirmiş?

Ufak tefek meselelerle böylesine hava cıva yanlış.

İnandırıcı değil.

Samimi değil.

Ama keriz çok…

Bak orası başka!

_


Gazeteciler yazsın, biz konuşmayalım!


Millet isyanda…

AK Parti Milletvekilleri şöyle, AK Parti Milletvekilleri böyle…

Köksal Toptan şunu yapmıyor, Özcan Ulupınar bunu yapmıyor, Ercan Candan kendi aleminde.

İddia ediyorum.

Kentteki STK’ların yüzde 90’ının temsilcisi benzer şikayetlerde bulunuyor.

Konuşuyorlar.

Vır vır dedikodu yapıyorlar.

Ama sadece konuşuyorlar.

Toptan’ı, Candan’ı, Ulupınar’ı görünce hepsi oluyor kuzu.

Her şey dört dörtlük…

Her şey güzel…

Bu yüzde 80-90’lık dilimin içlerinden biri de çıkıp, “Şu işi yanlış yapıyorsunuz” demiyor.

“Bunu neden yapmıyorsunuz?” demiyor.

Kusura bakmayın, bu kadar lahana başka yerde yok.

Yöntem şu:

“Gazeteciler yazsın, aman biz kötü olmayalım.”

Bu kadar yüzsüz, bu kadar korkak, bu kadar biçimsiz, bu kadar ruhsuz STK başkan ve yöneticisi herhalde başka kentte yoktur.

Sonra diyorlar ki:

“Bu kentte işler neden doğru gitmiyor?”

Şuna bakmak lazım;

Bu kentte söz ve yetki sahibi olanlar ne kadar doğru ki?