Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem’in göreve geldiği 20 ayda ne hallere düştüğünü hep birlikte izliyoruz!
Her seferinde daha büyük çam deviriyor!
Makam aracına eşi ve oğlunu atıp, Kurultay bahanesi ile Ankara’da Melek Mosso konserine gitmekle sınıf atladığını sanan Tahsin Erdem, dönüşte oğlunu Genel Maden İşçileri Sendikası’na işe koymaya çalışması tam bir skandal!
“Belediye Başkanı ailece eğlenemez mi? Ne var bunda?” diyen bir kesim var!
Tahsin Erdem, kendi aracıyla eşini, oğlunu yanına alsın, eğlenmeye gitsin bize ne?
Ama işsiz, güçsüz, aylak oğlunu devletin resmi aracına koyup Ankara’da Melek Mosso konserine getirip, sonra maden işçilerinden yapılan kesinti ile ayakta duran Genel Maden İş’e sokmaya çalışmak abesle iştigal değil mi?
Herkesin çocuğu harıl harıl KPSS çalışıyor!
Gidiyor bir işe giriyor!
Belediye Başkanı Şehr-ül Emindir!
Şehrin en emin kişisidir!
Makamını kendi çoluk çocuğu için kullanmaz!
Kurumlara gidip oğluna iş istemez!
Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem, oğlu için Genel Maden İş’e gidip iş isteyeceğine, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’a gitsin, proje göstersin, Zonguldak için para istesin!
Yani kendini değil, kentini düşünsün!
Ama nerede?
O hala AK Parti Zonguldak İl Başkanı Mustafa Çağlayan’a meydan okuyor!
“Bundan sonra işim, gücüm sensin Mustafa” diyor!
Sen bırak Mustafa Çağlayan’ı Tahsin Erdem!
İşin gücün oğlun Emirhan olsun!
Halil Furat’ın oğlunu işe alacağına, kendi çocuğunu işe alsaydın!
Ablanın oğlunu işe alacağına, oğlunu işe alsaydın!
Bu kadar rezil olmazdın!

Aylak Emirhan!

Meslek hayatımın 36. yılına girmek üzereyim!
Bir Belediye Başkanının ailesinin bu kadar haber olduğunu hatırlamıyorum!
Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem, 31 yaşını geçmiş oğlu Emirhan Erdem’i Genel Maden İşçileri Sendikası’na işe sokmak için uğraşıyor!
4 Aralık Dünya Madenciler Günü’nü bahane edip, Genel Maden İşçileri Sendikası’na gidiyor!
Hani hep “Kentini değil, kendini düşünen siyasetçi” diyoruz ya!
Tahsin Erdem, kentini değil, kendini düşünüyor!
Tahsin Erdem’in oğlu Emirhan Erdem iktisat mezunu imiş!
İktisadı çok iyiyse neden Tahsin Erdem’in Hasan Kahveci’ye devrettiği defterlere neden bakmıyor?
Kardeşi Seyithan işinin başında!
Yakında stajı bitirir!
Kendi ofisini açar!
Ah, boşta gezenin boş kalfası Emirhan!
32 yaşına gelmiş!
Bir baltaya sap olamamış!
Aylak aylak sokaklarda geziyor!
Seni hangi akla hizmet CHP Zonguldak İl Başkan Yardımcısı yaptılar Emirhan?
Seni hangi akla hizmet Zonguldakspor Futbol Kulübü yöneticisi yaptılar Emirhan!
‘Belediye Başkanının oğlu’ olmaktan başka bir sıfatının bulunmaması Emirhan’ı rahatsız etmiyor mu?
32 yaşında, hala babasından harçlık alıyor!
Akın abisinden bir şey öğrenmiyor!
Babasının izin verdiği hafriyat döküm alanının başında durmuyor!
Kamyonlardan para almıyor!
Biraz Mustafa abisiyle takılmıyor!
Ruhsat işlerini öğrenmiyor!
Emirhan, senin ne işin var Yaprak Dökümü’yle?
Sen ilgilensene hafriyat dökümüyle!

Ayarınıza dikkat edin!
Benimle anlaşamayan, hiç kimseyle anlaşamaz!
Kendime göre kurallarım vardır!
Zart-zurt ile cart curt ile iş yapmam!
Benimle anlaşılabilir bir Türkçe ile konuşursanız ve ses tonunuza dikkat ederseniz sorun çıkmaz!
Ama hem cart-curt, hem ses tonunuz yükselirse ben de yükselirim!
Oysa yumuşak yumuşak konuşsanız, güzel güzel anlatsanız!
IQ seviyemiz iyidir!
Tek seferde anlarız!
Bize, yaptığımız işe, arkadaşlarımıza bir şey söylendiğinde Temel Reis’e dönmemiz o yüzden!
Herkes ayarını ona göre yapsın!
Hiç problem olmaz!
Sonra sağı solu, eşi dostu aramak zorunda kalmazsınız!

Zonguldakspor’u kullananlar!

Zonguldak’a ve Zonguldakspor’a kırtılı kuruş katkısı olmayan bazı siyasetçiler, ortaya dökülen şike ve bahis skandalının ardından “Zonguldakspor’un hakkını verin” diye bağırıyorlar!
Bir gün Zonguldakspor için ellerini ceplerine atmamış!
Bu kente hiçbir katkıları olmamış!
Ama oluşan bir mağduriyet üzerinden prim kasmaya çalışan politikacıların azıcık ötede oynamalarını bekliyoruz!
Zonguldak insanının saf ve temiz duyguları ile oynamanıza müsaade etmeyeceğiz!
Elimizden geldiğince, gücümüz yettiğince sizleri deşifre edeceğiz!

Olan Zonguldakspor’a olur!

Zonguldakspor Futbol Kulübü taraftarları, Türkiye Futbol Federasyonu’na yürüyüş yapacaklarmış!
Bunlar 19 Mayıs 2024 Pazar günü de yürüyeceklerdi!
Sonra bir şey oldu, yürüyemediler!
Şimdi yine böyle bir hareket konuşuluyor!
Bu yürüyüşün Zonguldakspor Futbol Kulübü’ne çok büyük maliyeti olur!
Bu soğukta yolu kimse yürümez!
Yürüyor gibi yapılır!
Bazı yerlerde araç kullanılır!
Bazı yerlerde kalınır!
Yeme, içme, ısınma, barınma derken!
Olan Zonguldakspor Futbol Kulübü’ne olur!

Deliler

Koca şehirde bütün deliler bizi buluyor!
Şehir merkezindeki delilerle uğraşıyorduk!
Şimdi ilçelerdeki deliler ile uğraşıyoruz!
Hapını içmeyi unutan bize sallıyor!
Ben doktor değilim ki, sizi tedavi edeyim!
Elimden ancak yazmak geliyor!
Ancak Zonguldak’ta tanıdığım doktorlar var!
Sizi onlara yönlendirebilirim!

Kıssadan Hisse: Yaşayarak öğrenmek

Napolyon düşman askerlerinden kaçarken, bir bakkal dükkânına girmiş. Bakkala hemen kendisini saklamasını emretmiş. Bakkal Napolyon'u saklayıp, biraz sonra gelen düşmanları da "Az evvel biri koşarak şu tarafa kaçtı" diye savuşturmuş.
Biraz sonra Napolyon'un muhafızları yetişmişler. Bakkal ömründe bir daha karşılaşamayacağı Napolyon'a sormuş: "Efendim, af buyurun ama merak ettim, ölümle bu denli burun buruna gelmek nasıl bir duygu?"
Napolyon birden öfkelenmiş: "Sen kim oluyorsun da benimle böyle dalga geçercesine konuşabiliyorsun?" diye bağırmış. Askerlerine, adamcağızı kurşuna dizmelerini emretmiş.
Askerler bakkalın gözünü bağlayıp, karşısına dizilmişler. Mermiler namlulara sürülmüş, artık "ateş" emri verilecek.
Adamcağız içinden 'Ah, ne yaptın sen? Şimdi ölüp gideceksin’ diye düşünürken, arkadan bir çift el uzanmış, gözündeki bağı açmış.
Tek cümleyle cevaplamış Napolyon: "İşte böyle bir duygu!"
"Yaşayarak öğrenmek, bedeli en yüksek öğrenme biçimidir."