Çaycuma Belediyesi’nde,

Geçtiğimiz hafta,

Bir İmar Müdürlüğü operasyonu olmuştu.

Belediye İmar Müdürü olan Soner Demir görevden el çektirilmişti.

 Aynı dairede çalışan Önder Demir’in ise uzun süre izin aldığı iddiası var.

Bu operasyon,

O günlerde,

İlçede çok gizli tutuldu.

Duyulmasın,

Yazılmasın,

Çizilmesin diye çok uğraşlar verildi.

Ama bizden kaçmadı.

İlçede bu operasyonla ilgili,

Bir çok iddia dile getirilmişti.

Mesela,

İmarın Demir ikilisinin,

Anlaşmalı olarak çalıştığı,

İkiliyle çalışan müteahhitlerin ruhsat işlerinde kolaylık sağlandığı,

İkili ile çalışmazsanız eğer,

Sıkıntı yaşandığı yönünde iddialar.

Görülen o ki,

Bülent Kantarcı yaşanan olayı fark etti.

Ve ona göre müdahale etti.

Hala görünen manzara bu.

Fakat bu ikilinin dışında,

Biri Çaycuma’da,

Biri de Devrek’te olmak üzere,

İki kişi daha var.

Bunlar belediye çalışanı değil.

Ama dönen çarkın,

İki dişlisi bunlar.

Biri mimar.

Mimar olan aslına rücu ediyor.

Diğeri ise inşaat mühendisi.

Çaycuma’da olanı,

Ofisinde sürekli olarak,

Yüksek sesle müzik dinliyormuş.

Çizimleri ancak böyle çıkarıyormuş.

İmzalar o şarkının rehaveti ile atılıyormuş.

Oyun havasının ismi ‘Ömrüm’.

Sözleri ise şöyle;

Ömrüm

Ömrüm, ömrüm

Ömrümü yedin

Ömrümü çaldık

Allah cezanı verecek

*

Ömrüm, ömrüm meleğim, meleğim

Saat kaçta geleyim

Yâr olduğunu bileyim

Saat kaçta geleyim

Yâr olduğunu bileyim

* * * * * * * * *

Belediye Kültür Merkezinde,

Kan değişimi yaşandı.

Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem, dün Armağan Gürgenç'i görevden alarak yerine Kürşat Coşgun'u atadı.

Ben Sayın Coşkun’u tanımam.

Karikatürlerinden bilirim.

BKM gibi bir yere,

Kendisinin atanmasını,

Tam isabet olarak değerlendiriyorum.

Tahsin Erdem’i de,

Bu liyakatli ataması için kutlamış olalım.

Hep eleştirmek olmaz değil mi?

Bu ataması düzgün bir atama oldu.

Ama aynı evden,

Karı kocayı işe alırsan,

Bunu tartışırız mesela.

Kültür ve sanatın,

İşin ehline teslim edilmesi,

Sanatın bazı dallarıyla ilgilendiğim için,

Benim açımdan memnuniyet vericidir.

Kürşat Coşkun’a başarılar dilerim.

* * * * * * * * *

Son dönemde,

Başı boş sokak hayvanları ile ilgili düzenleme çok tartışılıyor.

Ben de,

Bir çok hayvan sahibi biriyim.

Ofise gelenler ‘Çakılı’ bilir.

Ördek var.

Kaz var.

Tavuk var.

Kedi var.

Balık var, adı Sessiz uşak.

‘Osman’ ve ‘Kongar’ var.

Biz ikisine ‘Osi’ ve ‘Kongi’ diyoruz.

Papağan kardeşler.

Hayvanseverlik çeşitlilik ile olur.

Köpekseverlik ve kediseverlik ile tutulamaz.

Ben de şuna katılıyorum.

Başı boş hayvan olmaz.

Sahipli olmak durumundalar.

Bazı hayvan sevdiklerini söyleyenler,

İnsan bebeğinden daha üstün tutuyorlar kedi, köpeği.

Bunu her zaman yanlış bulurum.

Dünyada insan en değerli varlıktır.

Diğer kalanlar bize emanettir.

Öldürülsünler istemem.

Ancak,

Bu kadar başı boşluk olmaz.

Özellikle köpekler,

Şehir hayatından uzaklaştıkça vahşileşiyor.

BEÜ Tıp Fakültesi etrafına bakın.

Hasta yakınlarından çok şikayet geliyor.

Çeteleşen köpekler tehlikeli.

Kısırlaştırma kalkınması ile belki önlenebilir.

Ama olmuyorsa,

Köpek severler kusura bakmayacaklar,

Sahiplenmek zorundalar.

Öte yandan tabi,

İki ayaklı köpekler çok daha tehlikeli tabi.

Zonguldak’ta çok var bunlardan.

Kimin eli kalem tutuyor.

Kiminin eli para.

Kalem tutanları çok havlıyor.

Ben daha önce Ömer Selim Alan’a seslenmiştim.

Ama şimdi Tahsin Erdem’e seslenelim.

Bunları barınağa alıp,

Şimdiki yaşantılarından daha konforlu bir yaşam sunmalı.

Eminim Tahsin Erdem de hayvanseverdir.

Biz bazı hareketlerinden,

Ne kadar hayvan sevdiğini anlayabiliyoruz.