KESK’e bağlı Eğitim-Sen Zonguldak Şubesi Başkanı Orhan Yılmaz, Memur-Sen’e bağlı Eğitim Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Atilla Olçum’un, “Kemalist ruhu, Kemalist ideolojiyi müfredatımızdan arındırmalıyız” açıklamasını sert dille eleştirdi.

Orhan Yılmaz haklı…

Açıklamasının son periyodunda şöyle devam ediyor:

“İşgal ordularının ülkeyi terk etmesinden sonra yeni kurulan cumhuriyette her zaman kendilerine ikiyüzlülükleri ile yer bulan ve her fırsatta Mustafa Kemal’in yaratmaya çalıştığı çağdaş ve laik ülkeden intikam almaya çalışan güruh, bugün de boş durmamaktadır.

Zenginlerin hanı-hamamı, yoksulların ise din-iman ile avutulduğu ülkemizde dini vakıf yurtlarını ‘iç oğlanlar evi’ gibi kullananları, onları neredeyse aklayacak şekilde ‘bir kereden bir şey olmaz’ diyenleri, erkek ve kız çocuklarının peşkeş çekilmesine karşı durmak varken satılmışların cephesinde yer alanları ibretle görüyoruz.

Ayrıca gördüğümüz odur ki, tir tir titriyor ve korkuyorsunuz.

Mustafa Kemal’in ruhundan, onun çağdaşlaşma adına yaptıklarının bir gün yeniden yeşereceğini ve 1920 ruhu ile işgalcilere karşı verilmiş olan savaşın siz işbirlikçilere karşı verileceğinden korkuyorsunuz.

Korkmakta haklısınız çünkü Mustafa Kemal’in bağımsızlık, özgürlük, laik ve çağdaş ülke olma yolunda atmış olduğu o büyük adım altında bir asalak gibi ezileceksiniz.

Tarih sizi tıpkı geçmişteki ihanet cephesinin sayfasındaki satılmışlarla birlikte küçücük puntolarla yazarken, o adını silmeye, unutturmaya çalıştığınız Mustafa Kemal’i bu ülkenin önderi olarak yazmaya devam edecektir.”

Orhan Yılmaz haklı…

Bu açıklamasından dolayı kutluyoruz.

Ama Orhan Yılmaz’ın bu sözleri, bize başka bir ikiyüzlülüğü hatırlattı.

Nasıl oluyor da Mustafa Kemal’e böyle sığınanlar, Doğu ve Güneydoğu’da yaşanan terör olayları ve çatışma ortamında iktidarla hesaplaşma adına Mustafa Kemal’in bu ülkeye kazandırdığı değerleri ayaklar altına alabiliyorlar?

Veya Atatürk’ü de diktatör ilan edenlerle, Atatürk’e saldıranlarla el ele, kol kola aynı cenderenin içinde yaşamaktan nasıl mutlu olabiliyorlar?

İşte buradaki samimiyetsizliği de anlayamıyoruz.

Ve Atatürkçü olduğu halde şu veya bu nedenlerle Eğitim Bir-Sen’e üye olan öğretmenlere önemli bir görev düşüyor.

Ya Eğitim Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Atilla Olçum’u koltuğundan indirmek…

Ya da bu sendikadan istifa etmek…
Öyle iktidar, iktidardan düştüğünde, Eğitim Bir-Sen iktidar ile birlikte gücünü kaybettiğinde değil.

Şimdi.

Atatürk’e uzatılan dilden rahatsızsanız ve samimi iseniz, bir dakika dahi beklemeniz, bu ihanete destek vermektir…

Valiler de dolandırabilir!

Haber şöyle:

“Telefon dolandırıcılarının yeni hedefleri valiler oldu.

Savcı, hakim, polis sıfatlarıyla her türlü yöntemi deneyerek dolandırıcılığa devam edenler, bu kez valileri de alet etmeye başladılar.

Zonguldak Valisi Ali Kaban adına telefonla kurum, kuruluş ve vatandaşları arayanlar, ‘Vali Bey tekerlekli sandalye alacak’ yalanlarıyla dolandırıcılığa başladılar.

Bu konuda işadamlarının ve esnafın uyarılması amacıyla Ticaret ve Sanayi Odalarına bir uyarı mesajı gönderen Zonguldak Valiliği, böyle bir durum ile karşılaşanların Valiliğe bildirilmesini istediler.

Uyarı mesajı şöyle:

‘Son zamanlarda dolandırıcılar tarafından İl Valilerinin adı kullanılarak tekerlekli sandalye yardımı ya da benzeri yardımlar adı altında para talep edildiği tespit edilmiştir.

Valilerimizin adını kullanarak yapılan bu tür taleplere itibar etmeyiniz ve en yakın güvenlik birimine durumu bildiriniz.

Zonguldak Valimiz Sayın Ali Kaban adına yapılacak böylesi bir talep durumunda Zonguldak Valiliği Özel Kalem Müdürlüğü ile irtibata geçiniz.’

Uyarı önemli.

Dikkate alın.

CHP’nin eski İl Başkanı Tümer Peker’i hatırlar mısınız?

Kendisi emekli bankacıdır.

CHP İl Başkanlığı yaptığı dönemde dolandırılmıştı.

O günün parasıyla bu rakamın 38 bin lira olduğu iddia edilmişti.

Tümer Bey de bunu yalanlamamıştı.

O nedenle, “Ben dolandırılmam” demeyin.

Yüzlerine üfürün!

Lavuar alanıyla ilgili henüz gelişme yok.

Yıllardır konuşuyoruz.

Olmuyor…

Olmuyor…

Geçtiğimiz günlerde eski Belediye Başkanı İsmail Eşref ile yaptığımız programın tekrarını yayınladık dün.

Neler konuşmuşuz, bir kez daha düşündük.

İster 18 uygulansın, ister 28…

Bizde bu kafa olduğu sürece ve bu kentin bireyleri hizmetin değil; kişilerin, ideolojinin ve ötekileştirenlerin, samimiyetsizlerin peşinden gittiği sürece değişen bir şey olmayacak.

O zaman başka bir formül bulalım.

Başta Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir olmak üzere bu işin suyunu çıkarak, nedenleri ne olursa olsun çözüme kavuşturmayan, kavuşturamayan kimler varsa, onların heykelleri ile donatalım alanı…

Gelen-geçen yüzlerine üfürsün!

(Dün, sehven meydana gelen hata nedeniyle bu yazıyı yeniden paylaşıyor, Sayın Muharrem Akdemir ve diğer isimlerden özür diliyorum)

Başarı düşüyor…

Zonguldak, Yükseköğretime Geçiş Sınavı’nda (YGS) 46’ncı sırada yer almış…

Karabük, 2'nci sırada yer alırken, Bartın ise 50'nci olmuş…

Zonguldak’ın eğitim başarısının sürekli olarak düştüğünü görüyoruz.

Geçtiğimiz haftalarda yaptığımız programda sendikaların temsilcileri ile bunları konuşmuştuk.

Sendikalar sistemle birlikte yönetimsel zafiyetlerin başarının düşmesinde etkili olduğunu söylemişti.

Öğretmenler üzerindeki siyasi ve sendikal baskıların da etkili olduğu ifade edilmişti.

Bu gidişle sona doğru gideceğiz.

Üzerinde mutlaka konuşulması, tartışılması gereken bir konu da bu…

Eğitim sendikalarının temsilcileri ile yeni bir program yapmayı ve bu gidişatı birlikte tartışmaya açmayı öneriyoruz.

Sendikal baskıların ve kavganın olduğu yerde sendikacılarla bunları konuşmak zordur.

Ama neden olmasın.

Çünkü onlar da bu durumdan memnun değiller.

Mutlaka tartışılmalı.

Teşekkürler CHP…

Soma ve Ermenek maden facialarının ardından yapılan düzenlemeyle her iki faciada yaşamını yitiren maden işçileri, resmi olarak maden şehidi sayıldı…

Çocuklarına ve ailelerine sosyal ve ekonomik haklar sağlandı…

Bunlar yapılırken, Zonguldak’ın şehitlerini hatırlayan olmadı.

Hem iktidarın, hem de muhalefetin milletvekilleri bu olayı kulak arkası etti.

Sesler cılız çıktı.

Aradan uzun bir zaman geçti.

Önce CHP Zonguldak Milletvekili Şerafettin Turpcu, bu konuda bir kanun teklifi verdi.

Sonrasında ise, CHP İl ve Merkez İlçe Başkanlıkları imza kampanyası başlattı.

AK Parti Milletvekilleri ve örgüt yöneticilerinin bu talep karşısında atacağı adımı merak ediyoruz.

Korkmasınlar, kıvırmasınlar.

Zonguldak’ın maden şehitlerini de bu yasaya dahil etsinler.

Yasanın yeniden düzenlenmesini istesinler.

Zonguldak’ta maden şehidi olmakla, Soma’da maden şehidi olmak arasında fark olmaması gerektiğini anlatsınlar.

İşte tüm siyasetçilerin üzerinde uzlaşabileceği bir konu...

CHP’ye teşekkür ediyor, kenetlenmeye davet ediyoruz.