Yerel basın, zaman zaman kıyasıya bir rekabete girişir.
Kimi zaman haber, kimi zaman reklam&[#]8230;
Kimi zaman da sidik yarışı&[#]8230;
Bakın, aylardır Zonguldak Havaalanı tartışılıyor.
Uçuş yapan firma, yeteri kadar reklam işine girmedi.
Gazetemizi arayıp seferlerin gün ve saatlerini soran bir sürü vatandaş oldu.
Firmayı aradık, havaalanını aradık, bilet satan firmaları aradık.
&[#]8220;Kardeşim, bir reklam hazırlayın, bir ay ücretsiz yayınlayalım&[#]8221; dedik.
Zar zor bir reklam gönderdiler.
Bedava yayınlıyoruz.
Ama hiçbir yayın organı da çıkıp bu ilanı yayınlamak için yarışa girmedi.
İşin ucunda para olsa, ciddi bir yarış olurdu.
Neyse&[#]8230;
Biz bu konuda da üzerimize düşeni yapalım.
Gerisini herkesin keyfine bırakalım.
Ancak sivil toplum örgütleri ve odaların, İstanbul ve Trabzon&[#]8217;a yapılan uçak seferlerine destek vermesini diliyoruz.
Bu şehrin rantını yiyen büyük işadamlarımızın, bu seferlere katkılarını bekliyoruz.
Ve hatta bu şehirde çok güzel para kazanan Trabzonlu işadamlarının memleketlerine turlar düzenleyip, konu komşuyu Trabzon&[#]8217;a götürüp, iki-üç gün ağırlamalarını tavsiye ediyoruz.
Kıssadan Hisse: Dalkavuk!
Bir zamanlar bir Padişah, can sıkıntısından kurtulmak için dalkavuk aramaya başlamış. Ama sıradan bir dalkavuk değil, ülkenin en iyi dalkavuğunu arıyormuş. Dört bir yana haber salınmış. Ülkenin çeşitli yerlerinden yüzlerce kişi padişahın dalkavuğu olmaya talip olmuş. Padişah; adayları sırayla huzurunda kabul etmeye başlamış. İlk aday kendisini tanıtıp çalıştığı yerleri anlatmaya başlamış. Padişah sabırla dinledikten sonra, &[#]8220;Aslında sen pek dalkavuğa benzemiyorsun&[#]8221; demiş.
Dalkavuk adayı, &[#]8220;Nasıl olur padişahım? Hizmetinde bulunduğum herkes benden övgüyle bahsederdi. Onlara da sorsanız, benim ne kadar iyi bir dalkavuk olduğumu anlatacaklardır&[#]8221; diyerek kendini savunmaya çalışırken; Padişah, bu adayın istediği dalkavuk olmadığını söyleyip diğer adayı çağırtmış. Aynı konuşmalar defalarca tekrar etmiş. Gelen herkes kendisini ve çalıştığı yerleri anlatıyor; Padişah&[#]8217;ın, "Sen pek dalkavuğa benzemiyorsun" sözüne karşılık, kendilerini savunmaya fırsat bulamadan sıra diğer adaya geçiyormuş. Son aday da kendini tanıtmış.
Padişah: &[#]8220;Aslında sen pek dalkavuğa benzemiyorsun.&[#]8221;
Aday: &[#]8220;Pek benzemem padişahım!&[#]8221;
Padişah: &[#]8220;Dur bakayım, sanki biraz benziyorsun?&[#]8221;
Aday: &[#]8220;Biraz benziyor olabilirim padişahım!&[#]8221;
Bu sözler üzerine Padişah, adamı sarayın dalkavukluğuna almış.
Günün Fıkrası: Patronlu rüya!
Adam, patronuyla samimiyetine güvenerek anlatmaya başlar:
&[#]8220;Patron; dün gece rüyamda sizi gördüm. İkimiz de aynı uçağa binmişiz. Uçak havadayken nasıl oluyorsa, ikimiz de uçaktan düşüyoruz. Nasıl oluyorsa, siz bal çukuruna, ben de affedersiniz bok çukuruna düşüyorum.&[#]8221;
Patron, hemen gururla atılmış:
&[#]8220;Eeee, o kadar olacak tabii!... Patronum ya ben...&[#]8221;
Adam devam etmiş:
&[#]8220;Fakat patron; rüyanın devamı daha ilginç... Her nedense; birbirimizi yalayarak temizliyoruz!..&[#]8221;
Günün Sözü:
Hayatta yapılacak o kadar çok hata var ki, aynı hatayı yapmakta ısrar etmenin anlamı yok.
Jean Paul Sartre