Zonguldak’ta,
Siyaset seçimler dolayısıyla,
En çok konuşulan meselelerden biri.
Herkes papatya falları açıyor.
Formüller deniyor.
Yemek tarifi verir gibi seçim tarifi veriyor.
Tuzu az çok.
Şekeri çok koy.
Üçüncü sıra çıkar.
Suyu fazla koyarsan ikinci sıra kalır vs…
Konuşmalar sırasında,
Çok parti ismi geçiyor.
Ancak Gazipaşa’da kaç parti var?
İki tane.
Kim bunlar?
AK Parti ve CHP…
Sadece bu iki parti,
Gazipaşa’da irtibat bürosu açtı.
CHP’nin ofisi biraz sapa kalsa da,
Gazipaşa’da sonuçta.
CHP’nin Seçim Koordinasyon Merkezi (SKM) ile alakalı,
Bu seçimde bir ilk yaşanıyor.
SKM’nin başına,
Zonguldak teşkilatlarından bir isim getirilmedi.
CHP Genel Merkezi,
Bizzat kendisi SKM’nin başına bir isim atadı.
Ankara’dan,
Yasemin isimli bir kadın SKM’nin başında.
Sebebi ne olabilir?
Zonguldak’a güvenemediler sanırım.
YA da genel merkeze,
Her şeyi yakından görmek istiyor.
SKM’nin lojistik desteği,
Yine direkt genel merkezin uhdesinde.
Öte yandan,
Aday programları da buradan yapılıyor.
Gün içinde,
Listede bulunan beş aday bölgelere dağıldı.
Ama Eylem Ertuğrul,
Ereğli’den bu yana gelmiyor.
Deniz Yavzuyılmaz,
Merkez ağırlıklı devam ediyor.
Öte yandan,
Dördüncü sırada yer alan Merve Kır da,
Vadi bölgesinden çalışma yaptı.
Gün içinde yanılmıyorsam,
Gökçebey ve Çaycuma’da bulundu.
Hatırlar mısınız?
Merve Kır ‘Ensest’ üzerine bir açıklama yapmıştı.
Pandemi döneminde,
Ensest ilişkilerin artış gösterdiğine değinen Kır,
Çaycuma ve Perşembe beldesini işaret etmişti.
Savaş Çiloğlu’da kendisine bu noktada tepki göstermiş,
Her iki belediyenin de CHP’de olduğunu hatırlatmıştı.
Çok merak ediyorum.
Merve Kır’a bugün tepki oldu mu?
Eğer dediği gibiyse,
Vekil adayı olarak,
Seçilmesi durumunda Ensest ile nasıl mücadele edeceğini,
Yerinde söyledi mi?
Veya Çaycumalı’nın yüzüne nasıl baktı Sayın Kır?
*    *    *    *    *    *    *    *
Zonguldak’ta,
Zonguldak’ı bilmeyen isimlerin aday olması,
Alışık olduğumuz bir durum.
Çünkü,
Zonguldak’ı dışarıdan küçük gördükleri için,
Birinci veya seçilecek sıralara isim koymak,
Genel merkezler için çok kolay.
Ama,
Zonguldak sizin sandığınız kadar küçük değil beyler.
Herkes,
Akşam saat 20:00’da Zonguldak’ta hayatın bittiğini sanır.
Ama bitmez.
Gece ikinci bir gün yaşanır bu kentte.
Bu kentin kendi dokusu vardır.
Saklı zenginlikleri vardır.
Bazı adaylar bunu anlamaz.
‘Bi havamız değişsin’ diye liman arkasına gidersin.
Lisedeyken,
Sevgilinde Fener’deki aşıklar kulesine gidersin.
Yıllar geçse bile o anları hatırlarsın.
TSO’nun merdivenlerinden inerken,
Limanı gören bank vardır.
Orada kesin bira içersin.
Toptancılar Sokağı’nda,
Yağmurlu havada yürürken,
Hangi tavandan kafana su damlayacak,
Hangi taşa bassan paçan çamur olacak,
Bunları hemen anlarsın.
Ambulans çok geçerse ‘Göçük mü oldu acaba?’ diye düşünürsün.
‘Akşam 17:00 sularında İş çıkış saati trafiğe denk gelmeyelim’ diye düşünürsün.
Zonguldaklıysan eğer,
Eski çöpçü katırlarını kesin hatırlarsın.
Gazipaşa’nın kaç adım olduğunu ezbere söylersin.
Gece uyurken çalışan kömür treninden,
Asla ürkmez tepkisiz kalırsın.
Gerçek Zonguldaklıysan eğer,
Soslu kebabın tüm ülkede aynı şekilde tüketildiğini sanırsın çocukken.
Pazar ritüelin kuvvetle muhtemel liman arkasında olta atmaktır.
Velhasılı kelam bunlar bilmeye milletvekili adayları var.
Mesel CHP’nin 3. Sırasındaki Doğa Şanlıoğlu…
Hiç birini bilmez bunların.
Kendisinin Zonguldak ile bir bağı olduğu söyleniyor.
İddia bu yönde.
Bektaş Ailesi ile akraba olduğu iddia edildi.
Olabilir problem değil.
Peki Zonguldak eski Valisi Erdoğan Bektaş ile akrabalığı nedir?
Bir iddia akraba oldukları yönünde.
He bu suç mudur?
Değil.
Ama ilk tepkiye veren CHP’iler ise,
İkinci tepkisi kesin Sağlıkçılar verecektir.
Bu ithal aday,
Zonguldak gümrüğüne takılır,
Bizden söylemesi.
*    *    *    *    *    *    *    *
Zonguldak,
Her yüz sende bir,
Stratejik konumu sağlamlaştırıyor.
İlk yüzyılda kömür,
İkinci yüzyılda ise doğalgaz,
Zonguldak’ı üst kademeye taşıdı.
Bugün ise,
Kömür denizden karaya ulaştı.
Bu noktada,
Cumhurbaşkanı Erdoğan ilk ateşi yaktı.
Peki doğalgazın doğrudan,
Vatandaşın bir cebine katkısı olacak mı?
Bu herkesin sorduğu bir soru.
Uzun vadede,
Enerji talebinde,
Dışarı olan bağımlılık azalacağı için,
Döviz ülke içinde kalacak.
Bu da uzun vadede döviz kuruna,
Ve kişi başına düşen milli gelirde artı sağlayacaktır.
Fakat kısa vadede,
Buna da çözüm bulunmuş.
Faturaların,
Mutfak gideri olan yüzde 25’lik kısmında para alınmayacak.
Bu direkt cebe katkı sağlayacak.
Öte yandan,
Bir ay boyunca,
Mutfak, ısınma, sıcak su dahil olmak üzere,
Bir ay boyunca üret alınmayacağını,
Cumhurbaşkanı Erdoğan bizzat söyledi.
Açıkçası daha ne olabilir ki?
Vatandaşın cebine ne katkısı olacak?
Faturalarına bakın,
İlk ayda cebinizde tamamı kalacak.
Ve belirtilen sürede faturanın yüzde 25’lik kısmı cebimizde kalacak.
Şimdiden hayırlı olsun.